HDP'li Aycan İrmez: 3 siyasetçi infaz edildi, hepimiz açık hedefiz!

HDP'li Aycan İrmez: 3 siyasetçi infaz edildi, hepimiz açık hedefiz!

Silopi’de 3 kadın siyasetçi polislerce katledildi. Evrensel'e konuşan HDP Şırnak Milletvekili Aycan İrmez, 'Cumhurbaşkanı ve Başbakan açıklamalarıyla hepimizi açık hedef haline getirdi' dedi.

Erdal İMREK
İstanbul

Sokağa çıkma yasaklarıyla birlikte devlet şiddetinin en üst düzeyde yaşandığı Şırnak’ın Silopi ilçesinde dün DBP PM Üyesi Sêvê Demir, Silopi Halk Meclisi Eş Başkanı Pakize Nayır ve KJA Aktivisti Fatma Uyar ile birlikte ismi öğrenilemeyen bir erkek katledildi. Silopi’de bulunan HDP Şırnak Milletvekili Aycan İrmez, olaya ilişkin önemli bilgiler verdi. Kadın siyasetçilerin polislerce öldürüldüğü bölgede herhangi bir çatışma olmadığını, açıkça infaz edildiklerini söyledi. İrmez cenazelere işkence yapıldığına dair bilgiler aldıklarını da söyledi.
Silopi’de önceki akşam Karşıyaka Mahallesi zırhlı araçlarla uzun süre yaylım ateşine tutulmuş, açılan ateşte yaşamını yitiren 4 kişinin 3 kadın siyasetçiye ve ismi öğrenilemeyen bir erkeğe ait olduğu açığa çıkmıştı. Olayın ardından hastaneye giderek cenazeleri görmek isteyen HDP’li Vekiller Aycan İrmez ve Ferhat Encü ise polislerce engellenmişti.
Telefonla ulaştığımız Aycan İrmez olayın detaylarına ilişkin önemli bilgiler verdi. İrmez, Cumhurbaşkanı ve Başbakanın HDP’li vekilleri ve Kürt siyasetçileri hedef gösteren açıklamalarını hatırlatarak, “Burada hiç birimizin can güvenliği yok. Yüzü maskeli asker ve polisler, hiçbir şekilde cezalandırılmayacaklarını düşünerek insanları hedef alıyor, katlediyor” dedi.

HDP'li Leyla Birlik: Yaralı var diye verdiğimiz adrese giden polis 3 kadını infaz etti


'NE KADAR ÇABALADIYSAK AMBULANS GÖNDERMEDİLER'

Olay günü yaşananlara ilişkin bilgi veren İrmez, “Saat 19.20 sularında bir arkadaş aradı beni ve Sêvê Demir’in yaralı olduğunu söyledi. O sırada Ferhat Encü’ye de bu yönde bilgi verilmiş. Daha sonra Silopi İlçe Başkanımız da arayarak yaralılar olduğunu söyledi. Ben gerekli müdahalenin yapılması ve bölgeye ambulans gönderilmesi için 112’yi aradım. Olay yerini söyledim. Daha sonra Vekilimiz Çağlar Demirel aradı. Grup Başkan Vekilimiz İdris Baluken de Kamu Güvenliği Müsteşarıyla görüştü ve ambulansın yönlendirileceği bilgisini verdi. Daha sonra birkaç kez daha 112’yi aradım. Ama Şırnak 112’nin Batman’a bağlandığını söylediler. Daha sonra Silopi Devlet Hastanesini aramamızı istediler. Aradık. Bir türlü telefonlar açılmadı. Bir türlü ambulans gönderilmedi. Yeniden İdris Baluken’le irtibata geçtik. Valilik orada çatışma olduğunu, silahlı kişiler bulunduğunu söylemiş. Oysa böyle bir durum yoktu” dedi. Mahalledeki vatandaşlarla görüştüklerini olayın ardından bölgeye çok sayıda asker ve polis sevk edildiğini öğrendiklerini söyleyen İrmez, “Onlar da yaralıların yanına yaklaşamadıklarını, her tarafın asker, polis ve keskin nişancılarla dolu olduğunu söylediler. Yetkililer arkadaşlarımızın hastaneye götürülmemesi için ellerinden geleni yaptı” dedi. İrmez bütün çabalarına rağmen bölgeye ambulans gönderilmediğini, polisin daha sonra bir cenaze aracıyla gelip artık ölmüş olan kişileri alarak hastaneye götürdüğünü öğrendiklerini belirtti.

