Sağlık örgütleri: Abluka bölgelerinde temel gereksinimler tükeniyor

Sağlık örgütleri: Abluka bölgelerinde temel gereksinimler tükeniyor

Şırnak merkez, Cizre ve Silopi’ye giden İstanbul Tabip Odası ve SES, hazırladıkları raporu Ankara ve İstanbul’da yapılan eş zamanlı basın toplantılarıyla kamuoyuyla paylaştı.

Sokağa çıkma yasağı olan bölgelerde yaşanan hak ihlallerini yerinde gözlemlemek üzere 31 Aralık’ta Şırnak merkez, Cizre ve Silopi’ye giden İstanbul Tabip Odası ve SES, hazırladıkları raporu Ankara ve İstanbul’da yapılan eş zamanlı basın toplantılarıyla kamuoyuna duyurdu. Raporda asker ve polis ablukasındaki bölgelerde yaşayan halkın temel yaşam gereksinimlerinin tükenme noktasında olduğu, mevcut durumun insani bir krize işaret ettiğine vurgu yapıldı.

Raporda, 20. gününe giren sokağa çıkma yasakları nedeniyle başta yaşam hakkı ihlalleri olmak üzere sağlık ve eğitim hakkına ilişkin ihlaller ile  su, gıda, barınma, ilaç, bakım, elektrik gibi temel gereksinimlerin karşılanmaması sonucu açığa çıkan ihlallerin gözlemlendiği vurgulandı. İstanbul Tabip Odasında düzenlenen basın toplantısında raporu okuyan İstanbul Tabip Odası İnsan Hakları Komisyonundan Dr. Sadık Çayan Mulamahmutoğlu, “Hemşire Aziz Yural’ın yaralanan komşusuna yardım etmekte iken öldürüldüğünü ve bu durumun ilk olmayıp sistematik bir hal aldığını, öldürülen onlarca sivilin morglarda ve soğuk hava depolarında bekletildiğini” söyledi. 1 Ocak 2016 tarihinde Cizre halkına gün boyu kimyasal silah ile saldırı olacağı anonsu yapılarak halkın  göç ettirilmek istendiğini söyleyen Mulamahmutoğlu, “Bini aşkın insan evlerinden çıkarılmış, çevre mahallelere ve köylere sığınmak zorunda kaldığı, hastaneler özellikle de Ağız Diş Sağlığı Merkezi ve Sağlık Müdürlüğü binalarının karargaha dönüştürüldüğü, temel yaşam gereksinimlerinin tükenme noktasına geldiği gözlenmiştir” dedi. Hastanelerin karargah olarak kullanılmasına tepki gösteren Mulamahmutoğlu, Cizre Devlet Hastanesinde çalışan sağlık personeli sayısının yarı yarıya inmesine rağmen yemek kapasitesinin yüzde bin arttığını ve hastanelerde güvenlik güçlerine yemek çıkartıldığını öğrendiklerini söyledi.

MORG KAPASİTESİ ARTTIRILACAK

Her geçen gün ağırlaşan savaşın son bulması beklenirken Şırnak halkına morgların kapasitesinin büyütüleceği ‘müjdesinin’ verildiğini söyleyen Mulamahmutoğlu, “Şırnak Devlet Hastanesi morglarının kapasitesini 6’dan 19’a ve yine Cizre ve Silopi Devlet Hastanesi morglarının da kapasitesinin arttırılması, soğuk hava depolarının kurulması planlanmaktadır” dedi. Mulamahmutoğlu, öldürülen kişilerin otopsi işlemlerinin sağlıklı bir şekilde yapılmadığının altını çizerek, cenazelerin aile ve avukatlardan kaçırılarak otopsi işlemlerinin yapıldığını belirtti. Hastanelere hasta başvuru sayısında ciddi düşüşler olduğu ve doğumların çoğunun hukuk dışı uygulamalar nedeniyle hastanelerde gerçekleştirilemediği bilgisini de paylaşan Mulamahmutoğlu, savaş ortamının başta çocuklar olmak üzere tüm toplumda sonuçları uzun süreli olabilecek ruhsal travmalara yol açabileceği uyarısında bulundu.

HASTANENİN 3. KATI KARARGAH

Bölgede fiili bir savaşın olduğunu söyleyen İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Samet Mengüç de, “Sağlık emekçilerinin yaralanan hastaya hizmet vermeye gittikleri anda hedef gözetilerek vuruldukları delilleriyle ortada. Her türlü savaş ortamında, ne olursa olsun hizmet veren sağlık çalışanlarının can güvenliğinin devlet tarafından sağlanması gerekir” dedi.
Sokağa çıkma yasaklarının başlamasından bu yana 4 sağlık emekçisinin katledildiğini dile getiren SES Şişli Şube Başkanı Fadime Kavak da, “Biz sağlıkçılar diline, dinine, ırkına bakmaksızın hastalara müdahale ediyoruz. Ancak yaralılara müdahale etmek için giden arkadaşlarımız hedef gözetilerek öldürülüyor. Cizre Devlet Hastanesinin 3. katı polis karargahı olarak kullanılıyor ve sağlık emekçilerinin çalışmalarına engel olunuyor. Ölenlerin defnedilememesi sıkıntısı var. Öyle bir ülke olduk ki, ölülerimizi bulabiliyorsak ya da gömebileceğimiz, dua edebileceğimiz bir mezarı olabiliyorsa ‘ne mutlu bize’ diyecek hale geldik.”

UNICEF VE KIZILHAÇ'A ÇAĞRI YAPILDI

Ankara’da yapılan basın toplantısında konuşan SES Eş Genel Başkanı Gönül Erden de bölgede insani kriz yaşandığını belirterek uluslararası sağlık örgütleri ile UNICEF ve BM'yi bölgeye heyet göndermeye çağırdı. SES Genel Merkez binasında yapılan açıklamada raporu sunan Erden, 30 Aralık'ta Cizre’de keskin nişancılar tarafından öldürülen SES Cizre Temsilciliği Yönetim Kurulu Üyesi Abdulaziz Yural'ın cenazesinin ailesine ve arkadaşlarına teslim edilmediğini belirtti. Sokağa çıkma yasaklarının olduğu bölgelerde mevcut durumun insani krize işaret ettiğini ifade eden Erden, Dünya Tabipler Birliği, KIZILHAÇ, UNICEF, Birleşmiş Milletler gibi uluslararası ve ulusal sağlık örgütleri, hukuk örgütleri ve kitle örgütlerinden heyetler oluşturulup gönderilmesi çağrısında bulunurken, "Bu örgütleri var olan ağlarını kullanarak, yaşanan ihlallerin son bulması adına kampanyalar düzenlemeye davet ediyoruz." dedi. (Ankara-İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net