Türkiye’nin en zengini asgari ücretliler!

Türkiye’nin en zengini asgari ücretliler!

Teşvik paketine göre Türkiye’nin en zengini asgari ücretliler. Paketin ayrıntıları ortaya çıkıyor. Teşvik paketiyle asgari ücret alan işçinin değil patronların ödediği vergi ve primler ortadan kaldırılıyor.Yıllardır emek örgütleri ve sendikalar asgari ücretin vergi dışı bırakılmasını talep ediyorlar. Asgari

Arif Koşar

Yıllardır emek örgütleri ve sendikalar asgari ücretin vergi dışı bırakılmasını talep ediyorlar. Asgari ücret tespit komisyonu görüşmeleri sırasında gerek komisyonda gerekse yapılan eylemlerde ilk talep asgari ücretin insanca yaşayacak bir seviyeye çıkarılmasıysa ikincisi de asgari ücretin vergi dışı bırakılması olmuştur. Ancak, teşvik paketiyle asgari ücret alan işçinin değil patronların ödediği vergi ortadan kaldırıldı.

Türkiye’de vergi sistemininde az kazanandan çok, çok kazanandan da az vergi alınması yıllardır eleştiri konusu olmuştur. Ta ki, yeni teşvik sistemine kadar. Bu sistemle artık çok kazanan sermayeden ‘az’ vergi bile alınmayacak. Yeni pakette işverenlere katma değer vergisi (KDV) istisnası, gümrük vergisi muafiyeti, vergi indirimi,  sigorta primi işveren hissesi desteği (asgari ücret üzerinden), gelir vergisi stopajı desteği ve KDV iadesi desteği sağlanıyor.

PATRON 10 YIL PRİM ÖDEMEYECEK

2002 yılında iktidara gelen hükümet 2003, 2006 ve 2009 yıllarında teşvik sistemini yenilemişti. Bu dördüncü teşvik sistemi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın açıkladığı paketin satır araları okunduğunda teşvikin boyutları da ortaya çıkıyor. Teşvik sisteminde iller sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeylerine göre 6 bölgeye ayrılıyor. Pakete göre; 31 Aralık 2013 tarihine  kadar başlanacak yatırımlarda, işverenlere 10 yıl süreyle Sigorta Primi Desteği uygulanacak. Bu tarihten sonra başlanacak yatırımlarda ise 7 yıl süreyle uygulanacak.

PATRONLARA TAM DESTEK

Ancak bir istisnası var. Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan teşvik paketiyle ilgili açıklamasında, “Yeni getirilen, asgari ücret üzerinden hesaplanan Sigorta Primi İşçi Hissesi Desteği ve Gelir Vergisi Stopajı Desteği sadece 6. bölgedeki bölgesel, büyük ve stratejik yatırımlar için geçerli olacak” dedi. Buna göre, işçilere sigorta prim desteği yalnızca 6. bölge illerinde ve büyük stratejik yatırımlarda sağlanacak. Bu şu anlama geliyor, bölgede mevcut işyerlerinden hiçbirinin bu kapsama girme şansı yok. Belki bir iki işyeri-fabrika girebilir. Dolayısıyla işçilere yönelik sigorta prim desteği, eğer yapılırsa bölgede kurulacak birkaç tane fabrika için geçerli olacak. Dolayısıyla milyonlarca işçi için herhangi bir ‘teşvik’ söz konusu olmazken, belki (o da belki) birkaç bin işçi bu desteklerden yararlanacak. Dolayısıyla sermayenin yapacağı yatırımlar için, yatırım tutarının yüzde 116’sına kadar destek sunulurken, birkaç bin işçiden sigorta primi alınmayacak olması, olsa olsa bir talebin sulandırılması olabilir. Hatırlatmakta fayda var: Talep, milyonlarca işçinin asgari ücretinden vergi alınmaması talebidir.

SENDİKALARA GÖREV DÜŞÜYOR

Konuyla ilgili gazetemize görüşlerini açıklayan Hava-İş Genel Başkanı Atilay Ayçin, teşvik paketinin bölgesel eşitsizliği ortadan kaldırma adına gündeme getirildiğini ancak asıl amacının patronlara kaynak aktarımı olduğunu ifade etti. Teşvik paketinin hükümetin patronlarla bağlantısını bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Ayçin, “Özüne baktığımızda hükümetin kimlere hizmet için geldiği, AKP’nin kime hizmet için kurulduğu belli. Kendisini iktidar yapan güçlerin çıkarları bir bir yaşama geçiriyor. Patronların iktidarını pekiştirmekten başka bir şey düşünmüyor. Doğal ki emekçilerin menfaatini düşünmeyecek. 24 Ocak 1980 kararlarıyla başlatılan sürecin devamıdır. Sadece bugünkü hükümetle ilgili değil. Bugün AKP de bir Özal döneminin devamı olduğunu çok açık bir şekilde söylüyor. O günden bugüne politikalardaki kararlığı göstermesi bakımından önemli.” diye konuştu.

İşçilerin yıllardır asgari ücret üzerindeki verginin kaldırılması da dahil taleplerinin hükümet tarafından gözardı edildiğini belirten Ayçin, bu taleplerin hayata geçmesi için sendikalara görevler düştüğünü ifade etti. (İstanbul/EVRENSEL)


ERGÜN: TEŞVİK TEMMUZ 2011’DEN BAŞLAYACAK

Sanayi Bakanı Nihat Ergün, yeni teşvik sisteminde yürürlük tarihinin 15 Haziran ya da 1 Temmuz 2011 olarak uygulanacağını ifade etti. Başbakan Tayyip Erdoğan geçen hafta yeni teşvik sistemini açıklamak için yaptığı basın toplantısında, yeni sistemin 1 Ocak 2012’den geçerli olacağını söylemişti. Ergün yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Daha kararname yayımlanmadı. Sadece tanıtım yapıldı. Kararnamede gerekli revizyonlar yapılır. Biz seçimden sonra teşvik paketinin revize edileceğini, yatırımcılardan yatırımlarını durdurmamalarını istemiştik. Haziranın 15’i ya da Temmuzun 1’i (2011) kararnameye eklenebilir. Bu tarih, kararnameye eklendiğinde bu konuyla ilgili tartışma sona erecektir.”


BÜROLARDA, BAKANLIKLARDA ÇÖZÜM OLMAZ

Atilay Ayçin (Hava-İş Genel Başkanı): Teşvik sistemi de, diğer yasalar da emekçilerin insanca yaşamasını gözeten düzenlemeler olmadı. Hep mevcut hakları nasıl ortadan kaldırabiliriz diye düşünüldü. Emekçilere bakış açısı hep bu oldu. Son teşvik yasasıyla da sözüm ona bölgesel kalkınma adına hazırlanmış ama patronlara kaynak aktarmayı merkezine koymuş. Yıllardır asgari ücretten vergi kesilmemesi talebini dile getiriyoruz. Ancak, bu ve diğer talepler; ulusal istihdam stratejisine karşı çıkılması, kıdem tazminatına saldırı ve diğer düzenlemelere karşı, yasalarla çizilmiş kalıpların dışına çıkmadan bu taleplerin karşılanması mümkün değildir. Aksi takdirde toplusözleşme masalarında, bürolarda, bakanlıklarda, onları ikna ederek bu sorunların çözümü mümkün değildir. Bunlar olmadan emekçilerin hakça paylaşımı beklemesi çok hayalcidir. Emekçilerin sömürüyü ortadan kaldırabilmeleri, vergide ve paylaşımda adaleti sağlamaları ancak kendi partileriyle iktidar olduklarında olacaktır.

www.evrensel.net