'HASTANEYE GİRMEMİZ ENGELLENDİ'

Sabah saatlerinde hastaneyle irtibata geçtiklerini belirten İrmez, “Başhekime ulaştım 4 cenaze geldiğini söylediler. Teşhis etmek istedik. Polisi de arayıp araç plakalarımızı verdik. Tamam gidebilirsiniz dediler. Ferhat Vekilimizle birlikte yola çıktık. Ancak hastaneye 150-200 metre kala polis bizi durdurarak ablukaya aldı. Araçtan indirildik. Yasağı ihlal ettiğimizi ve hakkımızda işlem yapacaklarını söylediler. Vekil olduğumuzu ve bunu yapamayacaklarını belirttik. Parti meclis üyemizin hayatından endişe ettiğimizi, hastaneye gidip, cenazelere bakmak istediğimizi söyledik. Pervin Buldan ve İdris Baluken’le irtibata geçtik. Onlar da müsteşarla, bakanla görüştüler. Bunun üzerine İçişleri Bakanı, valiyi arıyor ve vali bulunduğumuz yerin çatışma bölgesi olduğunu, can güvenliğimizi sağlayamayacaklarını belirtiyor. Oysa bulunduğumuz hastane bölgesinde hiçbir çatışma yoktu. Bizi hiçbir şekilde oraya almak istemediler. 3-4 saat beklettiler. Vali bakana da çatışma olduğu şeklinde yalan bilgi veriyor” dedi.

'ÇATIŞMA SÜSÜ VERDİKLERİ BİR İNFAZ'

Kendilerinin hastaneye gidemediğini ancak cenazeleri gören avukatlardan aldıkları bilgiye göre cenazelere işkence yapıldığını, yüzlerinin tanınmayacak halde olduğunu söyleyen İrmez,
“Bize ilk gelen bilgi Sêvê Demir’in yaralı olduğu yönündeydi. Biz 3 kadın arkadaşımızın bilinçli ve planlı olarak katledildiğini düşünüyoruz. Orada olduklarını biliyorlardı. Bir çatışma söz konusu değildi. Arkadaşlarımızı vurduktan hemen sonra bölgeye çok sayıda asker sevk ederek, operasyon, çatışma süsü vermek istediler” dedi. Olayın yaşandığı ana dair bilgiler de veren İrmez, mahallede bulunanların verdiği bilgiye göre şunları aktardı; “Kadın arkadaşlarımız Şehit Harun Mahallesi’nde bir evdeydi. Mahallede zırhlı araçlardan ‘evleri boşaltın’ anonsu yapılıyor. Bunun üzerine evden çıkarak Yeşiltepe Mahallesi’ne geçmeye çalışan arkadaşlarımızı tarıyorlar” dedi.

'CENAZELERE İŞKENCE YAPILMIŞ'

3 kadının hem yakın mesafeden hem de uzak mesafeden vurulduklarına dair bilgiler edindiklerini belirten İrmez, “Avukat arkadaşlar yüzün tanınmaz halde olduğunu söylediler. Fatma Uyar’ın çenesi kırılmış. Ama yüzünde ateşli silah izi yok. Dipçikle mi yoksa tekmeleyerek mi çenesini kırdılar bilmiyoruz. Arkadaşlarımızın cenazelerine ilişkin avukatların verdiği bilgi barbarca bir işkence uygulandığını da gösteriyor” dedi.

'CUMHURBAŞKANI VE BAŞBAKAN BİZİ HEDEF GÖSTERİYOR'

Son dönemlerde Başbakan ve Cumhurbaşkanı başta olmak üzere hükümet yetkilileri ve AKP’li vekillerin Kürt vekilleri ve siyasetçileri hedef gösteren açıklamalarını hatırlatan İrmez, 3 kadın siyasetçinin katledilmesinin de bununla bağlantılı olduğunu söyledi. Silopi ve Cizre’de olağanüstü bir durum yaşandığını belirten İrmez, “Hastaneye gidiyoruz. Ortada bir çatışma yokken gözümüzün önünde ‘çatışma var’ yalanını söylüyorlar. Biz 3 kadın arkadaşımızın katledilmesinden sonra şunu daha iyi gördük; Artık burada hiçbir siyasetçinin, hiç birimizin hayatı güvende değil. Kürt siyasetçileri hedef alan Başbakan, Cumhurbaşkanı var. Üst makamların bu söylemleri burada yüzleri maskeli, şu ana kadar yaptıkları yüzünden soruşturulmayan asker ve polisi cesaretlendiriyor. Zaten bize karşı tavırları oldukça kötü. Bu durum devam ederse biz Türkiye’de nasıl siyaset yapalım? Kaymakamı arıyorum ulaşamıyorum, vali telefonumuza çıkmıyor. Kaymakamın korumasıyla muhatap oluyoruz en fazla. Cumhurbaşkanı ve Başbakan bizi açık hedef haline getirdi” dedi.

'HEPİMİZ, POLİS VE ASKERİN HEDEFİNDEYİZ'

"Burada hepimiz asker ve polisin hedefiyiz artık” diyen İrmez, Kara Kuvvetleri Komutanlığının askerlere silah kullanırken, ‘Savcının karşısına çıkmaktan korkmamaları’ talimatı veren belgeyi hatırlatan İrmez, “Bunun anlamı yargıdan, hukuktan çekinmeden herkesi öldürebilirsiniz. Hem bu talimatlarla hem de Başbakan ve Cumhurbaşkanının söylemleriyle buradaki polis ve askere verilen mesaj, “Ne yaparsan yap ceza almayacaksın’ mesajıdır. Ve onlar da önlerine çıkanı, genç, yaşlı, çocuk, kadın, erkek demeden katlediyor” dedi.

www.evrensel.net