Türkçe konuş, çok yaşa!

Türkçe konuş, çok yaşa!

Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin (DİTAM), ‘Sağlıkta Dil Sorunu: Diyarbakır Örneği’ başlığıyla hekimler ve eczacılar ile yaptığı araştırmada ortaya çarpıcı sonuçlar çıktı. Araştırmaya göre Bölge’de çoğunluğu kadın olmak üzere 2 milyon kişi yalnızca Kürtçe biliyor. Hekimler ve s

Kübra Kırımlı / Gülşah Kaya

Sağlıkta dil sorunu araştırmasının verileri ışığında sağlıkta anadilin önemi, yaşanan sıkıntılar ve çözümü DİTAM Başkanı Mehmet Kaya ile konuştuk. “Bölünme korkusu insan sağlığından daha önemli değil” diyor. Tercüman uygulamasının da asıl çözüm olmadığını dile getiren Kaya, “Kürtler bu ülkeye sonradan gelmedi ki çevirmen çözüm olsun. Bu sorunun çözümü anadilde eğitim ve anadilde sağlık hizmetinden geçiyor” diyor.

Yaptığınız araştırmayla Bölge’de 2 milyon insanın Kürtçeden başka dil bilmediği bilgisine nasıl ulaştınız?
Türkiye’de resmi rakamlara göre boşaltılan 4 bin köyden 1 milyon insanın zorunlu göçe tabi tutulduğunu biliyoruz. Kadınların ve belli yaş üstü erkeklerin de Türkçe bilmediği aşikar. Yaptığımız anketle birlikte her 3 insandan birinin kamu kuruluşlarında sorun yaşadığını saptadık. Adliye dışında hiçbir kurumda çevirmen yok. Hastalıkların teşhis ve tedavisinde gelişen bütün teknolojik tanı aygıtlarına rağmen birincil derecede etkili faktör hasta öyküsüdür (anamnez). Hastanın öyküsünü tam ve doğru olarak anlatabilmesi için de kendisini bildiği dilde ifade etmesi gerek. Bu araştırmayı yapmadan önce bizler de dil sorununun var olduğunu biliyorduk ama böyle bir sonuç çıkacağını tahmin etmiyorduk. Çünkü biz bu araştırmayı sadece Diyarbakır merkezde gerçekleştirdik. Diyarbakır merkez, ilçelere oranla daha gelişmiş, okuma-yazma oranının daha yüksek olduğu bir yer. Burada bile durumun bu olduğunu düşündüğümüzde ilçeler ve bölgenin diğer illerinde durumun daha vahim olduğu ortaya çıkıyor.

‘HASTALARIN 4’TE BİRİNE YANLIŞ TEŞHİS’

Siz eczacısınız. Hastalar dışında bu durum nedeniyle hekimler ve eczacılar neler yaşıyor?
Doktorların %50’si Kürtçe bilmiyor. Hastaların dilini anlamadıkları için fazla tetkik yapmak durumunda kalabiliyorlar. Acilen buna çözüm getirilmeli. Hatta %26’ya varan bir yanlış teşhis ve yanlış tedavi durumu söz konusu oluyor. Bazen de hekim hastayı başından savabiliyor. Ben Kürtçe’nin bölgede kullanılan lehçelerini bildiğim için sıkıntı yaşamadım. Hastalarda Kürtçe konuşma isteği oldukça yaygın. Bundan dolayı tıpta Kürtçe ve Türkçe arası yeni bir dil oluştu.

‘ÇÖZÜM ANA DİLDE EĞİTİM VE SAĞLIK’

Adliyelerdeki resmi çevirmenlerden bahsettiniz, bu nasıl olabilir, çözüm olarak ne öngörüyorsunuz?
Kürtler bu ülkeye sonradan gelmedi ki resmi çevirmen çözüm olsun. Binlerce yıldır bu topraklarda yaşayan azınlık olmayan ve 80 yıldır inkar edilen önemli bir topluluktan söz ediyoruz. Tercümanla hizmet vermek bir hak ihlali olur. Bu sorunun çözümü anadilde eğitim ve anadilde sağlık hizmetinin zorunluluğundan geçiyor. Aslında bizler sağlıklı nesil yetiştiremiyoruz. Bizler yalnızca hastalandığımızda doktora gidiyoruz. Oysa halka sunmamız gereken temel sağlık hizmetidir. Temel sağlık hizmetiyle kişilere nasıl sağlıklı bir birey olunacağını anlatmalıyız, ama ülkemizde bu yok.

