JİTEM Ana Davası tanıkların dinlenmesi için 14 Mart’a ertelendi

JİTEM Ana Davası tanıkların dinlenmesi için 14 Mart’a ertelendi

Cansu PİŞKİN
ANKARA

80’li yılların sonundan itibaren Diyarbakır ve çevresinde gözaltında kayıp ve yargısız infazlarla hafızalara kazınan JİTEM’in işlediği iddia edilen26 cinayete ilişkin 5’i firari 16 kişi hakkında açılan JİTEM Davası’na bugün devam edildi. Aralarında gazeteci yazar Musa Anter’in de bulunduğu 26 cinayete ilişkin 16 kişinin yargılandığı davanın Ankara Adalet Sarayı 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmasında, mahkeme mağdur avukatlarının talebiyle tanık Kutlu Savaş, Orhan Taşanlar ve Mehmet Eğmür’ün bir sonraki duruşmada dinlenmesinekarar verdi. JİTEM Ana Davası 14 Mart 2016’ya ertelendi.

Mahkeme heyeti, önceki duruşmada İsveç’te siyasi mülteci olarak yaşayan JİTEM itirafçılarından Abdülkadir Aygan kod adlı Aziz Turan’ın SEGBİS yöntemiyle ifadesinin alınması için Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü’ne başvurmuştu. Ancak İsveç yasasına göre sanığın SEGBİS yoluyla duruşmada dinlenebilmesi için rızasının alınması gerektiği cevabını alan mahkeme yeni bir başvuru yaparak sanığın rızasının olup olmadığının tespit edilmesini istedi. 

‘CEZASIZLIK YOLUYLA KORUMA SAĞLANIYOR’

Mağdur avukatlarından Oya Aydın son 1 yılda faili meçhul cinayetlerin arttığını belirterek şu şekilde konuştu, “Faili meçhul davalarının 20 yıl sonra açılmasının nedeni siyasi iktidarın politik tutum değişikliğidir. Deliller birden elleriyle konmuş gibi bulunarak davalar açıldı. Ancak son 1 yıldır siyasi iktidarın politik tutumu tekrar değişti ve faili meçhullere ilişkin açılan davaların çoğu beraatla sonuçlandı veya sürüncemede bırakıldı. Bu şekilde faili meçhul cinayetlerin tekrar başlaması ve geçmişte o iş için kullanılan subay ve korucuların tekrar aktif göreve getirildiği dikkate alındığında bu kişilere cezasızlık yoluyla koruma sağlanmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır. Siyasal iktidar dosyayı aydınlatmamak ve yargı makamlarının takibini önlemek için resmi kurumların gerekli bilgi ve belgeleri paylaşmaması ya da paylaşmayı geciktirmesini sağlıyor. Mahkeme bu tutumun önüne geçmelidir. Bu dosyanın da kapatılıp karartılmaması için tanıkların dinlenmesini talep ediyoruz.” 

JİTEM’İN TARİHİ

1980’li yılların başında kurulan Jandarma İstihbarat Terörle Mücadele(JİTEM),terörle mücadele adı altında işkence, gözaltında kayıp ve yargısız infazlarda bulunuyordu. Devlet kurumları tarafından uzun süre kabul edilmeyen JİTEM’in varlığı, ilk kez Susurluk skandalından 1 yıl sonra Başbakanlık Teftiş Kurulu Kutlu Savaş’ın hazırladığı raporla doğrulanmıştı. Raporda, JİTEM’in terörle mücadele adı altında itirafçıların ve korucuların, rütbeli jandarma görevlilerinden emir alarak işledikleri faili meçhul cinayetler anlatılıyordu. Kutlu Savaş raporunda itirafçı İbrahim Babat’ın ifadelerine yer verdi. BabatJİTEM’in kirli faaliyetlerini şu sözlerle anlatmıştı: “JİTEM birlikleri içinde teröre karşı başarılı çalışmalarımız olmakla birlikte açığa çıkmamış ve gizli kalmış ve bugün de devleti sıkıntıya sokan bazı keyfi, hukuk dışı, pis uygulamalar olmuştur. Teröre karşı mücadelede çok yararlı istihbari bilgiler getiren Hacı Ahmet Zeyrek ve Mehmet Bayar adındaki sivil vatandaşlar -ki bunlar ülkesini, devletini seven insanlardı- mantıklı hiçbir gerekçe öne sürülmeden faili meçhul bir şekilde katledildiler. Hacı Ahmet Zeyrek'i 1988'de Silopili olan Lokman Gündüz'e öldürttüler. Mehmet Bayar ise 1990 yılının başında çok kirli bir yöntemle imha edildi. Bayar'ın eline istihbarat gizli servislerinin kullandığı orijinal bombalı bir çanta verildi. İdil'li bir avukatla (Bu avukatın daha sonra Hasip Kaplan olduğu ortaya çıktı) randevu alındı. Mehmet Bayar'a 'Avukatın yanına bu çantayla gideceksin, görüşme esnasında çantanın kolundaki düğmeye basacaksın, ses kayıtlarını alıp bize getireceksin' dendi. Gerekli izahat yapıldıktan sonra Bayar'ı bir arabayla avukatın bürosunun yakınına bıraktık. Mehmet Bayar, arabadan indikten sonra daha büroya varmadan düğmeye basmış olacak ki, çanta infilak etti. Bunda esas amaç görüşmedeki bilgileri almak değil Mehmet Bayar'ı yem olarak kullanıp kendisiyle birlikte avukatı da imha etmekti.” 

GÖREVLİ MAHKEMENİN BELİRLENMESİ 10 YIL SÜRDÜ

Babat'ın ifadeleri üzerine Dönemin İdil Cumhuriyet savcısı, 16 Eylül 1989'da öldürülen üç kişi ile ilgili dosyayı tekrar açtıancak 8 Ocak 1999'da soruşturma hakkında görevsizlik kararı verilerek dosya Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi savcılığına gönderildi. Babat’ın itiraflarından sonra mektupta ismi geçen PKK itirafçıları ve jandarma istihbarat elemanlarından oluşan 11 sanık hakkında Diyarbakır DGM Başsavcılığı tarafından 1999’da  ‘cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak’ ve ‘birden fazla kişiyi öldürmek suçlarından soruşturma açılarak dava başlatıldı. Diyarbakır DGM Başsavcılığı, Genel Kurmay Başkanlığı’ndan İdil Savcısı’nın görevsizlik kararında ismi geçen Arif Doğan, Şaban Bayram, Sinan Yaşar ve Ahmet Cem Ersever için soruşturma izni istedi. Ancak Genelkurmay Başkanlığı’nın adı geçen sanıkların sivil mahkemelerde yargılanmasına izin vermemesi üzerine açılan davada görevli mahkemenin belirlenmesi 10 yıl sürdü. 

JİTEM DAVASI’NDA DÜNDEN BUGÜNE

İsveç’te siyasi mülteci olarak yaşayan Abdülkadir Aygan’ın (Aziz Turan) Türkiye’deki çeşitli basın organlarına yaptığı açıklamalar ve internette JİTEM bordrosunu ve üst düzey askeri yetkililerle çekilmiş fotoğraflarını yayınlamasının ardından yeni bir dava açıldı. 2005 yılında aralarında Emekli Albay Abdülkerim Kırca, Uzman Çavuş Yüksel Uğur, ‘Yeşil’ kod adlı Mahut Yıldırım, PKK itirafçısı Abdülkadir Aygan’ın da bulunduğu 8 sanık hakkında daha önceki soruşturma dosyaları üzerinden dava açıldı. Soruşturmanın açılmasından 13 yıl sonra hazırlanan iddianame, dava dosyası görev uyuşmazlıkları sebebiyle Ağır Ceza Mahkemesi, Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi ve Askeri Mahkeme tarafından uyuşmazlık konusu yapıldı ve görevli mahkeme ancak 17 yıl sonra belirlenebildi.  İki dava Mayıs 2010’da birleştirilerek Diyarbakır Özel yetkili 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başladı. Ancak özel yetkili mahkemelerin kalkmasıyla dava önce Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesin’e ardından da güvenlik gerekçesiyle Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ne nakledildi. 16 sanığın yargılandığı davada tek tutuklu Musa Anter’in katili olduğu iddia edilen Hamit Yıldırım. 

 

Son Düzenlenme Tarihi: 21 Aralık 2015 15:53
www.evrensel.net