'Cüceler'in yazarı Neşe Cehiz: Aile kavramı beni tiksindiriyor

'Cüceler'in yazarı Neşe Cehiz: Aile kavramı beni tiksindiriyor

Hakan GÜNGÖR
İstanbul

“Cüceler” adlı romanı Can Yayınları’ndan çıkan Neşe Cehiz, senaristliğini yaptığı “Baba Evi”, “Aşka Sürgün”, “Hayat Bağları”, “Zerda”, “Asi”, “Ihlamurlar Altında” gibi TV dizilerinden tanınan bir isim. Cehiz aynı zamanda “Cüzdanlarını Buruşturan Öyküler”, “Çukurda”, “Kanlıca’da Çılgın Aşk” adlı kitapların yazarı olan Cehiz, “Cüceler”de, roman yazan bir roman kahramanı üzerinden kadınların yaşadığı toplumsal baskıları, üretme sancılarını ve tüm sıkıntılara karşın bir umut arayışını anlatıyor.

Kitapta okur, hem yazar Evren Bükülmez, hem de onun yarattığı Nergis karakterinin hikayesine ortak oluyor. Bir yanda yazar romanını kaleme alıyor, romanını en ince ayrıntısına kadar düşünüyor, an geliyor beğenmediği bir sayfayı yırtıp atıyor. Bir yanda da kitabındaki Nergis karakteri eşi tarafından aldatılıyor ve bambaşka bir hayata yelken açıyor. Neşe Cehiz, “Cüceler”i, romanın yazılış sürecini ve kadının bağımsızlık mücadelesi konusundaki görüşlerini anlattı.

‘NE YAPMAK İSTEDİĞİNİ, YAZARKEN BULANLARDANIM’

Neşe Cehiz, hem bir romancıyı, hem de o romancının karakterini anlatma kararının kendiliğinden geliştiğini söylüyor. “Ben ne yapmak istediğini, yazarken bulanlardanım. Bir şey yapma isteğiyle bilinçsizce yazmaya girişimi denebilir. Kurguya takılmadan plansız programsız, içgüdüsel ilerliyorsunuz. Bitmek tükenmek bilmez faydasız bir süreç demek bu.  Fakat en güzeli, bu sırada karakterler yüzeye çıkmaya başlıyor. Daha sonra keserek biçerek ekleyip çıkartarak bir kurguya ulaşılıyor” diyor Cehiz.
Anlatan ve anlatılanın iç içe olduğu bir roman kaleme alan Cehiz, “Daha önce  bin kez yapılmış olabilir, ama anladım ki bunu yapanların bir bildiği varmış. Bu bağlamda daha en başından, yani ilk sayfada, bu iki kadını, bu iki farklı insan karakterini, iç içe geçirerek anlatmaya kararlıydım. Sanıyorum sınavı geçtim” diye konuşuyor.  Kitapta görselliğe de çok önem verdiğini söyleyen Cehiz, “Cüceler”de görsel ayrıntıların altını özellikle çizdiğini, kişileri, mekanları oldukça canlı vermeyi amaçladığını söylüyor.

‘YA KARŞI KOYARSINIZ, YA YOK OLMAYI SEÇERSİNİZ’

Kitapta dil ve kurgu aile ve erkek baskısına karşı çıkan kadının bağımsızlık çabalarına odaklanıyor. Kendi ayakları üzerinde durma mücadelesi veren kadının karşısına çıkarılan ilk engel ise “aile” kavramı üzerinden gerçekleşiyor.  Cehiz, “Aile kavramı da, dokunulmazlığı da beni bunaltıyor, tiksindiriyor. Ensest, pedofili, tecavüz sözcükleri evlerin içinde köşelere saklanmış. Böyle düşününce, aile kavramı, fırtınalı bulutlu, sağanak yağışlı, kabuslu bir havayı çağrıştırıyor” ifadelerini kullanıyor.

Ailenin yasak koyan ilk kurum olduğunu söyleyen Cehiz, “Çocuklara bağımsızlığı öğretmiyorlar. Sonra okullara gidiliyor. Berbat eğitim metotlarıyla iyice sindiriliyoruz. Milyonlarca kurbandan biri olmaya aday oluyoruz. Kadının bağımsızlığı yok sözün kısası. Ama şunu da ekleyeyim hemen. Sanki erkekler bağımsız da…” diye konuşuyor.  Cehiz, Nergis karakterinin mücadelesinin bireysel bir öykü olduğunu vurgulayarak, “Nergis belki bize sadece şunu hatırlatmakla görevli… Ya karşı koyma gücünü bulursunuz ya da yok olmayı seçersiniz” diyor.

‘İKİ KARAKTERİ BİRLEŞMESİ EPEY ZAMAN ALDI’

Kitabı yazma sürecinde bu çok katmanlı yapının kendisini zorlandığını belirten Cehiz şunları söylüyor: “İki karakteri birbirine bitiştirmek, dikiş atıp teyellemek, onların yara yerlerini buluşturmak epey zaman aldı. İki ayda bitirip atmadım romanı yani. Bir buçuk yılımı aldığına göre sıkıntılıydı. Çünkü bir yandan günlük hayat, günlük hayatın zevkli ya da sinir bozucu yanlarıyla haşır neşir olmak var. Öte yandan ülkenin giderek dibe sürüklenişini, çürüyüp kokuşmasını seyreylemek...  Asıl zorlayan katmanlar bu dış etkenler. Hikayeden kopuyorsunuz. Sonra yeniden dönebilmek için aradan geçen günler, aylar…”

‘FİLM ÇEKMEK İSTİYORUM’

Yayınlanan romanın ardından başta film çekmek olmak üzere halihazırda bir çok tasarısı olduğuna değinen Neşe Cehiz şu ifadeleri kullanıyor: “Her gün birine başlamayı düşünüyor, sonra ertesi gün bundan vazgeçiyorum. Cihangir’de dokuz yıldır yaşadığım sokakla ilgili bir anlatı düşünüyorum söz gelimi. Ya da geçtiğimiz aylarda ölen bir sanatçı dostumun hüzünlü yaşantısını. Ya da hür doğmuş olmasa da, hür yaşamış bir kadın arkadaşımın dizginsiz hikayesini. Ya da altmış yaşında bir amatör futbol takımına gönül düşürüp hayatını değiştiren bir meczup tanışımın öyküsünü. Bakalım günler ne getirecek.”

www.evrensel.net