Bu savaş kiminle yapılıyor?

Bu savaş kiminle yapılıyor?

Her gün bölgede yaşanan çatışma ve ölüm haberlerine uyanıyoruz. İstikrardan bahsediliyor, ama tek istikrar her gün daha fazla insanın öldürülüyor olması.

Burcu AKTAŞ

Her gün bölgede yaşanan çatışma ve ölüm haberlerine uyanıyoruz. İstikrardan bahsediliyor, ama tek istikrar her gün daha fazla insanın öldürülüyor olması. Mamak’ta mahallemdeki kadınlarla yan yana geldiğimizde ülke gündeminden konuşmamak artık neredeyse imkansızlaştı. Çünkü artık küçücük çocuklar da ölüyor, komşusuna giderken sokak ortasında kadınlar da. Komşum Fatma ev kadını; bebeklerin, çocukların öldürülmesine, çocukların okula gidemiyor olmasına karşı bir şeyler yapılması gerektiğini düşünüyor. “Biz de anneyiz, bizim de çocuklarımız var. O bölgeden öğretmenler uzaklaştırılıyor, çocukların eğitim hakkı ellerinden alınıyor. Bu yaşananlara dur dememiz gerekiyor tüm halk olarak” diyerek insanların bir şeyler yapması gerektiğini söylüyor.
Hükümetin insanların ölümü üzerinden siyaset yapmaya çalıştığını söyleyen Fatma, “Doğuda korkunç şeyler yaşanıyor. Polis, asker her tarafı abluka altına almış durumda. Savaş diyorlar, kiminle savaş yapılıyor, ne için savaş yapılıyor, bunların hiçbiri halka doğru düzgün yansıtılmıyor” diyor.  Hükümetten yana olan basın ne derse halkın ona inandığını ve gerçekleri göremediğini düşünüyor Fatma. Sokağa çıkma yasakları yüzünden insanların temel ihtiyaçlarını karşılayamadığını, cenazelerini bile sokak ortasından alamadığını anlatıyor. Doğuda bunlar yaşanırken ülkenin kalan kısmına hiçbir şey yaşanmamış gibi gösterilmesini de eleştiriyor.
RAHAT KOLTUKLARINDA OTURUYORLAR
İşçi olan Yurda da savaşlarda en büyük kaybı kadınların yaşadığını düşünüyor. Yurda, güç gösterisi olan savaşların eskiden cephede yapılırken artık sivil halkın bulunduğu yerlerde yapıldığını, masum insanların öldürüldüğünü belirtiyor. “Kadınlar ve çocuklar için normal şartlarda bile yaşamak mücadele etmek zorken savaş ortamında daha zor” diyen Yurda, sokağa çıkma yasaklarının, çatışmalı ortamın insanları ihtiyaçlarını gidermekten yoksun bıraktığını söylüyor. İnsanlar doğup büyüdükleri şehirlerini, işlerini, evlerini bırakıp gitmek zoruna bırakılırken, yoksul halk çocukları ölürken savaşa sebep olanların koltuklarında rahat oturmasından rahatsızlığını dile getiriyor.
OLAN FAKİR FUKARA ÇOCUĞUNA OLUYOR
“Olan fakirin fukaranın çocuğuna oluyor. Binlerce yıl hep beraber yaşamışız. Ama baştakiler Türk olmayanlara hep zulüm etmişler. En çok biz Kürtlere zulmettiler” diyen Sırma, bir Kürt olarak kimliği için mücadele edenlerin  kazanacağına inanıyor. Sırma, savaşa karşı halkların hep birlikte barış istemesi gerektiğini dile getiriyor.

www.evrensel.net