13 Kasım 2015 09:49

Trakya Cam işçisinden kıyıma karşı mücadele çağrısı: Geç kalmış sayılmayız

Paylaş

Trakya Cam İşçisi 
Lüleburgaz

Mektubuma başlamadan önce sesimizi duyurmamıza yardımcı olan ve iş, ekmek mücadelemizde her zaman yanımızda olan Evrensel gazetesine ve Hayat Televizyonu’na teşekkür etmek istiyorum.

Bilindiği gibi Şişecam işvereni cam sektöründe dünya üçüncülüğünü hedeflemekte ve bu hedef doğrultusunda Şişecam’ı dördüncülüğe taşıyan işçilerini, işinden ekmeğinden ederek sağlamaya çalışmaktadır.

İşveren bu kıyıma Mersin’de bulunan fabrikalarında başladı. 200 kadar arkadaşımızın işine son vereceğini duyurdu.

İşveren bu uygulamaları ile yaklaşmakta olan ekonomik krizde kârını düşürmemek için işine son vereceği arkadaşları özellikle, 15-20 ve üzeri yıldır çalışan, yani yüksek saat ücretlilerden seçiyor.

Bununla beraber ne hikmetse işine son verilecekler listesinde ağırlıklı olarak işveren karşısında daha ilerden hak mücadelesi veren ve sendikam Kristal-İş genel merkez yönetimine muhalif olan arkadaşlar yer alıyor.

İşverenin işçi çıkaracağı söylentileri üzerine gözlerimizi sendika yöneticilerimize çevirdik. Genel merkez yöneticilerimizin de katıldığı taban toplantısında, kesinlikle kimsenin çıkarılmasına izin verilmemesi gerektiğini ve bizlerin ne gerekiyor yapmaya hazır olduğumuzu söyledik.

Genel Başkanımız Bilal Çetintaş, toplantının başında buna izin verilmeyeceğini, gerekirse gidip kendi elleri ile çadır kuracağını söyledi fakat son olarak emekliliğine 1, 2, 3 yılı kalanların ve teşvik isteyenlerin işine son verileceğini, bunun yanlış olduğunu ama şimdiye kadar hep böyle olduğu için şimdi de böyle olacağını söyleyerek toplantıyı sonlandırdı.

Bu durumdan bizim çıkardığımız sonuç ise işverenle bunun anlaşmasının yapıldığı ve bize de bunun açıklanması için gelindiğidir.

Daha sonra Lüleburgaz’da bulunan üç fabrikadan 70 kadar arkadaşla şubeye gidip şube başkanımız Ufuk Yaratan’a, Mersin’deki arkadaşlarımız ve geleceğimiz için Trakya’da ne gibi eylemler yapacağımızı sorduk. Fakat aldığımız cevap, genel merkezden talimat gelmediği sürece hiçbir eylemin yapılmayacağıydı.
Bizler cam işçileri olarak dayatılan düşük zamlar, kriz dönemleri ücretsiz izinler, imzalanan üç yıllık sözleşmeler, çalışma koşulları ve işletmelerde maruz kaldığımız baskılarla fazlasıyla bedel öderken, şimdi de kapı önüne konularak birçok zarara uğratıldık.

Evrensel gazetesinin haberinden öğrendiğimiz kadarı ile Şişecam’ın 2015 yılı dokuz aylık satışları, 5.4 milyar lira, net kârı ise 639 milyon lira ve bunun yanı sıra 802 milyon liralık da yatırım harcaması yapılmış. Kazandırdığımız bunca paraya rağmen işveren cebimize giren üç kuruşa göz dikmektedir.

İşverenin Mersin’de başlatmış olduğu işçi çıkarmalarının diğer fabrikalarda da gerçekleşeceği hepimiz tarafından bilinmektedir.

Bildiğimiz bir diğer şey ise bu çürümüş, işçiden kopmuş sendikal anlayışın, biz cam işçilerine ve mücadele geleneğimize ihanet ettiğidir.

Buradan bütün sendikacılara ve işçi arkadaşlara soruyorum: İşveren 200 arkadaşımızı işten çıkartacağını söylediği zaman fazla değil, bir gün üretimi durdurmuş olsaydık, sonuç ne olurdu?

Bizim, üretimden gelen gücümüzü kullandığımız zaman işveren anında geri adım atar ve bir daha böyle bir girişimde bulunmaya cesaret edemezdi.

Dün Topkapı Cam fabrikasındaki direnişten, hepimiz bir çok ders çıkardık. Bunlardan en önemlisi de bizler birlik olduğumuz takdirde, sendikal bürokrasiyi de işverenin saldırılarını da alt edeceğimizdir.

Geç kalmış sayılmayız. Kardeşlerim! İşimiz, ekmeğimiz, geleceğimiz için ya birlik olup mücadele edeceğiz ya da tası tarağı toplayıp gideceğiz, başka seçenek yok bizler için...

ÖNCEKİ HABER

‘Sennur seni çok özledim’

SONRAKİ HABER

Kadınlar "Dünya Otomobilsiz Kentler Günü”nde pedal çevirdi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa