13 Kasım 2015 09:50

‘Sennur seni çok özledim’

Fuarın ilk günü başka bir yere uğramadan doğruca Evrensel Basım Yayın standına gittim. Adnan Özyalçıner bu kez yalnızdı. Bugüne kadar her yerde, her zaman birlikte olduğu sevdiceği, 7 Ekim’de sonsuzluğa uğurladığı Sennur’u yoktu yanında...

Paylaş

Kadir İNCESU
İstanbul

İstanbul Kitap Fuarı kapılarını bu yıl 34. kez açtı. Kitapseverler heyecanla, coşkuyla koştular bu yıl da fuara... Ben de öyle...

Fuarın ilk günü başka bir yere uğramadan doğruca Evrensel Basım Yayın standına gittim. Adnan Özyalçıner bu kez yalnızdı. Bugüne kadar her yerde, her zaman birlikte olduğu sevdiceği, 7 Ekim’de sonsuzluğa uğurladığı Sennur’u yoktu yanında... 

‘ANISI HEP BİZİMLE’

Fuarda, Adnan Özyalçıner’i kendi okurlarının yanı sıra Sennur Sezer’in okurları da yalnız bırakmadı. Özellikle çocuklar,  Sennur ablalarının kitaplarını, Adnan abilerine imzalattılar. Her kitabı büyük bir içtenlikle ve özenle imzaladı, hepsine de “Anısı hep bizimle” yazdı. Önce iki küçük hanımefendi geldi, birisinin elinde şekeri... Adnan abi her ikisiyle de konuştu, sevdi.

Tam sohbete başlarken, bir kitap daha uzatıldı Adnan Özyalçıner’e genç bir kadın ve adam tarafından... Genç adam “Yarın bir kızımız olacak, onun adına imzalar mısınız?” dediğinde, gözleri parladı Adnan abinin... Keyiflendi. Bir an standı kaplayan Sennur’unun fotoğrafına baktı hüzünle...

Sonra kızı Ayşe ile o fotoğrafın yanına giderek, fotoğraflarını çekmemi istedi.

‘HER ŞEY O GÜN BAŞLADI’

Unutmadan, stantta Sennur Sezer’in büyük bir fotoğrafı ve dizeleri de yer alıyor: “Bir Sözle kuruldu dünya/Hep o sözü aradım ve buldum: Emek”.

Gelenler, gidenler, sarılanlar, kitap imzalatanlar. Fırsat buldukça sohbet ediyoruz. 

Tanışmalarını anlatıyor 55 yıl öncesine giderek: “49 yıldır beraberiz. 55 yıllık bir arkadaşlığımız var. 1960’da arkadaşlığımız başladı. O yıl ilk kitabım Panayır yayımlanmıştı. Sennur Sezer Doğan Hızlan’ı tanıyordu. Doğan’a ‘Ben bu yazarın hayranıyım’, Doğan da “Gel seni Adnan ile tanıştırayım’ demiş. Doğan, Sennur’u Cumhuriyet gazetesine getirdi. Sennur genç şairler arasındaydı ve adını da biliyordum, fakat hiç karşılaşmamıştık. Her şey o gün başladı.”

‘SENNUR İÇİN DİZELER’

 Sennur Sezer, Adnan Özyalçıner’e “Silah arkadaşım benim” diye seslenmişti “Bir Sevgi Şiiri”nde... Adnan abi de “Sennur İçin Dizeler” yazdığını söyledi. Hiç bir yerde yayımlanmamış. “Bir defterde duruyor. Ben öldükten sonra belki yayımlanır” diyor ve Evrensel Kültür’ün Kasım 2015 sayısında da Sennur’u için “Şairin Ölümü” adlı bir öykü yazdığını da ekliyor.

‘HA GAYRET SENNUR’

 Adnan abi, Sennur ablaya 49 yılı geride bıraktıkları 9 Eylül 2015 günü bir sürpriz yapmış. Bir kağıda el yazısıyla “49 yıl oldu beraberliğimiz, 50 yıla bir yıl kaldı. Ha gayret Sennur” diye yazıp kendisine vermiş. Kısa bir sessizlikten sonra da “Ha gayret demem yetmedi, 50 yılı tamamlayamadık” dedi üzgünce...

‘SEVGİYİ, EDEBİYATI, MÜCADELEYİ PAYLAŞTIK’

Adnan abi bir yandan kitap imzalıyor bir yandan da anlatmaya devam ediyor: “TÜYAP İstanbul Kitap Fuarına ilkinden itibaren birlikte katıldık. O zaman Demirtaş Ceyhun düzenliyordu fuarı. 2015 İstanbul Kitap Fuarı Sennur’suz bir fuar oldu. Sennur’suz bir fuar oldu ama ben yine Sennur ile beraberim. Çünkü kitaplarıyla birlikteyim. Sennur’un kitaplarını da okurlarının isteği üzerine onun adına imzalıyorum. Biz sadece fuarlarda değil bütün etkinliklerde hep beraberdik. Arkadaşlığı, sevgiyi, edebiyatı, mücadeleyi paylaştık. Grevlere, yürüyüşlere yan yana, kol kola katıldık. Hiç ayrılmadık. Şimdi zorunlu bir ayrılık yaşıyoruz.”

‘SENNUR İLE BERABER NÖBETE DEVAM’

Adnan abi, kendisinden çok Sennur Sezer için fuar bitimine kadar Evrensel Basım Yayın standında olacağını da vurgulayarak “Fuara gelirken fuarın Sennur’suz çok kalabalık olmayacağını düşünüyordum. Sabahleyin gelip akşama kadar Evrensel Basım Yayın standında olacağım. Kendimden çok Sennur için, fuara gelen Sennur’un okurlarıyla olmak için buradayım. Tek başına, ama Sennur ile beraber nöbete devam. Sennur’un bizi bırakıp gittiğine inanmıyorum. Hep bir yere gitmiş de gelecekmiş gibi hissediyorum. Evde her akşam oturduğu yere bir daha bakıyorum. Sennur yok, sesi de yok, ama var” diye konuştu.
Fuar alanı iyice kalabalıklaştı. Adnan abiyle konuşmak isteyenler de öyle... Herkesle 40 yıllık ahbapmış gibi konuşuyor. Tam yanından ayrılırken, stanttaki o büyük fotoğrafa bakarak “Sennur seni çok özledim” dediğini benden başka kimse duymuyor, kalabalığın uğultusundan...

ÖNCEKİ HABER

İstanbul'dan Silvan direnişine destek

SONRAKİ HABER

KCK Ana Davası: Yargıtaydan iki cezaya onama

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa