Sağlık emekçileri sokağa çıkma yasaklarına karşı iş bıraktı

Sağlık emekçileri sokağa çıkma yasaklarına karşı iş bıraktı

Sağlık emekçileri, bölge illerinde süren sokağa çıkma yasaklarına karşı bugün birçok ilde bir saatlik iş bırakma eylemi yaptı. Halkın sağlık hakkına ulaşımı ve sağlık emekçilerinin can güvenliğini ortadan kaldıran savaş politikalarına karşı iş bırakma eylemi yaptıklarını söyleyen sağlık emekçileri, ‘Sağlık için barış şart” dedi.

‘SAVAŞIN EN ACI YÜZÜNÜ BİLEN KESİMİZ’

İstanbul’da saat 12.30’da Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde bir araya gelen sağlık emekçileri hastane bahçesinde yürüyüş yaptı. Eyleme SES, İstanbul Tabip Odası ve  Dev Sağlık-İş üyesi sağlık emekçileri katıldı. "Ruh sağlığımızdan olmadan barış hemen şimdi" pankartı açan sağlıkçılar, "Çocuklar ölüyor, barışa ses ver", "Savaş öldürür, biz yaşatırız", "Sağlığa, barışa, insan haklarına sahip çıkıyoruz" ve  "Silahlar sussun, operasyonlar durdurulsun" dövizleri taşıdı. Eylemde konuşan İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dilek Kanmaz, "Bizler bölgede yaşanan zulme ‘dur’ demek için buradayız. Sağlıkçılar, bölgede görevini yerine getiremiyor. Sağlık kurumlarına ciddi bir saldırı var. İnsanlarımızın sağlığa erişim hakkı engelleniyor" diye tepki gösterdi.  Bakırköy Ses Şube Sekreteri Ertan Taştan ise “İktidar 7 haziranda istediği sonucu alamayınca ülkeyi kan gönüle çevirdi" dedi. Eylemde ortak açıklamayı yapan  SES Bakırköy İşyeri Temsilcisi Soner Alıcı da, savaşın  ve çatışmaların en acı yüzünü bilen kesimin sağlıkçılar olduğunu ifade ederek şöyle devam etti: “Gençlerin, çocukların ölü, parçalanmış bedenlerini görmekten çok yorulduk. Yaşanan insan hakkı ihlallerinden sağlık emekçileri de zarar görmektedir. Cizre Devlet Hastanesinde olduğu gibi sağlık kurumları hedef haline gelmekte, silahlı saldırıya uğramaktadır. Hastaneler özel harekat polisleri tarafından birer karargah gibi kullanılmaktadır." Sağlık Bakanlığının yaşanan bunca sorun için tek söz söylemediğine dikkat çeken Alıcı, "Şimdi de müjde verir gibi çatışma alanlarındaki sağlık emekçilerinin bir hafta boyunca sağlık kurumlarından ayrılmayacaklarını hastanede yatıp kalkacaklarını ilan etmektedir" diye tepki gösterdi.

SAĞLIK BAKANI SAVAŞ BAKANI GİBİ DAVRANIYOR

Diyarbakır’da da  SES ve Diyarbakır Tabip Odası ortak açıklama yaparak, Sur’da süren sokağa çıkma yasağının sonlandırılmasını istedi. 1 saatlik iş bırakma eylemi yapan sağlık emekçileri saat 11.00’de Selahattin Eyyübü Devlet Hastanesi önünde biraraya geldi. Burada konuşan SES Diyarbakır Şube Eş Başkanı Ramazan Kaval, sokağa çıkma yasaklarında, halkın sıkıyönetim dönemlerinde bile örneğini görmediği orantısız bir şiddete maruz kaldığını ifade etti. Halkın beslenme, su, elektrik, sağlık hizmetleri gibi temel haklardan yararlanamadığını kaydeden Kaval, hastane ve okulların özel harekât polisleri tarafından işgal edildiğini de vurgulayarak şöyle konuştu: “Sokağa çıkma yasakları başladığından beri tehdit ve sindirmeyle karşılaşan, can güveliği olmadan kimi zaman öldürülerek, kimi zaman kafalarına silah dayanarak hizmet vermeye çalışan sağlık emekçileri, ne olduğu belli olmayan, yasadışı bir şekilde haftalık nöbet uygulaması ile adeta hastaneleri hapsedilmektedir.”  Yasakların ilan edildiği ilk günden itibaren sağlık kurumlarının ve sağlık emekçilerinin dokunulmazlığını öngören tüm uluslararası anlaşmaların ihlal edildiğinin altını çizen Kaval “Halkın sağlık hakkı engellenirken ne yazık ki Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ise  sorumlu olduğu halkın sağlığını ve sağlık çalışanlarının çalışma koşulları, güveliği ve yaşam hakkı başta olmak üzere en temel insani haklarını göz ardı ederek adeta savaş bakanı gibi hareket etmektedir” dedi.    

Kaval,  “Asker ve polis tarafından hastanelerin üs olarak kullanılmasına, ambulansların yaralılara giderken polis tarafından engellenmesine, halkın hastanelere erişememesine, acil servislerin önüne zırhlı araçların konuşlanmasına hastanelere roketlerin isabet etmesine dair” Sağlık Bakanlığını harekete geçmeye çağırdı.

HASTANE GAZA BOĞULDU

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde bölge illerindeki sokağa çıkma yasakları ve sivil ölümlerini protesto etmek isteyen öğrencilere müdahale etmek üzere hastane içine giren çevik kuvvet polisinin elinde patlayan gaz bombası hastaneyi gaza boğdu. Olay, bugün  Dokuz Eylül Üniversitesi Çocuk Hastanesi acil servisi önünde meydana geldi. Öğrencilerin protesto eylemi henüz başlamadan polisin elinde patlayan gaz bombası ile etrafa yayılan gaz özellikle hastanenin alt katlarında hissedildi. Olaya, hastane çalışanları, hastalar ve yakınları tepki gösterdi. Dün de  Tıp Fakültesi öğrencilerinin, Silopi, Cizre ve Sur için yaptıkları eyleme müdahale eden polis 13 öğrenciyi gözaltına almıştı.

EMEKÇİLER 29 ARALIKTA İŞ BIRAKACAK

Mersin devlet hastanesi’nde yapılan eylemde konuşan  SES Mersin Şubesi Eş Başkanı Yılmaz Bozkurt ise, 29 Aralık tarihinde KESK, DİSK, TTB ve TMMOB gibi emek ve meslek örgütlerinin Mersin bileşenleri tarafından bir günlük iş bırakma eylemi yapılacağını duyurdu.

İHD'nin 10 Aralık 2015 verilerine göre, bölgede süren çatışmalarda bugüne kadar toplam 325 kişinin yaşamını yitirdiğin söyleyen Bozkurt, "Bu sayı sadece sivil ölümleri kapsamakta olup toplam sonuç ise çok daha korkunçtur" dedi. Bozkurt, bölgedeki sağlık kurumlarının koşulları ve sağlık emekçilerinin yaşadığı sıkıntılara ilişkin ise "Yasaklar ilan edilmeye başlandığı ilk günden itibaren sağlık kurumlarının ve sağlık emekçilerinin dokunulmazlığını öngören tüm uluslararası anlaşmalar ihlal edilmektedir" diye konuştu. (HABER MERKEZİ)

www.evrensel.net