‘TÜRKÇE BİLMEYENLER HASTANEYE GİTMİYOR’

Bölgedeki dil sorunu hastaların hastaneye gitmemeyi tercih etmelerine neden oluyor mu?
Doktora gitme sıklığı ve ilaç tüketiminde Bölge Türkiye ortalamasının çok altında. 21. yüzyılda sağlık hizmetinin verilememesi çok vahim. Hiç hastaneye gitmemiş hastalar var. İlacı nasıl kullanacağını bilmeyen hastalar var. Tablet ne işe yarar, solüsyon nasıl kullanılır... Bunları bilmiyor hastalar. Bunları anadilinde anlatmadığımızda da bilmeyecek.

Hükümetin ‘yabancı hekim’ projesi uzun süre konuşuldu. Bölge’de yansıması ne olur bunun?
Yabancı hekim olup olmaması bir şeyi değiştirmez Bölge’de. Zaten insanlar bilmedikleri, yabancı bir dille yaşıyorlar. Sadece Türkler açısından ikinci bir kriz olur bu.

‘BÖLÜNME KORKUSU SAĞLIKTAN DAHA ÖNEMLİ DEĞİL’

Asıl çözümün anadilde eğitim ve sağlık hizmeti olduğunu vurguladınız. Hükümet bunun bir yasa tasarısıyla değil de anayasa ile değişeceğini söylüyor. Siz neler düşünüyorsunuz?
Bu bölgede yaşayanlar, inkar politikaları ve çatışmalı ortam nedeniyle travmalar yaşıyor. Hükümetin anadile neden kırmızı çizgi koyduğunu bize anlatması lazım. Bölünme korkusu sağlık sorunundan daha önemli bir sorun değil. Başbakan Yardımcısı’nın ‘medeniyet dili olmamakla’ itham ettiği dille, çok uzak değil, hemen Federal Kürdistan’da üniversitelerde bilim yapılıyor. Bir Türk’ün ne kadar hakkıysa anadilde eğitim görmesi, bir Kürdün de hakkıdır. Ama bu travmalı ortamda eğer hükümet diyorsa ki; ‘çocuklar zorla Türkçe öğrensin, yaşlı kesim öldüğünde yeni nesile biz Türkçe öğretiriz’, bu insancıl bir tavır değildir. (Diyarbakır/EVRENSEL)


Tespit ettiğiniz sorunların çözümü için ne tür adımlar atılmalı?
* Hükümet atamalarda Bölge’ye Kürtçe bilen hekimler göndermeli.
* Bölge’de görev yapacak sağlık personeline üniversite, sağlık müdürlükleri, meslek odaları, sendikalar ve diğer STK‘ların işbirliği ile Kürtçe öğretimi görev olarak üstlendirilmelidir.
* Sağlık kuruluşlarında tercüme yapacak sağlık çalışanı bulundurulmalıdır.
* Kalıcı çözüm için, sağlık eğitimi veren kuruluşlar eğitim süreçlerinde Kürtçe ve Bölge’de konuşulan diğer dillerin öğrenilmesini kolaylaştırılmalıdır.
* Bütün tedavi süreçlerinde bilgilendirilmiş ONAM formları Kürtçe ve diğer konuşulan dillerde hazırlanmalı, hastalara istedikleri ve anladıkları dillerde imzalatılmalıdır.
* Sağlık alanında kullanılabilen okuma-yazma ve Türkçe bilmeyen nüfusa yönelik piktogramlar (resimli anlatımlar) iletişim sorununun çözümü için geçici bir alternatif olarak gündeme alınmalıdır.
* Türkiye’de kullanımda olan ilaçların prospektüslerine Kürtçe özet eklenmelidir.
* Hasta-sağlık çalışanı iletişiminde dilden kaynaklanan sorunların ayrıntılı olarak ortaya çıkarılması için daha kapsamlı çalışmalar yapılmalı.

www.evrensel.net