Üniversitemize ve toprağımıza sahip çıkacağız

Üniversitemize ve toprağımıza sahip çıkacağız

Çukurova Üniversitesinde (ÇÜ) bulunan gen bahçesinin arazisinin başka bir üniversiteye verilmesine tepki gösteren öğretim üyelerine yönelik polis saldırısı üniversiteyi ayağa kaldırdı.  ÇÜ Ziraat Fakültesine ait Türkiye’nin ikinci büyük gen bahçesinde yeni kurulan Bilim ve

Hatice Yılmaz / Emre Aydın / Volkan Pekal

ÇÜ Ziraat Fakültesine ait Türkiye’nin ikinci büyük gen bahçesinde yeni kurulan Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin inşaatı için iş makineleri ile çalışma yapmasına karşı çıkan üniversite öğretim üyeleri, dün polis tarafından tartaklanmıştı. Öğretim üyeleri, saldırının aslında “bilime” yönelik olduğunu söylediler.

‘YANLIŞTA ISRAR EDİLMESİN’

Çukurova Öğretim Elemanları Derneği, ZMO, TMMOB, Eğitim Sen, Adana Tabip Odası ve ÇETKO bugün ortak bir basın açıklaması yaptı.  Açıklamaya üniversite öğrencileri de katıldı. İlk olarak konuşan Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Gök, gen bahçesinin bu şekilde tahrip edilmesinin yanlış olduğunu dile getirdi.  Devletin karar vericilerince yanlışta ısrar edilmesi halinde bundan sonra ne öğrencilere ne bir başkasına, araştırmanın, araştırma alanlarının, gen kaynaklarının, tarım topraklarının önemini anlatamayacaklarını vurgulayan Gök, bilimsel bir kurum olarak inandırıcılıklarını da yitireceklerini söyledi.

Kurumlar adına ortak açıklamayı okuyan Doç. Dr. Serdar Türkmen ise yapılan saldırıyı kınadıklarını söyleyerek, yeni bir üniversiteye karşı olmadıklarını birinci sınıf bilimsel araştırmaların yapıldığı toprakların kaybedilmesine karşı olduklarını vurguladı. Türkmen, “Üniversitemize, hocalarımıza, öğrencilerimize ve toprağımıza sahip çıkacağız” dedi.

NEDEN BU ARAZİ?

Gazetemize konuşan Çukurova Üniversitesi Toprak Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ortaş da, Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin bir tek binası olmadan adresi dahi belli olmadan 2011 yılında kurulduğunu hatırlattı.

Üniversitenin amacına uygun olarak organize sanayi bölgesi yakınlarında kurulmasının daha anlamlı olacağı yönünde kamuoyunda ortak bir kanı oluşmasına rağmen, anlaşılamayan bir şekilde önemli gen kaynaklarının bulunduğu ÇÜ Ziraat Fakültesi arazilerinin yeni üniversiteye tahsis edildiğine dikkat çekti.

‘TEK MERKEZİ YAPILAŞMAYA AÇTILAR’

1969 yılında kurulan ziraat fakültesine bu arazilerin bilimsel araştırma yapılmak üzere dönemin yöneticileri tarafından verildiğini aktaran Ortaş, bölgede genetik materyallerin sağlandığı tek merkezin şimdi yerleşime açılmak istendiğini dile getirdi. 1100 dekar alanda 903 farklı narenciye, 13 Avakada, ve 17 pikan cevizi türünün yer aldığını vurgulayan Ortaş, bu bitkilerin yok edilmesinin Çukurova’nın en önemli bitkisi olan narenciyenin bitirilmesi anlamına geleceğini söyledi. Halen bilimsel çalışmaların yapıldığı alana Adana Valiliğinin emriyle onlarca polis, TOMA, Akrep ve sivil polislerin eşliğinde iş makinelerinin geldiğini belirten Ortaş, buna karşı koyan öğretim üyeleri ve öğrencilerin polis müdahalesine maruz kaldığını dile getirdi. Polisin şiddetinin kabul edilmez olduğunu ifa eden Ortaş, gen bahçesine sahip çıkacaklarını vurguladı. (Adana/EVRENSEL)


GEN BAHÇESİ KORUNMALI

Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Adana Şube Başkanı Şahin Yeter ise Çukurova’da narenciye kalitesinin bugünkü seviyelere gelmesinde gen bahçesinin büyük payı olduğunu söyledi. ‘Amaç yeni bir üniversite kazandırmaksa amacına uygun yere yapılmalı’ diyen Yeter, bilimsel araştırmaların yapıldığı alanlara bina yapmanın bilime saldırı olduğunu ifade etti. Bu alana ne Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ne de Çukurova Üniversitesi için bina yapılmaması gerektiğinin altını çizdi.

www.evrensel.net