05 Aralık 2015 04:52

Şişecam işçilerinden Türk-İş Genel Kurulu'na mektup: Bu sendikal anlayış değişmeli

Paylaş

Yaklaşık 800 bin işçinin üye olduğu, 33 sendikanın üst örgütü konumundaki Türk-­İş, 3-­6 Aralık tarihlerinde, 22. Olağan Genel Kurulunu yapıyor. Genel kurulun ilk gününde, 13 yıldır iktidarda olan, biz işçi ve emekçilerin bütün haklarını tırpanlamak için elinden gelen her şeyi yapan, AKP iktidarının lideri Recep Tayyip Erdoğan’a söz hakkı tanınması, Türk-­İş’in, sermaye sınıfı ve hükümeti ile nasıl bir iş birliği içerisinde olduğunu, gayet net bir şekilde açıklamaktadır...

Ülkemizin en büyük konfederasyonu olma özelliğine sahip olan Türk-­İş’in, alması gereken tutum, bütün haklarımızı gasbetmeyi hedefleyen siyasi iktidarla arasına mesafe koymak olmalıdır. Gerçekçi olmak gerekirse, ne söylersek söyleyelim, mevcut Türk­-İş yönetimi sahip olduğu sendikal anlayışla devam ettiği sürece Türkiye işçi sınıfına ihanet etmeye devam edecek ve yöneticiler değişse de bizleri açlığa sefalete mahkum edecek sözleşmelerin altına imzalar atılacaktır.

Şu çok açıktır ki; sendikal bürokrasi batağına saplanmış bu sendikal anlayışı değiştirmek üzere, biz işçi ve emekçiler sahneye çıkmadığımız sürece, yaşamakta olduğumuz tabloda pek bir değişiklik olmayacaktır. Son olarak, metal işçileri göstermiş oldukları kararlılık ve mücadele ile bu gidişatın değişebileceğini ve bunun biz işçi ve emekçilerin sermaye sınıfına ve sendikal bürokrasiye karşı birliğimizi güçlendirdiğimiz takdirde mümkün olduğunu göstermiştir. Bununla beraber, ilk başlarda kısmi bir umut oluştursa da Sendikal Güç Birliği Platformu da sendikal bürokrasi karşısında teslim olmuş, iddiasızlaşmıştır.

“Nasıl bir Türk-­İş?” sorusuna yanıt vermek gerekirse; Giderek artmakta olan hükümetin ve sermaye sınıfının saldırıları karşısında daha mücadeleci bir Türk-­İş. Sendika içi demokrasinin işlediği bir Türk-­İş. Söz yetki ve kararın her zaman işçide olduğu bir Türk­-İş. Üyelere ve kamuoyuna karşı mali şeffaflığın olduğu, her ay sendikalara giren onlarca milyon liranın hesabının sorulduğu ve verildiği bir Türk-­İş. Kaybedilen haklarımızın geri kazanılmasına ve yeni haklar alınmasına yönelik mücadelenin öncülüğünü yapan bir Türk-­İş. İçeride ve dışarıda sürdürülen savaş politikalarına karşı, en yüksek perdeden ve en kararlı bir şekilde barışı, hak eşitliğini, halkların kardeşliğini savunan bir Türk-­İş.

Kurtuluşumuz, birliğimizdedir, birleşik mücadelemizdedir.

Lüleburgaz’daki Şişecam İşçileri

ÖNCEKİ HABER

Şiirimizin Yeni Atlası

SONRAKİ HABER

YTÜ öğrencileri: Okulumuzdaki millet bahçesi projesi iptal edilsin

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa