Cumartesi Annelerinin yeni yıl mesajı: Çocuklar ölürken rahat uyuma Türkiye!

Cumartesi Annelerinin yeni yıl mesajı: Çocuklar ölürken rahat uyuma Türkiye!

Bölge'de devam eden katliamlara dikkat çeken Cumartesi Anneleri, 2015 yılındaki adalet arayışlarının son haftasında Türkiye kamuoyuna, 'Yeni yıl mesajımızdır, ülkenin doğusunda çocuklar, 'Burada devlet bizi öldürüyor' diye feryat ederken uyuma Türkiye' sözleriyle seslendi.

Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması amacıyla sürdürdükleri adalet arayışlarının 561'inci haftasında bir araya geldi. "Failler belli, kayıplar nerede" yazılı pankart açan Cumartesi Anneleri, ellerinde her hafta olduğu gibi kaybedilen yakınlarının fotoğrafları ile kırmızı karanfiller taşıdı. 2015 yılının son haftasında 24 Aralık 1994 yılında gözaltında kaybedilen İsmail Bahçeci'nin akıbeti soran Cumartesi Anneleri, açılan pankartı üzerine Bahçeci'ye ait kazak ve çizdiği karikatürleri koydu. Eylemde ilk olarak 14 Nisan 1995'te Van'da gözaltına alınarak kaybedilen Kadir Keremoğlu'nun oğlu Bahattin Keremoğlu konuştu. Kürtçe olarak konuşan Keremoğlu dönemin JİTEM üyeleri Alaattin Kanat, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ve Şehmuz Durak'ın isimlerini vererek, "Failler bellidir" dedi. Sokağa çıkma yasakları ve katliamlara da dikkat çeken Keremoğlu, "Biz adalet istiyoruz. 21 yıldır bu davanın peşindeyiz. Bugün de hala Kürtleri katletmelerinin tek sebebi Kürt olmaları" dedi.

'YETER ARTIK!'

1995 yılında gözaltına alındıktan sonra katledilen Rıdvan Karakoç'un kardeşi Hasan Karakoç da, Kürdistan'daki katliamlara işaret ederek, "Biz 561 haftadır kayıplarımızın akıbetinin ortaya çıkarılması ve bunların son bulması için bu meydandayız. Ama bu eli kanlı katiller her gün yeni bir cinayetle kayıplar ordusuna bir yenisini daha ekliyor" dedi. "Yeter artık" diyen Karakoç, "Eli kanlı katillere sesleniyorum. Bu ülke, bu halk sizin döktüğünüz bu kanın hesabını soracak ve sizler cehennem olup hak ettiğiniz yere gideceksiniz" sözleriyle, katliamcılara tepki gösterdi.

'AĞABEYİMİN CENAZESİNİ İSTEMEYE UTANIYORUM'

21 Kasım 1980'de kaybedilen Hayrettin Eren'i kardeşi İkbal Eren de, Kürt halkına yönelik katliamlara değindi. Devletin 1990'lı yıllarda daha bu cinayetleri daha "usturuplu" işlediğini anlatan Eren, şöyle konuştu: "90'lı yıllarda insanları kamuoyundan uzakta kaybediyorlardı. Bugün her şey ayan beyan yapılıyor. Öldürdükleri insanların cenazeleri haftalarca sokaklarda bekletiyorlar. Bugün üç aylık bir bebek katledildi. Ne istediniz o bebekten, ne yapacaktı size? Ben bugün ağabeyimin cenazesini istemeye utanıyorum artık. Gözümüzün içine baka baka insan öldürüyorlar."

'DEVLET TERÖRÜNE KARŞI SES ÇIKARMAYA DAVET EDİYORUM'

"O kadar çok acı var ki" diyen İsmail Bahçeci'nin kardeşi Umut Bahçeci ise, ağabeyi kaybedildikten sonra dönemi İnsan Haklarından sorumlu Bakanı Azimet Köylüoğlu'nun oğlunun akıbetini soran annesine, "Çocuğunu öldürüp bir çukura atmışlardır" cevabını verdiğini söyledi. Ağabeyinin kaybedildiği 1994 yılına kadar hemen her hafta evlerine baskın düzenlendiğini ancak ağabeyinin gözaltına alındığı 24 Aralık tarihinden sonra polislerin bir daha evlerine gelmediğini belirten Bahçeci, "Katiller bellidir. Devletin insana verdiği değer ortadadır" ifadelerini kullandı. Bahçeci de, devlet terörünün aleni bir şekilde devam ettiğini söyleyerek, "Herkesi barışa ve devlet terörüne karşı ses çıkarmaya davet ediyorum" dedi.

'YENİ YIL MESAJIMIZDIR: UYUMA TÜRKİYE'

Ardından haftanın açıklamasını Gözde Ceren Uygun okudu. 4 aydır devletin açık bir şekilde katliamlarını sürdürdüğünü söyleyen Uygun, "Yeni yıl mesajımızdır, ülkenin doğusunda çocuklar, 'burada devlet bizi öldürüyor' diye feryat ederken uyuma Türkiye" sözleriyle seslendi.

Aralık 1994'te İstanbul'da gözaltına alındıktan sonra kaybedilen İsmail Bahçeci içi yapılan tüm başvuruların sonuçsuz kaldığını ve etkin bir soruşturma yapılmadığını belirten Uygun, Bahçeci'nin kaybedilmesinden dönemin Terörle Mücadele Şube Müdürü Reşat Altay, İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar'ın sorumlu olduğunu söyledi. (DİHA)

www.evrensel.net