Cinayet büroda ifade veren gazeteci Dirik: ‘Gazeteciliğe karşı cinayete teşebbüs var’

Cinayet büroda ifade veren gazeteci Dirik: ‘Gazeteciliğe karşı cinayete teşebbüs var’

Gazeteci Hakan Dirik, kapatılan Cumhuriyet Gazetesi Ege Bürosunda çalışırken yaptığı “Kayyum’dan damat çıktı” haberi ile ilgili olarak İzmir Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro amirliğinde ifade verdi. Yaklaşık 1,5 saat süren ifadenin ardından Gazeteci Dirik avukatları ile birlikte açıklama yaptı.  

Daha bir kez evine hırsız girdiğinde buraya geldiğini ifade eden Dirik, “Şimdi de cinayet büroya geldik. Ortada bir maktul yok. Ama bir cinayete teşebbüs var. O da gazeteciliğe karşı bir cinayet teşebbüsü var” dedi. Bir gazetecinin kendisi haber oluyorsa orada ters giden bir şeylerin olduğunu ifade eden Dirik, “Bergama çevre mücadelesi benim gazeteciliğe başladığım ilk yıldan beri ilgilendiğim bir alandı, hatta yüksek lisans tez konumdu. Oradaki madeni sürekli takip ediyordum. Koza Şirketler Grubu’na kayyum atandığı zaman güncel bir konu olarak oradaki madenin durumunu araştırdığımda şikâyete konu olan habere ulaştım. Yaptığım sadece gazetecilik faaliyeti idi” dedi. 

‘BUNUN ADI YARGISAL TACİZDİR’

Avukat Murat Ergün, yaşanan olayı teknik olarak “yargısal taciz” olarak niteledi. Yapılan haberde hiçbir suç unsurunun bulunmadığını belirten Ergün, “Bir gazeteciyi yaptığı bir haber nedeniyle suçlu olmadığını bile bile bu şekilde bir soruşturmanın merkezine alıyorsanız, emniyette, cinayet büroda ifade vermek zorunda bırakıyorsanız bunun arkasındaki amaç adalet veya hukukun tecellisi değildir. Buradaki amaç gazetecilerin susturulmasıdır” dedi. 

İfadenin cinayet büroda alınmasının sebebini bilmediklerini belirten Ergün, “Emniyet Genel Müdürlüğü’nün bir genelgesi varmış. Aranan katillerin resimlerinin altında ifade alıyorlar. İtibarsızlaştırmanın bir yolu. Birini hedef alıyorsanız önce itibarsızlaştırmanız lazım” dedi. Söz konusu haberde görüşleri yer alan Avukat Arif Ali Cangı da, Ovacık altın madeninin bütün dünyanın gündeminde olan ve çok sayıda mahkeme kararına rağmen çalıştırılan bir işletme olduğunu belirterek, “On yıllarca Hükümet’le işbirliği halinde işletildi, çıkar çatışması gündeme gelince el konuldu. Buranın kimin eline geçeceği önemli bir haberdir, anlaşılan Albayraklar’a devredilmeyecek ama kime devredileceğini takip etmeye devam edeceğiz” dedi. 

‘GAZETECİLERİ SUSTURMA AMACINI TAŞIYOR’

İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Misket Dikmen de, Dirik’in haberinden dolayı ifadeye çağrılmasının gazetecilerin sindirilmesi ve susturulması amacını taşıdığını belirterek, “Cinayet masasında ifadesinin alınması da altı çizilmesi gereken bir başka noktadır. Bu kabul edilemez, gazeteci gazetecidir, katil ya da terörist değildir” dedi. Dikmen, söz konusu prosedüre ilişkin savcılıkla bir görüşme yapacaklarını ve ortadan kaldırılması için girişimde bulunacaklarını belirtti.                

TGS İzmir Şubesi ve gazeteci arkadaşları Hakan Dirik’i yalnız bırakmazken İzmir Baro Başkanı Aydın Özcan ve CHP İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel de Emniyet Müdürlüğü’ne geldi.(İzmir/EVRENSEL)   

 

Son Düzenlenme Tarihi: 05 Ocak 2016 19:30
www.evrensel.net
ETİKETLER İzmirHakan Dirik