O okulların zili çalıncaya kadar

O okulların zili çalıncaya kadar

Murat ORHAN
Nusaybin

22 Aralık Salı günü Eğitim Sen Genel Merkezi ve şube yönetimlerinin temsili katılımıyla Mardin’de bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
Günlerdir bölgede yaşanan savaş koşulları, çocukların da hayatlarını çalmış, evlerine hapsetmiş ve nihayet ne olduğu belli olmayan “hizmet içi eğitim” bahanesiyle gönderilen öğretmenler ve kapatılan okullarla eğitim hakları da ellerinden alınmıştı. Eğitim Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca’nın ifadesiyle 103 şubeden yaklaşık 120 eğitim emekçisi
Mardin’de buluştu. Bu buluşmanın büyük bir anlamı ve vicdani bir yaptırımı olmalıydı. Mardin’den Nusaybin’e hareket eden eğitim emekçilerine ilk barikat askerler tarafından kurulmuştu. Asker “Muhatap biz değiliz” dedi. Valilik ile yapılan görüşmeler sonuç vermeyince, barikat önünde oturma eylemi gerçekleştirildi. Sonrasında alternatif köy yollarından Nusaybin’e hareket edildi. Barikat önündeki bekleyiş esnasında bir uzman erbaşın birkaç öğretmenle sohbeti, oradaki tabloyu özetler nitelikteydi. Eğitim emekçilerine barikat kurmakla görevlendirilmiş asker, kendi çocuğunun da okula gidemediğini, elektrik, su kesintilerinden etkilendiklerini ve herkesin mağdur olduğunu belirtiyordu. Sosyal medyada görüntüleri yayınlanan özel harekatçılar, mehter marşı eşliğinde mahallelere açılan ateşler, sınıf tahtalarına, bina duvarlarına yazılan yazılar ve katledilen insanları soruyordu emekçiler. Herkes kendince bakar diyerek birkaç kelimeyle meslektaşlarını savunmaya çalışıyor, sonra sadece yaşadığı sınır karakolu bölgesini bildiğini ve söylenenlerden haberi olmadığını belirterek uzaklaşıyordu…
Köy yollarından Nusaybin girişine ulaşıyoruz. Etraftaki binalar sınır boyunca göz alabildiğine uzanan ıssız bir ovadan farksız. Yine bir barikat o soğuk renk, elleri tetikte tam teçhizatlı siviliyle, farklı kıyafetleriyle, çevik kuvvetiyle, özel timiyle polis ve çoğunu ilk kez gördüğümüz ürpertici zırhlı araçlar…
Kısa bir görüşme de orada gerçekleşiyor. Ancak yine sonuç vermiyor ilçeye alınmıyoruz. 103 şubeden 120 eğitim emekçisinin barış, kardeşlik, eşitlik talepleriyle o yolları aşmasının, hükümetin ne emrindeki valilerin ne de silahlı güçlerinin “vicdan”larına bir yaptırımı olmuyor…
Nusaybin girişinde engellemelere karşın basın açıklaması yapıyor ve oracıkta katledilen bir kenti arkamızda bırakarak ayrılıyoruz. Ülkenin her yanından gelmiştik ya, işte şimdi orada gördüklerimizi ülkenin her yanına anlatmaya gidiyoruz...

www.evrensel.net
ETİKETLER Murat OrhanNusaybin