Hükümete göre 'İşler düzeliyor'; İyi de nasıl?

Hükümete göre 'İşler düzeliyor'; İyi de nasıl?

Hükümet, açıkladığı Orta Vadeli Programda, ‘işler düzeliyor’ mesajı verdi. Dört yıldır tutmayan hedefleri, dünya ekonomisinin çarklarının yavaşladığı, savaşların arttığı bir dönemde nasıl tutturacağına dair inandırıcı bir tez sunamadı.

Bülent FALAKAOĞLU

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, 2016-2018 dönemlerini kapsayan Orta Vadeli Programı (OVP) açıkladı. Üç yıllık ekonomik hedefleri ve bu hedeflere ulaşmak için uygulanacak politikaları açıklayan OVP’de değişiklik yaptığı görüldü.
1 Kasım seçimlerinden hemen önce ekim ayında duyurulan OVP’ye göre hükümet bazı verileri daha olumlu hale getirdi, işlerin düzelmeye başladığı sinyalini verdi.

BÜYÜME NEYE GÖRE ARTTI?

Şimşek, yeni OVP’de büyüme hedeflerini 2016 için yüzde 4.5, 2017 ve 2018 için yüzde 5 olarak açıkladı.
Ekim ayında açıklanana göre 2016 yılı ve 2017 yılı için büyüme oranları yarım puan artırılmış. Ekim ayında açıklanan OVP’de bu yıl için büyüme oranı yüzde 4, 2017 yılı için yüzde 4.5, 2018 için de yüzde 5 olarak tahmin edilmişti.
‘Bu rakamlar neye göre artırıldı?’ sorusuna Mehmet Şimşek şu yanıtı veriyor: “Gelirler politikasıyla bu yıl yurt içi talepte canlanma olacak, AB ayağında iyileşme bekliyoruz. Yurt içi tasarruflar yükseliş trendinde bunun devam etmesini bekliyoruz. Yatırımlar ve verimlilik artışı yüzde 5’lik büyümeye ulaşmamızı sağlayacak”.
Şimşek, “Cari açığın GSYH’ye oranının 2015’te yüzde 4.4, 2016’da yüzde 3.9, 2017’de yüzde 3.7, 2018’de yüzde 3.5 öngörüldü” diyerek cari açığın düşmesini beklediklerini deklare etmiş oldu.

HEP AYNI HİKAYE!

Yeni OVP 2011 ekiminden bu yana yayımlanmış olan OVP’ler ile aynı hikayeyi anlatıyor. GSYH artışının ilk yıl (2016) yüzde 4 olacağı, ardından da yüzde 5’te istikrara kavuşacağı iddia ediliyor.
Türkiye ekonomisinin olanakları itibarıyla nispeten yüksek bu büyümenin ‘dengeli’ olacağı, diğer ifade ile ihracatın ithalattan daha hızlı artacağı bu sayede de yüksek cari açığın sürdürülebilir düzeylere (Bu sefer enerji fiyatlarındaki düşünün etkisiyle 2018’de yüzde 3.5’e) çekileceği savunuluyor.
Son dört yılda hedeflenen ile başarılan arasında büyük önemli bir fark bulunmasına rağmen Şimşek’in bu seferki için taşıdığı iyimserlik pek gerçekçi durmuyor: Bir yandan büyüme yatırımlarda canlanma ile yükselecek, diğer yandan cari açık düşecek. Tutarlı olmak için OVP özel tasarruflarda 3 yüzde puanlık artış öngörüyor. Ama bu zor işin nasıl gerçekleşeceğine dair elle tutulur hiçbir politika önermiyor”.

