Akbabalar zirvesi

Akbabalar zirvesi

Kendilerine “Suriye’nin Dostları” diyen ülkeler İstanbul’da toplandı. Tunus’taki toplantının ardından gerçekleşen bu ikinci toplantıya aralarında ABD ve İngiltere ve Arap Ligi ülkelerinin de olduğu 70’den fazla ülkeden temsilci katıldı. İstanbul Kongre Merkezi’ndeki toplantıda Suriye muhalefetini temsilen Suriye Ulus

Toplantıda, Kofi Annan tarafından hazırlanan Barış Planı’nın masaya yatırıldı. Suriye muhalefetinin organize edilmesi, ülkeye insani yardımların ulaştırılması, taraflar arasında ateşkes ilan edilmesi ve Esad rejimine yönelik baskının artırılması da önemli gündem maddeleri arasında yer aldı.

Suriye’ye yönelik müdahale ve yaptırımların konuşulduğu toplantıda, Başbakan Tayyip Erdoğan’da bir konuşma yaptı.
Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:

*Annan Planı’nın sonuç vermesini istediklerini söyleyen Erdoğan, Suriye yönetiminin, “Annan’ın girişimini de bir zaman kazanma aracı olarak kullanması”nın muhtemel olduğunu öne sürdü.
*Suriyeli muhalifleri, “kahramanlar” olarak niteleyen Erdoğan, muhaliflerin “Asla kendi kaderlerine terk edilmeyeceklerini” söyledi.
*“Hiçbir ülkenin içişlerine müdahale gibi bir niyetimiz yoktur” diyen Erdoğan, amaçlarının “bölgenin barış ve istikrarını” savunmak olduğunu iddia etti.
*Erdoğan, “BM Güvenlik Konseyi’nin üzerine düşen sorumluluğu üstlenmesi ve Suriye’deki katliama ‘dur’ demesi kaçınılmaz bir zorunluluk halini alacaktır” ifadesini kullandı.
*BM’ye, müdahale ihtimalini hatırlatan Erdoğan, “Güvenlik Konseyi bu tarihi sorumluluğu üstlenmekten bir kez daha kaçınırsa, uluslararası toplumun elinde meşru müdafaa hakkının desteklenmesinden başka hiçbir seçenek de kalmayacaktır” dedi.
*Uluslar arası toplumun Suriye konusunda “ahlaki sorumluluğu” olduğunu belirten Erdoğan,
“Bugün buradan Suriye yönetimine karşı vereceğimiz mesaj net ve kesin olmalıdır” dedi. Erdoğan, Esad’ın iktidarda kalmasına imkan veren her türlü planı desteklemeyeceklerini vurguladı.
*Suriye Ulusal Konseyi’nin (SUK) “Suriye halkını temsil” ettiğini öne süren Erdoğan, Konseyin “evrensel değerler temelinde demokratik bir Suriye” kuracağına inandıklarını söyledi.
Erdoğan, Konsey tarafından açıklanan Milli Misak Belgesi’ni de “referans” aldıklarını vurguladı.
*Erdoğan, Suriye’de seçim sandığının halkın önüne getirilmesini ve uluslararası camianın kontrolü altında demokratik seçimlerin gerçekleşmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
*Toplantıya katılan ülkelerin Suriye ve halkı üzerindeki niyet ve açıklamalarını bir kenara koyan Erdoğan’ın, “İnanıyorum ki Suriye halkı kendi kaderini tayin hakkını elde edecek, kendi rotasını kendi çizecektir” açıklaması ise dikkat çekti.
(HABER MERKEZİ)


SONUÇ BİLDİRGESİNDE  ‘ZAMAN’ VURGUSU

* Toplantı sonunda açıklanan sonuç bildirgesinde, Suriye yönetimiyle yapılan 6 maddelik Annan Planı’nın “ucu açık olmaması” konusunda uzlaşıldığı bildirildi. Bildirgede Annan’a, kendisine verilen taahhütlerin yerine getirilmesi için zaman çizelgesi oluşturma çağrısı yapıldı.

