Ermeni ‘sorun’unu aşmak

Ermeni ‘sorun’unu aşmak

Ermeni sorunu devletin aşılmasını istemediği kırmızı çizgilerinden biri. O yüzden bu sorun sürekli ‘kaşınıyor’ ve diri tutuluyor. Türk milliyetçiliğinin sürekli kurucu unsurları arasında da Ermenilere yönelik nefret söylemi baş sıralarda yer alıyor.  Her şeye rağmen; bu topraklarda daha önce bir arada yaşamı

Evrensel Kültür dergisinin nisan sayısı Orhan Alkaya’nın yönettiği Rosenbergler Ölmemeli oyununun, basında çıkan yazılardan sonra Şehir Tiyatroları’nda gösterimden kaldırılmasını tartışan bir bölümle başlıyor… Ayşen Güven imzalı söyleşide Orhan Alkaya ‘Statükocu Bir Kafanın Anlayamadığı’ şeyi tartışıyor… Nuray Sancar ise Rosenbergler’in suçlu olduğunu söyleyerek çiftin idamından yıllar sonra suç, ihanet, vatan ve ceza kavramını yeniden tartışmaya açanların iddialarına ‘Suçlu Değillerdi’ diye yanıt veriyor. Sevda Aydın’ın hazırladığı mini dosyada ise Şehir Tiyatrolarının şimdi gündeme getirilmesinin nedenleri sorgulanıyor; Arif Akkaya, Aslı Öngören, Üstün Akmen, Ragıp Yavuz, Haşmet Zeybek bu kurumda gündeme gelen muhafazakar ‘dönüşüm’e dikkat çekiyor.  

Geçen ay, TMK mağduru çocukları işleyen Ben Bir Taşım kitabının yazarı Antropolog Müge Tuzcuoğlu tutuklandı. Tuzcuoğlu Evrensel kültür okurlarına Diyarbakır Cezaevinden gönderdiği bir mektupla sesleniyor. Ahmet Say ise 12 Mart döneminde cezaevinden geçmiş önceki kuşağın mensubu olarak bir, 12 Martta tutuklanma anısı anlatıyor.

‘68’İN MODASI

1968 özgürlükler zamanıydı ve kurulu düzenle bağlarını koparan gençlik kendine özgü bir yaşam tarzı oluşturmaya çalışıyordu. Ve elbette bu dönemin bir gençlik modası da vardı; Zeynep Hakgüder yazdı. Eylem Şevik de Saatler filminin satır aralarında dolaştığı yazısında Virginia Wolf’u ve intiharı tartışıyor. Yonca Saka’nın yazısı ise Bauhaus hareketinin 13 yılına odaklanıyor ve iki büyük savaşla bölünmüş bir dünyada Bauhaus’un ortaya çıkış koşullarını, Nazizmin harekete yaklaşımını anlatıyor.

Özgün N. Bulut, Dersim Katliamı’nın dönemin mizah dergilerinde yayınlanan karikatürlerde nasıl işlendiğini ele aldı bu sayıda. Bingöl Elmas ile Sevda Aydın’ın yaptığı röportaj ise, yönetmenin bir belgesel yaparak dokunduğu kadim bir yarayı, çocuk gelinler gerçeğini masaya yatırıyor.

Sennur Sezer bu ay Family sergisinin esinlendirdiklerini, Koray Karaermiş de Felemenk Resmi sergisi izlenimlerini kaleme aldı. Tahir Şilkan’ın yazısı ise Vedat Türkali’de, Sait Faik’te ve televizyon dizilerinde zaman kaydırmalarını işliyor. Şilkan gerçek hayat ile edebi yapıtlardaki zamanın geçişinde tutarsızlık olduğu görüşünde.  (KÜLTÜR SERVİSİ)

www.evrensel.net