14. Dünya Ormancılık Kongresi gerçekleşti: Ormana bak kapitalizmi gör

14. Dünya Ormancılık Kongresi gerçekleşti: Ormana bak kapitalizmi gör

Özer AKDEMİR
İzmir

7-11 Eylül 2015 tarihleri arasında Güney Afrika Cumhuriyeti’nde gerçekleştirilen 14. Dünya Ormancılık Kongresinde dünya ormanlarındaki azalmanın devam ettiği vurgulandı. En çok azalmanın Güney Amerika ve Afrika gibi subtropikal bölgelerde olduğunun altının çizildiği Kongrede ormancılık açısından umut verici haberler de var. Kongreye Türkiye’den sunum yapmak için çağrılan tek akademisyen olan Bartın Üniversitesi Orman Mühendisliği Bölümü Ormancılık Politikası Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Atmış Ormancılık Kongresi ile ilgili sorularımızı yanıtladı: 

DÜNYANIN EN BÜYÜK ORMANCILIK TOPLANTISI

Dünya Ormancılık Kongresi ile ilgili kısa bir bilgi verir misiniz?
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Güney Afrika Hükümetinin birlikte düzenlediği 14. Dünya Ormancılık Kongresi Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Durban kentinde 7-11 Eylül 2015 tarihleri arasında yapıldı. “Ormanlar ve İnsanlar: Sürdürülebilir Geleceğe Yatırım” ana temasıyla yapılan Kongreye; 138 ülkeden bilim insanları, bakanlar, politikacılar, sivil toplum örgütü temsilcileri, bürokratlar, ormancılık yöneticileri, özel sektör temsilcileri ve öğrencilerin de içinde bulunduğu 4 bin kişi katıldı. Altı yılda bir yapılan kongrenin birincisi 1926 yılında Roma’da yapılmıştı. Kongre ormancılık alanında yapılan en büyük ve önemli kongre olarak biliniyor. 

DÜNYA ORMANLARI GİTTİKÇE AZALIYOR

Kongrede neler konuşuldu? Dünyadaki ormanların durumu konusunda yeni bilgiler var mı? 
Dünya Ormanlarının durumunu değerlendiren “Küresel Orman Kaynakları Değerlendirme Raporu (FRA 2015)” kongrede açıklandı. 1990 ile 2015 yılları arasındaki 25 yıllık devrede dünya ormanlarının, yapılan ağaçlandırma çalışmalarına karşın azalmaya devam ettiği açıklandı. 1990’da 4 milyar 128 milyon hektar olan orman alanının, 2015’de 3 milyar 999 milyon hektara indiği, 1990’da dünya karasal yüzeyinin yüzde 31.6’sı ormanken, şimdi bu oranın ne yazık ki yüzde 30.6 ya indiği belirtildi. 

Kongrede son beş yıldaki azalma oranının yarıya düştüğü iyi bir haber olarak açıklandı. Daha önce ormanlar yılda  yüzde 0.18 azalırken, 2010 yılından beri yılda bu oranın yüzde 0.08 olarak gerçekleştiği raporda yer alıyor. Yeryüzündeki ormanlar 2010 yılından beri yılda 7.6 milyon hektar azalıyor. Yapılan ağaçlandırma çalışmalarıyla her yıl 4.3 milyon hektar orman kuruluyor. Bu durumda yıllık net orman kaybı 3.3 milyon olarak gerçekleşiyor. 

En büyük orman kaybı Güney Amerika ve Afrika kıtalarında gerçekleşmiş. Yani tropik ve subtropik ormanlar hızla yok oluyor. Örneğin Afrika kıtasında son 25 yıl içinde toplam 129 milyon hektar orman alanı yok oldu. Raporda; Kuzey Amerika ve Avrupa kıtaları ile Güney ile Güneydoğu Asya’da yapılan ağaçlandırmalar sayesinde bu kıta ve bölgelerde ormanların arttığı bilgisi var.

KENTLİYE ULAŞMAYAN KENT ORMANLARI

Sizin sunumunuzun konusu neydi? 
Bizim sunumumuz dört arkadaşımızla birlikte hazırladığımız kent ormanlarıyla ilgili bir projenin sonuçlarına ilişkin bir bildiriydi. Bu bildiri; 2003 yılından beri Türkiye’de kurulmaya başlayan kent ormanlarını inceleyen çalışmalarımızdan biriydi. Batı Karadeniz Bölgesi’nde 7 farklı ilde bulunan 10 kent ormanını inceledik ve proje sonuçlarımızı dünya ormancılık kamuoyuyla paylaştık. Ne yazık ki; ülkemizde kent ormanlarının kurulmasını kentte yaşayanların ormanlarla ilişkilerini güçlendirmek ve orman hakkındaki bilgilerini arttırmak açısından olumlu bir gelişme olarak ele alırken, mevcut kent ormanlarının yönetiminin istenen düzeye ulaşamadığını anlatmak zorunda kaldık. Zaten bildirimiz; “Kentli Topluma Ulaşamayan Bir Ormancılık Hizmeti: Kent Ormanları” ismini taşıyordu.

Dünyada ormancılığa bakış ile bizimki arasında bir fark var mı? Dünyaya egemen olan sistem ormanları nasıl etkiliyor?
Dünyada da Türkiye’de de bakış açısından bir fark yok. Sermayenin egemen olduğu her yerde ormanlara para getirecek bir kaynak olarak bakılıyor. Ne yazık ki; kapitalizmin en büyük gelir kaynaklarından biri ormanların talan edilmesinden geçiyor. Kendi ülkelerinde doğanın korunmasına özen gösteren Avrupa ve Amerika kıtasındaki ülkeler, Afrika ve Güney Amerika’daki ormanları yok etmekte bir kötülük görmüyor. 

Ormanları korumak için herhangi bir girişim, plan, program var mı?
Tabii, sadece bu kongrede değil son 30 yıl içinde ormanların korunması için birçok ortak belgeye imza atıldı. Örneğin 1992’de Rio’da yapılan “Çevre ve Kalkınma Konferansında gündeme gelen “Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi”, “İklim Değişikliği Sözleşmesi”, “Gündem 21” ve “Orman Prensipleri” gibi belgeler bu girişimlerin öncüleri. Küresel ve bölgesel düzeyde ormanları korumak için çok farklı oluşumlar var. 

Sürdürülebilir Orman Yönetimi çerçevesinde Türkiye’de de 2004 yılında 20 yıllık bir süreyi kapsayan “Ulusal Orman Programı” hazırlandı. Ne yazık ki bu programda yazan birçok amaç ve hedefe ulaşma konusunda oldukça başarısızız. 

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE ORMANSIZLAŞMA

Küresel İklim değişikliği ormanları nasıl etkiliyor ve buna karşı bir şey yapılması düşünülüyor mu?
Küresel iklim değişikliğinin artmasının en önemli nedenlerinden biri ormansızlaşma. Diğer yandan küresel iklim değişikliğinin yarattığı yeni iklim koşulları orman yangınlarının artmasına neden oluyor. Küresel iklim değişikliğine karşı mücadelede ormanların arttırılması gerektiğine herkes inanıyor artık. Bu nedenle mevcut ormanlar bir yandan korunmaya çalışılırken, diğer yandan ağaçlandırmalarla yeni orman alanları kurulmaya çalışılıyor. Örneğin son yıllarda Çin’deki ağaçlandırma rakamları inanılmaz ölçülerde. Belki de bu çabalar; son yıllarda kurdukları termik santrallerle havaya bıraktıkları karbon gazlarını tutmak için kaçınılmaz bir durum onlar için. 

AKP ORMAN YIKIMINA HİZMET EDİYOR

1 Kasım genel seçimlerindeki tablo ülkemizdeki ormanlara nasıl yansıyacak?
Adalet ve Kalkınma Partisinin kurmuş olduğu hükümetler; ne yazık ki, kağıt üzerinde ormanları koruyor gibi gözükseler de, uygulamada ormanlara zarar veren politikalar uyguluyorlar. Odun ve odun dışı orman ürünleri üretimini maksimum kılacak çalışmalarının yanı sıra, orman alanlarının madencilik, turizm, enerji, eğitim vb. ormancılık dışı amaçlarla kullanımını oldukça kolaylaştırdılar. Artık ormanlar ağırlıklı olarak ormancılık için değil, ormancılık dışındaki amaçlar için yönetiliyor. Tüm bunları “kalkınma” argümanını kullanarak yapıyorlar. Fakat ne yazık ki gerçek anlamda kalkınmaya hizmet etmekten çok, ormanlarımızın yıkımına hizmet ediyorlar.

 

 

www.evrensel.net