Basına ve sendikal kamuoyuna

Basına ve sendikal kamuoyuna

Pazar günü Tek Gıda-İş Sendikası genel merkez binasında şubemizin olağanüstü genel kurul toplantısı vardı.Bu olağanüstü genel kurul 2011 eylül ayında gerçekleşen genel merkez olağan kongresinde aday olmam sonrasında başlayan sürecin son hamlesi yani bir nevi darağacı.Ama beklenenin aksine darağacına genel yönetim t&uu

Muzaffer Dilek

Pazar günü Tek Gıda-İş Sendikası genel merkez binasında şubemizin olağanüstü genel kurul toplantısı vardı.
Bu olağanüstü genel kurul 2011 eylül ayında gerçekleşen genel merkez olağan kongresinde aday olmam sonrasında başlayan sürecin son hamlesi yani bir nevi darağacı.
Ama beklenenin aksine darağacına genel yönetim tüm ısrarlarımıza rağmen kendi çıktı ve orada demokrasiyi ve sağduyuyu idam ettiler.
Hazirun cetvelinde çoğunluğun sağlandığı çağrısıyla salona girildi, ardından Genel yönetim gelir gelmez Divan kurulu için ayrılmış koltuklara oturdu.
Gündem gereği seçilmeden o koltuklara oturamayacaklarını bildirmemiz üzerine Sayın Mustafa Türkel ben hükmü şahsiyetin genel başkanıyım, delegeler ve üyelerimle konuşacağım dedi. Gündemde böyle bir konuşmanın yer almadığını hatırlatınca da, ben genel başkanım ve zaten genel kurulunuzun başlamasına da daha zaman var dedi. Bunun üzerine o zaman salondan çıkmalarını ya da bizim delegeleri çıkaracağımızı söyledik ancak herkesin huzurunda kendisi konuştuktan sonra cevap hakkı doğanlara söz verilecekse teşkilatın makamına saygıdan dolayı sözlerini kesmeden dinleyeceğimizi söyledik.
Genel başkan buna söz verdikten sonra konuşmasına başladı “Sizin bu şube başkanınız gitti Öz Gıda-İş’de yüz bulamadı geldi şimdi buraları karıştırıyor biz onunla çalışamayız sakın onu seçmek gibi ya da genel yönetimi divan başkanlığına seçmemek gibi bir gaflete düşmeyin yoksa pazartesi sizin için iyi olmaz sonuçlarına katlanırsınız” dedi.
Bu konuşmadan sonra cevaben genel başkanın bu konulardaki tespitlerinin taraflı olduğunu bu nedenle taraflı olduğunu delegelerin huzurunda beyan eden bir genel yönetimin oluşturacağı divan kurulunun genel kurulu adil bir şekilde yönetemeyeceğini bu nedenle divan kurulunun delegelerden oluşmasının uygun olacağını söyledik. Sözü Genel Sekreter Mecit Amaç aldı “Hazirun cetveline göre çoğunluğun sağlandığını” söyledi. Genel kurulunuzu açıyorum dedi ve genel kurulu yönetecek divan kurulu için verilmiş önergeyi oylamaya sundu.
Bu önergeye salondaki 45 delegenin yalnızca 15 kişisi el kaldırdı bunu gözle saydıktan sonra tek dokunarak saymaya başladığımızda apar topar indirin ellerinizi dedi ve dosyalarını toplamaya başladı.
Sıradaki önergenin oylanmasını istedik bunun için delegenin yüzde 25’inin imzası olması gerekir dedi ayrıca genel merkez yöneticisi dışındakilerin divan kurulu olamayacağını tüzük kitapçığını sallayarak iddia etti. Bunun üzerine divan kurulunun oluşacağı kişiler belli ise neden divan seçimi yerine ataması yazmadığını söyledik. Bu durum tartışma halinde iken Genel Sekreterimiz Mecit Amaç bütün dosya ve tutanakları alarak çıkarken biz devam ederiz dedik o da hazirun cetvelini nerden bulacaksınız dedi. Biz de genel kurulun açılışını zaten siz yaptınız ikinci divan önergesi ile devam edeceğimizi söyledik.
Genel kurul seçim gündemine kadar tamamlandı ve şube Muzaffer Dilek başkanlığındaki tek liste ile seçimlerin yapılması için seçim kurulu beklenmeye başlandı.
Saat 17.05 saatlerine kadar bekledik ve en ilginç durum da öğleden sonra oy kullanmaya gelen bir çok delege bina girişine dahi alınmadı.
Ertesi gün (09-04-2012) Güngören ilçe seçim kuruluna giderek bildiğiniz üzere dün seçimimiz vardı neden gelmediniz diye sorduğumuzda bize, “Genel Merkezden dün saat 12.00 de gönderilen bir tutanak üzerine seçimlerin ertelenmiş olduğunu düşündük ve gelmedik” dediler. Tutanakta olağanüstü genel kurulda çıkan kargaşa da bir grup delegenin hazirun cetvelini alarak kaçması üzerine çoğunluğun tespit edilememesi üzerine genel kurulun ertelendiği yazıyor. Bu tutanağın altında da genel yöneticileri Mecit Amaç, Mustafa Akyürek, Recep Ali Çelik imzası vardı.
Bütün bunlar iddia değil onlarca delegenin imzası ile şahit olduğu tutanak altına alınmış gerçek bir durumdur. Şimdi sormak lazım;
Divan heyetine seçilemeyince hazirun cetvelini alıp gitmek var mı?
Salondan çıkarken koltuğunun altında olan hazirun cetvelini muhalif de olsalar benim delegelerimi kaçırmakla suçlayan bir tutanak düzenlemek var mı?
Bir dosyaya sahip çıkamayan 40 bin üyeye nasıl sahip çıkacak demezler mi?
Madem delegenin iradesini yok sayacaktınız o zaman olağanüstü genel kurulu neden yaptırdınız demezler mi?
Disiplin kurulumuz ona ceza verdi mahkeme iptal etti ama o mahkemenin sorunu demek adalet duygusunu sorgulatmaz mı?
Sonra Evrensel gazetesine Muzaffer Dilek hain demek var mı?
Hele hele pazartesi benim listemdeki adayları temsilcilik görevinden almak var mı?
Her şeye rağmen genel yönetimimizi 40 bin üyesinin sorumluluğunu taşımaya davet ediyoruz.

*Tek Gıda-İş Avrupa Yakası Şube Başkanı

www.evrensel.net