Romanlar: Savunmasız azınlık

Romanlar: Savunmasız azınlık

Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komisyonu’nun birkaç hafta önce yayınlanan “Avrupa’daki Roman ve Gezginlerin İnsan Hakları” raporunda Türkiye’nin de aralarında bulunduğu ülkelerdeki Romanlar hakkında çarpıcı saptamalar yer aldı. Raporda Romanların Avrupa’nın en büyük ve en savunmasız azınlığını oluşturdu

SİYASİ LİDERLER VE ROMAN KARŞITI SÖYLEM

Son yıllarda, seçilmiş temsilciler dahil siyasi liderler, dini temsilciler ve hatta ulusal düzeyde yargı yetkilileri Romanlar ve Gezginlere karşı açıkça ırkçı ya da damgalayıcı söylem kullandı.

Avusturya, Bulgaristan, Danimarka, Yunanistan, Litvanya, Moldova, Slovakya, İspanya ve Türkiye’de Roman karşıtı açıklamalar belgelendi.

Türkiye’de 2006’da aşırı milliyetçi bir örgütün kampanyasını polis durdurdu. Kampanya internette devam etti... Daha sonra düzenlenen iddianamede Türkiye’deki Romanlarla ilgili nefret söylemi ilk kez TCK 216 bağlamında ele alındı.

İNTERNETTE NEFRETİN YAYILMASI

Türkiye’de dört ırkçı örgüt ve internet sitesi, hoşgörüsüzlük, ırkçılık ve yabancı düşmanlığını giderek artan şekilde yaygınlaştırdı. Bu gruplar bazen Romanlarla Kürtleri örneğin ‘aşağılık ırklar’ şeklinde birleştiriyor.

ROMAN VE GEZGİNLERE KARŞI IRKÇI ŞİDDET

Türkiye’de 2006 yılında Afyon’da bir grup bir Roman ailesine saldırıldı ve evleri yakıldı. Hiç kimse tutuklanmadı. 2010 Ocağında Selendi’de yaklaşık bin kişi Roman komşularına saldırdı, evleri, çadır ve araçları yaktı ve ‘Selendi’de Roman istemiyoruz’ diye slogan attı, olay 74 Romanın kaçmasına neden oldu. 2011’de ECRI ırkçı şiddet olaylarından derin endişe duydu ve Türk yetkilileri özellikle bu gibi tamamen ırkçı motif taşıyan saldırıların üzerine gitmeye çağırdı.

POLİS ŞİDDETİ

Aralarında Avusturya, Azerbaycan, Bosna Hersek, Bulgaristan, Kıbrıs, Çek Cumhuriyeti, Fransa, Gürcistan, Yunanistan, Macaristan, İtalya, Portekiz, Romanya, Rusya, Sırbistan, Slovakya, Makedonya, Türkiye ve Ukrayna’nın bulunduğu ülkelerde polisin Roman ve Gezginlere fiziksel istismar ve tacizde bulunduğu belirtildi.

KEYFİ MÜSADERE YA DA EMLAKİN YIKIMI

Bulgaristan, Gürcistan, Yunanistan, İtalya, Lüksemburg, Rusya ve Türkiye’nin de aralarında bulunduğu ülkelerdeki Romanların keyfi müsadereye tabi tutuldukları ve/veya emlaklerinin polis ya da diğer yetkililer tarafından yıkıldığı rapor edildi. Keyfi müsaderenin yolda durdurarak, sınır kontrollerinde, dilenme çerçevesinde yapılan aramalar yanında Roman yerleşimlerine baskınlar sırasında meydana geldiği rapor edildi. Roman topluluklarına polis baskınları sırasında, konut yapıları dâhil Roman emlakinin büyük ölçekli yıkımı da belgelendi.

DELİL YOKSA BÜTÜN ROMAN ERKEKLERİ TOPLANIYOR

Bulgaristan, Yunanistan, Rusya, Türkiye ve Ukrayna’da Romanların keyfi tutuklanması olayları rapor edildi. Bazı durumlarda polis özellikle genç Roman erkeklerini gözaltına almayı herhangi birinin tutuklanmasına yetecek delil olmadığında bir soruşturma yöntemi olarak kullanıyor.

ACİL YARDIM HİZMETLERİNDE AYRIMCILIK

Kırklareli’ndeki Romanlar ambulans ve itfaiyenin mahallelerindeki olaylara müdahale etmeyi kabul etmediklerini dile getirdi. Tedavinin reddedilmesine bağlı hatalı ölümler olduğu haber verildi. 2006 yılında Çerkezköy’de bir devlet hastanesinde bir Roman erkek öldü, cerrah tedavi etmeyi reddettiğinde bacağında bir tabanca yarası vardı, tanıklar doktorun hasta hakkında ırkçı sözler sarfettiğini ve hastanın nakil sırasında kan kaybından öldüğünü söylediler. Hastanın karısı dava açtığında tanıklar doktorun söylediklerine ilişkin tanıklıklarını geri çektiler.

SAĞLIK PERSONELİ TARAFINDAN AYRIMA TABİ TUTULMA

Türkiye’de Roman kadınlarının doğumhanelerde ayırılması olayları da bildirildi. İzmir ve Manisa’da görüşme yapılan Romanlar, devlet hastanelerindeki sağlık personelinin Roman hastaları, farklı muameleye tabi tuttuklarını belirtti. Bartın’da görüşülen bir Roman, hastane personelinin Roman olmayan hastalara verdikleri aynı hizmeti vermediklerini belirtti. Şavşat’ta bir Roman, bir sağlık personeli hastanın Roman olduğunu anlarsa, o kişinin acilde bile gerektiğinden fazla bekletildiğini bildirdi.

MAL, HİZMET VE KAMUSAL ALANLARA ERİŞİM

Aralarında Bulgaristan, Finlandiya, Macaristan, Polonya, Moldova, Portekiz, Romanya, Slovakya, İsveç ve Türkiye’nin de bulunduğu Avrupa’nın birçok ülkesinde Roman ve Gezginlerin mal ve hizmetlere erişimlerinde ayrımcılık yapıldığı bildiriliyor. Türkiye’de Romanların, kamu hizmetlerine erişim dahil, üst düzeyde ayrımcılıkla karşılaştığı iddia ediliyor. Örneğin Doğu Anadolu’daki Erzincan’da bir Roman, işyeri sahiplerinin ondan diğer müşterileri korkuttuğu için girmek istediği kahvehaneyi terk etmesini istediğini bildirdi.

NÜFUSA KAYIT VE SEÇME HAKKININ YERİNE GETİRİLMESİ

Türkiye’deki Romanların nüfus kayıtları çoğunlukla yok ve bundan dolayı uygulamada oy kullanmadan yasaklılar. Bildirildiğine göre Türkiye’de bazı Romanlar bürokraside en yükseğe kadar çıkmayı başarıyor ancak kökenlerini açıkça kabul etmiyorlar. Türkiye’de Romanlar, azınlık haklarını kovalamanın ihanet sayıldığı milliyetçi baskılara karşı siyasi aktivizmden kaçınıyor. Türkiye’deki Roman aktivistler böylece tartışmayı kimlik ya da azınlık hakları diye çerçevelemekten kaçınıyorlar.” (Ankara/ANKA)


SULUKULE’YE ULUSLARARASI İLGİ BİR İŞE YARAMADI

Romanların zorla tahliye edilmeleri 2008’den beri Arnavutluk, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Fransa, Macaristan, İtalya, Romanya, Rusya, Sırbistan, Slovakya, Makedonya ve Türkiye’de yer aldı. Son yıllarda tümüyle bir Roman mahallesinin büyük ölçüde yıkımı geçtiğimiz yıllarda Türkiye’de gerçekleşti. Tek örnek olmasa da tümüyle bir Roman mahallesinin belki de en üst derecede yıkımı İstanbul Fatih Belediyesi birkaç yıllık çalışmasıyla Sulukule’deki Roman mahallesini yıkımı girişimiydi. Yıkım Avrupa Parlamentosu’nun gündemine geldi. Ama uluslararası ilgi hiçbir işe yaramadı ve mahalle 2009’da, konut yapmak üzere yerle bir edildi, sakinleri merkezden uzağa yerleştirildi ve bazıları zorla göçebeliğe mecbur kılındı.


ÇOCUKLARIN AYRILMASI

Türkiye’de Roman olmayan ailelerin çocuklarını çekmesiyle bazı okullar tamamen Roman çocuklara ait hale geliyor. Roman çocuklar sınıfların belli bölümüne oturtularak çoğunluktan ayrılıyor ya da tamamen başka sınıflara alınıyor. Başka şeyler arasında telafi sınıfları, ayrı sınıflar ya da aynı sınıfta ayırmaların Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Yunanistan, Macaristan, Karadağ, Portekiz, Rusya, Sırbistan, Slovakya, Makedonya ve Türkiye’de olduğu belirtildi. Türkiye’de Roman olmayan ve Roman çocuklar sıklıkla sınıf içinde ayrılıyor. Yaygın Roman karşıtlığı öğretmenlerin sık sık Roman öğrencileri dışlaması, bu davranışın Roman olmayan öğrenciler tarafından model alınması anlamına geliyor. Söylenenlere bakılırsa öğretmenler Roman öğrencileri dövüyor ve hakaret ediyor. Roman olmayan öğrencilerin de Roman öğrenci akranlarına zorbalık yaptıkları iddia ediliyor.

www.evrensel.net