Prof. Dr. Özdemir: ODTÜ’nün varlığı birilerini rahatsız ediyor

Prof. Dr. Özdemir: ODTÜ’nün varlığı birilerini rahatsız ediyor

Tamer Arda ERŞİN
Ankara

14 Aralık’tan beri yaşanan siber saldırları Evrensel’e değerlendiren, Bilgisayar Mühendisleri Odası (BMO) kurucularından, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Funda Başaran Özdemir, saldırıların 3 merkezden gerçekleştiğinin altını çizerek, “ODTÜ süreci iyi yönetmiş. nic.tr süreci ne kadar iyi yönetirse yönetsin bankalar ve e-devletin çöktüğü durumda, ODTÜ’nün yapabileceği bir şey yoktur. Zaten nic.tr yani ODTÜ süreci toparlamış ki internete girebiliyoruz. Birileri ODTÜ’nün varlığına tahammül edemeyerek, olayı da fırsat bilip ODTÜ’ye vurmaya çalışıyorlar” dedi.

Binali Yıldırım’ın ilk ulaştırma bakanlığı döneminde ODTÜ’den tr uzantı tahsisini almaya çalıştığını hatırlatan Özdemir, üniversitenin hedef haline gelmesiyle ilgili şunları söyledi: “nic.tr tahsis yetkisi Türkiye’den kaynaklanmıyor. Uluslararası alan adları tahsis etme yetkisi IANA (İnternet Atanış Tahsis Yetkilisi) oradan kaynaklanıyor. Bu kuruluş Yıldırım’ın Ulaştırma Bakanlığı döneminde, yetkinin ÖDTÜ’den alınıp, bakanlığa verilmesiyle ilgili hükümetin bütün başvurularına ‘hayır’ dedi. IANA, ‘Bizim hükümet ve devletlerle alakamız olmaz. Burası da bir devlet kuruluşu değil. ODTÜ de bu işi iyi yapıyor. O yüzden ODTÜ’de kalacak’ demişti. Geçmişte olan bu işi şimdi ODTÜ’ye hedef göstererek yeniden gündeme getirmeye çalışıyorlar. ODTÜ’yle Recep Tayyip Erdoğan’ın arası her zaman bozuktu. ODTÜ’de uydu fırlatılması sırasında, ona yönelik tepkileri unutmamıştır diye düşünüyorum. Siber saldırılar sonrasında meselenin ODTÜ’ye getirilmesi tüm bu süreçle bağlantılı.”

ODTÜ SÜRECİ İYİ YÖNETTİ

Saldırı sonrasında ODTÜ’nün süreci iyi yönettiğini ifade eden Özdemir, saldırının 3 taraflı gerçekleştiğine dikkat çekti: “Şöyle bir hava yaratmaya çalışıyorlar ‘ODTÜ, çöktü tüm Türkiye interneti çöktü, e-devlet çöktü, bankalar çöktü.’ Aslında öyle değil. Saldırılar 3 merkezden gelmiş. Bunlardan birisi ODTÜ’nün nic.tr’si. Buraya yapılan saldırının nedeni Türkiye internetinin merkezi, yani merkezi DNS’in orada olması. Diğer taraftan e-devlet merkez sunucusu ve bankalara saldırı düzenlenmiş. Burada çıkıp ‘nic.tr bu süreci iyi yönetemedi. O yüzden böyle oldu’ demek çok anlamsız. Aslında nic.tr süreci iyi yönetmiş. nic.tr süreci ne kadar iyi yönetirse yönetsin diğer iki merkezin de çöktüğü durumda, ODTÜ’nün yapabileceği bir şey yoktur.”

‘ODTÜ’YE VURMAYA ÇALIŞIYORLAR’

ODTÜ süreci toparladığı için internete girilebildiğine dikkat çeken Özdemir, “Biz internete girerken, bütün alan adlarımızı en üst düzeyde nic.tr’den alıyoruz. nic.tr çökmüş olsa, biz hiç bir şey yapamaz hale geliriz. nic.tr toparladı. Ancak bankalar ve e- devlet toparlamamış durumda. Burada da yaşanan sorunun nic.tr’le ilişkisi yok. e-devlet ve bankaların kendi sorunu. Birileri ODTÜ’nün varlığına tahammül edemeyerek, olayı da fırsat bilip ODTÜ’ye vurmaya çalışıyorlar. 3 taraflı bir saldırı var. nic.tr hiç bu saldırılardan etkilenmeseydi de bu olayla yaşanacaktı. Bankalar ve e- devlet bu sorunu yaşayacaktı” diye konuştu.

‘HÜKÜMET GÜÇ İSTİYOR’

Saldırılara karşı önlem alabilmenin o kadar basit olmadığını söyleyen Özdemir, “Bu saldırılara önlemi alabilmek zaten çok zor. O kadar da basit değil. Zaten sistem güvenlik açıkları üzerinde gidiyor. Ne kadar güvenlik önlemi alırsan al mutlaka bir açık bırakıyorsun. Sonuçta insan yapımı mutlaka bir açık oluyor. Ciddi sadırılar karşısında ODTÜ’nün  ciddi ihmali olduğunu düşünmüyorum. Bu nic.tr uzantılarını verilmesi ciddi bir güçtür. Türkiye alan adını dağıtma gücünü hükümet eline almak istiyor. Güç konusunda hükümet kendisinden başkasının, bir güce sahip olmasını istemiyor. Hele de ODTÜ gibi yandaşlaştıramadıkları bir üniversiteyse bu. İnterneti ele geçirmek çabalarını düşünürsek Ulaştırma Bakanlığı ve TİB’in burayı da ele geçirme çabası. Rektörlük seçimleri de süreçte etkili olabilir” diye belirtti.

‘SALDIRI YARATICI ZEKA ÜRÜNÜ DEĞİL KOLEKTİF’

Saldırının nasıl gerçekleştirilmiş olabileceği hakkında da bilgi veren Özdemir, saldırıdaki muhtemel süreci anlattı: “Bir tuğladan duvar düşünün. Ya çok büyük güçle oraya baskıda bulunur ya da küçük çatladığı genişletmek için çabalarsın. Saldırlar bu yöntemlerle yapılır. Her hangi bir yerin bilgisayar ağını yol olarak düşünün. Bu yola çok sayıda insanı yönlendirirseniz sıkışır. Yani Kızılay’a birden tün insanların gitmeye çalıştığında trafik kitlenir ve sistem çöker.”

Saldırıların tek bir zeka ürünü olmadığının altını çizen Özdemir, “Bir programın mutlaka bir açığı olur. Bir süre sonra insanlar bu açığı bulmak için çabalıyor. Bu açıkları bulunca da interneti karanlık yüzü diyebileceğimiz yerlerde, bu açıkları paylaşıyorlar. Zaten bu saldırılarda öyle yaratıcı zekaların gerçekleştirdiği işler değil. Büyük ölçüde kolektif olarak yapılan saldırlar. DDOS denilen saldırı tipinde. Daha önceden içeriye bir virüs yerleştiriliyor. O virüs aracılığıyla büyük miktarda trafik o sunucuya yönlendiriliyor. Bir süre sonra o sunucu sıkışıklıktan çalışamaz hala geliyor” dedi. 

Son Düzenlenme Tarihi: 27 Aralık 2015 09:23
www.evrensel.net