YÜKSEK İŞSİZLİĞE DEVAM

Başbakan Yardımcısı Şimşek önümüzdeki dönemde işsizliğin azalmasını beklediklerini söyledi: “2015’te yüzde 10.2 olan işsizlik 2018’de yüzde 9.6’ya düşecek.”
İki yıl boyunca çift haneli yüksek işsizliğin süreceğini itiraf ettikten sonra Şimşek’in, “2018’de düşecek” dediği yüzde 9.6 da oldukça yüksek bir rakam. Fakat bu düzeye bile indirmek zor gözüküyor. Çünkü, milyonlarca Suriyelinin bulunduğu bir ülkede bu ekonomik performanslarla işsizliği tek haneye düşürmek güç.
Şimşek yeni OVP’de enflasyon hedeflerini şöyle açıkladı: “Enflasyon 2016’da yüzde 7.5, 2017’de yüzde 6, 2018’de yüzde 5 öngörüldü.”
 Halen yüzde 10’un üzerine çıkan işsizlik oranının üç yılda yüzde 9.6’ya gerilemesi, düşük bütçe açıkları sayesinde de kamu borcunun GSYH’ye oranının azalmaya devam etmesi öngörülüyor. Enflasyona gelince: Her OVP’de olduğu gibi, başka türlü olamayacağından, üçüncü yılın sonunda enflasyon oranının resmi hedef olan yüzde 5’e indirileceği iddia ediliyor.
Geçen dört yıl boyunca düşük bütçe açığı dışında bu hedeflerin hiçbiri tutturulamadı. 2011-2014 döneminde ortalama milli gelir artışı yüzde 3’te kaldı.
Cari açık oranı, kısmen düşük iç talep artışı, kısmen de düşük enerji fiyatları sayesinde yüzde 10’dan yüzde 6’nın altına çekilebildi ancak daha ne kadar gerileyeceği tartışmalı.
Enflasyonda tam bir fiyasko söz konusu: Yüzde 5’e hiç gelemediği gibi halen yüzde 8’e yükseldi.

KİŞİ BAŞINA DÜŞEN GELİRDE SEÇİM ÖNCESİ HESAP DEĞİŞMİŞTİ

Ekim ayında açıklanan OVP’de kişi başına düşen milli gelirin 2015’te 9 bin 68 dolar olacağı hesaplanmıştı. Yeni açıklanan OVP’ye göre bu rakam 9 bin 286 dolara çıkacak. Yine 2016 için ekimde açıklanan OVP’de kişi başına düşen milli gelir 8 bin 821 dolardı. Bu yıl ise kişi başına düşen milli gelirin 9 bin 364 dolar çıkacağı öngörülmüş.
Kişi başına düşen milli gelirin 2017’de yeniden 10 bin dolar sınırının üzerine çıkacağı ve 10 bin 30 dolara ulaşacağı, 2018’de ise 10 bin 659 dolar çıkacağı tahmin ediliyor. Ekim ayındaki OVP’de bu rakamlar sırasıyla 9 bin 210 dolar ve 9 bin 980 dolar seviyesindeydi.
Son dört yıldır kişi başına gelir 10 bin küsur dolarda yerinde sayıyordu. 2015 yılında 9 bin küsur dolara düştüğü görülecek, tam da seçim arifesinde AKP açısından parlak bir görüntü olmayacağı düşünülerek kişi başına gelir, satın alma gücü paritesiyle hesaplanmış dolarla açıklanmıştı.

HÜKÜMETİN DOLAR TAHMİNİ 3 TL

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in dün açıkladığı Orta Vadeli Program’da doların bu yıl ortalama 3 TL olacağının beklendiği hesaplanıyor.
OVP’de dolar kuru tahmini yer almazken açıklanan hedeflerden kurun hangi seviyelerde olabileceği hesaplanıyor. OVP hesaplamalarında doların 2016 yılında ortalama 3 TL seviyelerinde olacağının beklendiği anlaşılıyor. Ortalama dolar kuru 2017 için 3.13 TL, 2018 için 3.24 TL olarak hesaplamalarda kullanılmış.
Bu rakamlara bakıldığında ekim ayında açıklanan OVP’ye göre dolar kurunda aşağı yönlü bir tahminin yapıldığı görülüyor. Ekim ayında açıklanan OVP’de doların bu yıl ortalama 3.09 TL, gelecek yıl 3.25 TL, 2018 yılında 3.30 TL olacağı tahmin edilmişti.

2014 DÜZEYİ ANCAK 2018’DE...

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, bugün 2016-2018 yıllarında ilişkin Orta Vadeli Program’da (OVP) yer alan hedefleri açıkladı. Resmi Gazete’de de yayımlanan rakamlara göre, gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) bu yıl 2.2 trilyon TL, 2017’de 2 trilyon 489 milyar TL, 2018 yılında ise 2 trilyon 770 milyar TL olacak.
Dolar bazında GSYH 2016 yılı için 736 milyar dolar, 2017 için 796 milyar dolar, 2018 için 854 milyar dolar olarak gerçekleşmesi bekleniyor.
Dolar bazında milli gelirde, 2014 yılındaki düzeye ancak 2018 yılında gelineceği öngörülüyor. Bunun için de hem yatırımlar artacak, hem cari açık düşecek, hem de tasarruflar çoğalacak.
‘İyi de nasıl?’ sorusunun hükümet cephesinden verilen net bir cevap yok!

www.evrensel.net
ETİKETLER Bülent Falakaoğlu