04 Ocak 2016 04:49

Duman’dan ‘Tom Sawyer’ın Kitap Okuduğu Kulübe: Okuduklarımızın meyvesini ne zaman alırız

Paylaş

Hakan GÜNGÖR
İstanbul

Kimi zaman hoşsohbet bir dostla hasbihal ihtiyacı hasıl olur. Dostun ilgi alanları geniş, malumatı da derinse dinlemek hakiki bir keyif haline gelir. Özellikle deneme kitaplarının “sohbet havasında” olmasında şaşılacak bir yan yoktur. Yazar gözlemlerini anlatır; okur kendiliğinden yanıt verir, katılır, itiraz eder. Deneme kitaplarını okuyanlar edilgenlikten adamakıllı sıyrılır. 

Faruk Duman’ın Can Yayınları’ndan çıkan “Tom Sawyer’ın Kitap Okuduğu Kulübe” adlı kitabını okumak anlattığı konuyu derinlemesine aktaran ama lafı da uzatmayan bir dostla hasbihal etmek gibi. 

DOĞAYLA TEMASIN ÇOCUKSU HALİ

Bugüne dek Av Dönüşleri, Keder Atlısı, Adasız Deniz, İncir Tarihi gibi kitapları kaleme alan Duman, denemelerinde günlük hayat pratiklerine, edebiyata, dile, doğaya dair izlenimlerini aktarıyor.
Söz gelimi çocukluk yıllarında kendi ağaç evini inşa sürecini anlatıyor Duman. “Yaşlı bir akasya ağacının dalları arasına kurmuştum bu evi. Ev dediysem, irice bir koltuk büyüklüğündeydi. (...) Burada, yaprakların arasında saklanmış bir kaplan gibi hissedersiniz kendinizi” diyor. Bir gülümseme peyda oluyor ister istemez okurda. Özellikle taşrada yetişenlerin bir “ağaç ev” hatırası vardır mutlaka. Doğayla temasın bu en saf halinde insanın bir ağaç tepesinde kendisini nasıl güçlü, nasıl özgür hissettiğinin izleri canlanıyor bu satırlarda. Ağaç ev kurmasa bile hayalini kurmuş olanların da ortak hatırası değil midir bu?

YANITI YILLAR SONRA GELECEK OLAN SORU

Sohbetin duraklarından biri de okuma meselesi. “Genç okur, okumanın meyvesini hemen almak ister. İster ki, okuduğum bütün bu cümleler, gözlerimin önünden geçen bunca bilgi dağarcığımda biriksin, gereksinim duyduğumda uzanıp onu oradan alayım hemen. Üstelik bu bilgi beni değiştirsin, kendimi gün günden daha bilgili, daha üstün bulayım.” Bu sorunun peşinen bir yanıtı olamayacağını vurguluyor Duman. “‘Evet, şimdi nerede bu okuduklarımın bilgisi’ diye sormalı mıyız kendimize? Kuşkusuz, gençlik çağlarımız için kaçınılmaz bir sorudur bu. Bunu soracağız. Ama belki bugün ben şunu ekleyebilirim: Yanıt beklemeden soracağız bunu. Yanıt belki çok yıllar sonra gelecektir çünkü.” “Tom Sawyer’ın Kitap Okuduğu Kulübe” için kitapta sorulan soruyu biz de sorup yanıtlamaya çalışalım. Bu kitabı okumanın meyvesini ne zaman alacak okur? Duman’ın dediği gibi bu sorunun yanıtı henüz yok. Ama o meyvenin kokusu, kitap boyunca okurun duyusundan eksik olmuyor.

Bilgiçlik taslanmayan, beylik lafların tekrarlanıp durmadığı bir sohbete ne çok ihtiyaç var... Okur elbette Duman’ın her fikrine katılmayabilir ama malumatı geniş bir dostla sohbette de hemfikirlik değil, hemhal olmak aranır zaten.

‘SAHİ NİYE OLMUYOR?’

Bir sohbette olması muhtemel tartışma konuları da var kitapta. Şöyle diyor Duman: “Basınımızın ‘dil uzmanı’ gericileri aynı sakızı çiğneye çiğneye yorulmadılar. Türkçeden nefret ediyorsan meramını Lisan-ı Osmani ile yaz efendi, diyesi gelmez mi insanın? Niye olmuyor?” Sorunun üzerine “Sahiden, niye olmuyor” diye mırıldanmak işten değil.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Kredi: Toplumsal borç batağı

SONRAKİ HABER

30 ay raftan inmeyen dosyaya bir günde görevsizlik!

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa