10 Kasım 2015 23:03

Ankara Katliamı'nı protesto eden öğretmen, okulunda gözaltına alındı

Paylaş

Tolga Alp TURGUT
İstanbul

10 Ekim Ankara Katliamı’nın ardından 13 Ekim'de İstanbul Beykoz’da katliamın sorumlularını protesto etmek ve katliamda yaşamını yitirenleri anmak için yapılan  basın açıklamasını okuyan Eğitim Sen üyesi öğretmen Deniz Durak, katliamın 1. ayı olan 10 Kasım'da “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlaması gerekçe gösterilerek okulunda gözaltına alındı. Aynı gün hakim karşısına çıkan Deniz öğretmen adli kovuşturma yapılmak şartıyla serbest bırakıldı.  

Beykoz Denizcilik ve Su Ürünleri Meslek Lisesi’ne giderek okulun rehberlik öğretmeni Deniz Durak hakkında "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlaması soruşturması olduğu ve evine tebligat gönderildiğini iddia eden polisler, Durak'ın hakkında yakalama kararı olduğunu söyledi. Deniz Durak kendisine herhangi bir tebligat iletilmediğini belirttiği halde zorla Beykoz Adliyesine götürüldü. Savcılıkta ifade veren öğretmen mahkemeye sevk edildi. Hakim karşısına çıkan Deniz öğretmen haftada 1 gün karakola giderek imza atması ve yurtdışına çıkma yasağı verilerek, adli kovuşturma yapılmak şartıyla serbest bırakıldı.

SAVCILIK YANIBAŞINDAKİ ÖĞRETMENİ BULAMADI MI?  

Doğma büyüme Beykozlu olan öğretmen Deniz Durak, "Beykoz'da beni herkes tanır. Ailemle yaşıyorum. Ailem sürekli evde. Bize savcılıktan hiçbir şey tebliğ edilmedi. Ben zaten devlet memuruyum. 3 yıldır aynı okuldayım. Haftanın 5 günü mesai saatlerinde nerede olduğum belli. Ayrıca görev yaptığım okul savcılığa 300 metre uzaklıkta. Bana söylenseydi gider ifademi verirdim" diyerek kendisine yapılan gözaltı işlemine tepki gösterdi.

'GÖZDAĞI VERMEYİ AMAÇLIYORLAR'

10 Ekim'de Ankara'da bulunduğunu ve katliamın tanığı olduğu için Beykoz'da demokratik kitle örgütlerinin çağrısıyla yapılan anma etkinliği ve eylemde basın açıklamasını okuduğunu söyleyen öğretmen Deniz Durak, "Savcılığa gittiğimde, basın metninde geçen 'diktatör yenilecek, saray yenilecek halk kazanacak' ifadeleri gerekçesiyle hakkımda soruşturma açıldığını öğrendim. O ifadeleri de hakaret etmek için değil siyasi eleştiri olarak kullandım. Türkiye'de yaşanan antidemokratik hukuksuz işleyişlere ve yaşanan katliama karşı tepkimi gösterdim. Polislerin okuluma gelerek beni gözaltına almasını da politik bir hareket olarak yorumluyorum. Göz dağı vermeyi amaçlayan politik bir gözaltı işlemiydi" dedi.

SEÇİM SONUÇLARINI MI BEKLEDİLER?

Öğretmen Deniz Durak'ın avukatı ve Kartal Hukukçular Derneği Başkanı Mehmet Ümit Erdem, "Yaşanan olay tutuklamayı gerektirecek bir suç değil. Öğretmenimizin sabıkasında yer almayacak bir olay" yorumunu yaptı. "Polis, ' yapılan eylemin toplantı ve yürüyüş kanununa aykırı olarak izin alınmadan yapıldığı' şeklinde bir olay tutanağı hazırlamış. Savcılık Adalet Bakanlığından soruşturma izni istemiş. Ancak Bakanlığın cevabını beklemeden tutuklama kararı çıkartmış" diyen Erdem, "Yani Adalet Bakanlığı 'Soruşturma izni vermiyorum' dese. Ne olacak o zaman? Tamamen hukuksuz bir işlemle karşı karşıyayız. Savcılık tebligat yapmamış. Muhtemelen 1 Kasım seçim sonuçlarını beklemişler" dedi.

'SİYASİ KİŞİ HAKKINDA ELEŞTİRİ SUÇ DEĞİL'

Dosyada Deniz öğretmenle birlikte 13 Ekim günü yapılan basın açıklamasında megafonu tutan ve slogan attıran Halkevleri üyesi Nida Karabağ'ın da olduğunu öğrendiklerini aktaran avukat Erdem, "Cumhurbaşkanı Erdoğan siyasi bir kişilik. Siyasi kişiler hakkında yapılan eleştiriler hakkında AİHM'in kararları var. Rize, Eskişehir, Bursa kararları var. 'Katil Erdoğan', 'Hırsız Erdoğan', 'Ampul Tayyip' gibi sloganlar atmak suç değil" dedi.

DURAK'IN OKUDUĞU METNİN TAMAMI

Öğretmen Deniz Durak'ın 13 Ekim'de Beykoz'da okuduğu basın metni şöyle:
"Barıştan, kardeşlikten, eşitlikten yana binlerce yürek, ülkemizin dört bir yanından Ankara’ya aktık. Barışa olan inancımızla, umudumuzla, kararlılığımızla geldik. Emekçiler, kadınlar, gençler, yaşlılar, çocuklar, Kürtler, Türkler, Araplar, Aleviler, Sünniler bu ülkenin kardeş halkları olarak geldik.
Katiller binlerce insanın arasına, insanlığa bomba koydular. Ankara Tren Garı Kavşağı’nda binlerce insan bir araya gelirken; kuş uçsa haberlerinin olduğu bir meydanda 100’ün üzerinde insanımız hayatını kaybetti, yüzlerce insanımız yaralandı.
Katliamın sorumlusu ülkemizi Ortadoğu bataklığına sürükleyenlerdir. Yıllardır Suriye topraklarında cihatçı katilleri besleyenlerdir. IŞİD’i ülkemiz topraklarına sokanlardır. Saray ve saltanat uğruna halklarına zulümden başka hiçbirşeyi reva görmeyenlerdir. Sorumlular Recep Tayyip Erdoğan, Ahmet Davutoğlu ikilisi ve AKP iktidarıdır.
Katilleri roboskide, reyhanlıda, gezi direnişinde, somada, ermenekte, diyarbakırda, suruçta yaşanan katilamlardan tanıyoruz. Hiç birinin sorumlularını yargılamayanlar Ankara da yaşanan katliama güvenlik zaafiyeti yoktur diyerek pişkince sırıtıp istifa etmeyeceklerini açıkladılar. Tam o anlarda katliamın yaşandığı yerde AKP’nin polisi gazla,tazyikli suyla müdahale ederek geride  kalan yaralıları da öldürmek istemiştir.
Evet, acılıyız, öfkeliyiz! Ne acımız, ne öfkemiz dinmeyecek. Onlarca insanımızı kaybettik. Başta aileleri ve yakınları olmak üzere tüm halklarımızın başı sağolsun. Ant olsun unutmayacağız, unutturmayacağız. Bu ülkeden katilleri, işbirlikçileri, diktatör bozuntularını kovmak boynumuzun borcudur. Yaşanan katliamların hesabını bu ülkenin halkları soracak. Sarayınız, saltanatınız yenilecek, yıkılacak, katiller hesap verecek.
Saray için barışı katlettiniz, barış için Saray’ı yıkacağız!"

ÖNCEKİ HABER

Cengiz Çandar'a 7 yazısı üzerinden 'Erdoğan'a hakaret' soruşturması

SONRAKİ HABER

Kayyumlar belediyeleri borç batağında bırakmıştı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa