Tasfiye planı  hayata mı geçiyor?

Tasfiye planı hayata mı geçiyor?

AKP tarafından 2014 Eylül’ünde hazırlanan belirtilen kentlerin bombalanması, 15 bin insanın imhası, Kürt basının ekarte edilmesi, savaş uçaklarının İl Jandarma Komutanlıklarının emrine verilmesi gibi iddiaları içeren ve bugün yürürlüğe konulan savaş politikalarını açık bir şekilde gösteren ve “çöktürme” adı verilen savaş simülasyonunu Meclis gündemine taşıdı. HDP, ifade edilen planın bugün yaşananlarla birebir benzerlik taşımasına dikkat çekti. 

HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından yanıtlanması istemiyle verilen önergede, 2014 yılında bir savaş simülasyonunun hazırlandığı belirtilerek, “İddialara göre hükümetimizin talimatıyla Eylül 2014 tarihinde Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı’nın hazırlayıp, Genelkurmay Başkanlığı’na sunduğu ve Genelkurmay Strateji Plan Dairesi, Strateji Şube Müdürlüğü’nün ‘Çöktürme’ planı adı verdiği Gizli ibareli 42-43 sayfalık eylem planının hazırlandığı, günümüzde yeniden güncellendiği ve yine hükümetiniz tarafından onaylanarak yürürlüğe konulduğu belirtilmiştir” bilgilerine yer verildi.

Önergede yer alan sorulardan bazıları şöyle: 

* Genelkurmay merkezinde hazırlanan ve hükümetin bazı bakanlarına da bir brifing şeklinde sunulan “Çöktürme” eylem planının tüm uygulanması Genelkurmay’a bırakılmıştır. Bu doğru mudur?

* Plana göre, Özel Polis Kuvvetleri ve özel askeri komandolar eşliğinde, ordu güçleri şehirleri kuşatarak, mahallere ve yerleşkelere operasyonlar düzenleyecek. Bugün Cizre, Nusaybin, Silopi, Sur, Dargeçit ve Silvan’da uygulanan yöntemler söz konusu rapordaki simülasyonla örtüşmesi sadece bir tesadüf müdür?

* Saldırıların komuta merkezi il Jandarma Komutanlıkların olacağı, gereklilik halinde helikopter ve yine gerekirse savaş uçakları İl Jandarma Komutanlığı emrinde olacağı belirtiliyor. Bu iddia doğru mudur?

* Ablukaya alınan yerleşkelerde, yaşamsal alanlar tahrip edilerek geri dönüş koşulları ortadan kaldırılacak denilmektedir. Buradaki amaç nedir?

* Raporda;”Sivil kamu personelinin söz konusu alanlardan çekilmesi, hastanelerin 24 saat kurallına göre olası ve acil güvenlik personelinin ihtiyaçlarına göre düzenlenmesi, bazı kamu binalarının boşaltılarak operasyonel güçlerin konumlanmasına göre, önceden hazırlanması önem arz etmektedir” denilmektedir. Bu durum da bugün Cizre, Nusaybin, Silopi, Sur, Dargeçit ve Silvan’da olanlarla bire bir örtüşmektedir. Bu anayasanın ihlali ve sistematik suç değil midir?

* Raporda, “Med Nuçe, Sterk TV, Newroz TV, Ronahi TV, MMC TV, DİHA, Özgür Gün TV, İMC TV kanaları ve Özgür Gündem gazetesinin ekarte edilmesi, yasal dayanaklardan yoksun bırakılması acilen gerekmektedirler” denilmektedir. Ekarte edilmekten kasıt, geçmişte olduğu gibi söz konusu medya organlarının binalarının havaya uçurulması ve çalışanlarının öldürülmesi midir? Neden adı geçen medya organlarını susturma ihtiyacı görüyorsunuz?

* Rapor da yer alan “Asfaltlama yapma yeteneğine sahip yerel yönetim birimlerinin kontrol edilmesi veya bu imkân ve kabiliyetin kritik bölgelerde doğrudan il özel idarelerine devredilmesi” ifadesi ile kasıt DBP’li belediye eşbaşkanlarının tutuklanması, görevden el çektirilmesi, araçlarına el konulması mıdır?

* “Çöktürme” adı verilen savaş simülasyonu planında yer alan bilgiler ve bugün bölgede uygulanan yöntemler örtüştüğüne göre; bunun hukuki karşılığı insanlığa karşı işlenmiş suçtur. Bu durumda hükümet olarak istifa edip, yargı karşısında hesap vermeyi düşünüyor musunuz? (HABER MERKEZİ)

 

www.evrensel.net