Öğrencilere de öğretmenlere de duygusal kopuş yaşattılar

Öğrencilere de öğretmenlere de duygusal kopuş yaşattılar

Ben Ankara’da yaşayan bir öğretmenim. Ülkemizde yaşanan savaşı yakından takip ediyorum. Hükümetin savaş politikalarıyla yakın olarak ilk defa 10 Ekim Ankara katliamında karşılaştım. Hastanelerde yaralıları uzun süre ziyaret ettim.

Serpil ARSLAN

Ben Ankara’da yaşayan bir öğretmenim. Ülkemizde yaşanan savaşı yakından takip ediyorum. Hükümetin savaş politikalarıyla yakın olarak ilk defa 10 Ekim Ankara katliamında karşılaştım. Hastanelerde yaralıları uzun süre ziyaret ettim. Orda savaşın, katliamın en çirkin yüzünü gördüğümü zannediyordum. Ta ki Diyarbakır, Cizre, Silopi, Sur, Nusaybin’deki çocukların, kadınların, doğmamış çocuğun anne karnında katledilmesi haberlerini duyana, okuyana, izleyene kadar. Dolayısıyla bu yaşananlar, yaşatılanlar benim psikolojik durumumu daha da kötüleştirdi. Oradaki öğrencilerin, öğretmen arkadaşlarımın tankların, topların arasında nasıl yaşadıklarını, eğitim-öğretime nasıl devam edebildiklerini anlamaya çalışıyorum. Çünkü her gün çocuk ölüm haberleri duyuyorum.
Şahit olduğum 10 Ekim Ankara Katliamı’ndan sonra okulda, evde, sokakta her şey anlamsızlaştı. Bu süreçte (katliamın hemen ardından) valiliğin, bakanlıkların hiçbir şekilde bizleri desteklediklerini göremedim. Aksine soruşturmalarla, baskılarla acılarımızı daha da artırdılar.
Ülkemizin doğusunda yaşanan sürekli, amansız bir çatışma ve savaş ortamında sokağa çıkma yasaklarıyla hayatları kıstırılmış olarak yaşayan öğretmenleri, öğrencileri çok iyi anlıyorum daha doğrusu anlamaya çalışıyorum. En temel hak olan yaşama haklarının bile olmadığını… Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı’nın da böyle bir ortamda öğretmenlere “hizmet içi eğitim” bahanesiyle memleketlerine gitmeleri için izin vermesi, bu savaş sürecine destek verdiğini göstermiştir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın en temel görevi eğitim-öğretimin sürekliliğini sağlamak değil midir? Bakanlık böyle bir sürece dahil olarak hem öğretmenleri hem öğrencileri mağdur etmiştir. Bu yüzden hem öğretmen arkadaşlara hem de öğrencilere duygusal kopuşlar yaşattığını düşünüyorum.
Okulların askeri kışlaya çevrilmesi, yakılıp yıkılıp virane olması içimi sızlatıyor. Savaşın son bulması, öğretmenlerin öğrencilerine kavuşması için hemen şimdi BARIŞ gelmeli.

www.evrensel.net