SMK ‘MEŞRU’ AMA ‘TEK’ DEĞİL

* Bildiride ayrıca muhaliflere ait Suriye Milli Konseyi (SMK), Suriye’nin meşru temsilcisi olarak kabul edildi. Böylece SMK’nin, “tek meşru temsilci” olma isteği geçersiz kaldı.
* “Rejim, halkını her açıdan kaybetmiştir” denilen bildiride rejimin uygulamalarının ‘insanlığa karşı işlenen suçlar’ olarak kabul edilebileceği kaydedildi.
* Bildiride, Suriye muhalefetinin eylemlerine de “Dostlar Grubu, Suriye halkının kendini korumak için meşru önlemler uygulamasına desteğini ifade eder” şeklinde destek verildi.

YAPTIRIMLAR ÇALIŞMA GRUBU OLUŞTURULDU

* Suriye’ye yönelik yaptırım kararlarının daha etkin uygulaması için ‘Yaptırımlar Çalışma Grubu’ oluşturulmasına karar verildi.

MÜLTECİ ALAN KOMŞU ÜLKELERE DESTEK

* Bildiride, Suriye’den kaçan Suriyelilere ev sahipliği yapan komşu ülkelere “krizin etkileri nedeniyle destek ve yardım sağlanacağı” yönünde taahhüt verildi.

ÜÇÜNCÜ TOPLANTI FRANSA’DA

Grubun bir sonraki toplantısını Fransa’da yapılacağını da bildirgede belirtildi.

KÖRFEZ ÜLKELERİ FON KURUYOR

Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinin, Suriyeli muhaliflere destek vermek için fon kurma kararı aldığı belirtildi. Bu fon aracılığıyla Özgür Suriye Ordusu askerlerinin maaşlarının ödenmesi öngörülüyor.


EMEP, ÖDP, Halkevleri ve İşçi Kardeşliği Partisi üyeleri, “Suriye’nin Dostları” adı altında bir araya gelen ülke temsilcilerini protesto etti.

Galatasaray Lisesi önünden Divan Hoteli’ne kadar yürüyen kitle, emperyalist güçlerin, bölgedeki çıkarları için ‘demokrasi ve barış’ adı altında Suriye’ye olası müdahaleleri gündeme getirmesine karşı çıktı. Eylemde, AKP Hükümetinin emperyalist güçlerin yalanlarına taşeronluk yaptığı vurgulandı. Protestocular, Başbakanın kendi ülkesindeki halklara gösterdiği şiddeti unutup sürekli olarak Ortadoğu diktatörlerine ‘demokrasi dersi’ vermesine tepki gösterdi.

SURİYE’NİN DOSTLARI HALKLARIN DÜŞMANI

Çağrıcı kurumlar adına ortak açıklamayı yapan  Nazmi Algan, Suriye halkının emperyalist tehditerle karşı karşıya olduğunu ifade ederek, herhangi bir dış müdahaleyi kabul etmediklerini belirtti. Eylemde söz alan EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, ABD’nin Ortadoğu projesinde  AKP’ye önemli görevler biçildiğini dile getirdi.

Halkevleri Genel Başkanı İlknur Birol ise, “Kendini  dünyanın sahibi sananlar”ın, “Ortadoğu’ya  müdahaleyi gözden  geçirdiğini” söyleyerek toplantıya tepki gösterdi. İşçi  Kardeşliği Partisi Genel  Başkanı Şadi Ozansu ise “Suriye’de  demokrasi  sorunu  vardır ama emperyalist  güçlerin müdahalesine ve Suriye’yi  tarumar  etmesine  göz  yummayacağız” dedi. ÖDP İstanbul İl Başkanı Hüseyin Atalay da ortak mücadeleye devam edeceklerini ifade etti.  
Ayrıca HDK İstanbul İl Yürütmesi de bugün toplantıyı protesto etti.


‘EMPERYALİST İŞGAL POLİTİKALARI KABUL EDİLEMEZ’

Halkların Demokratik Kongresi İstanbul Milletvekili Levent Tüzel de İstanbul’da yapılan toplantıyla ilgili yazılı bir açıklamada yaptı.

Tüzel, Suriye’nin, İran ile hesaplaşmanın kilit ülkesi haline getirildiğine dikkat çekerek, bu emperyalist işgal politikaların kabul edilemez olduğunu belirtti.

Uzun süredir İran’a müdahalenin tartışıldığını hatırlatan Tüzel, şimdi ise Suriye’nin bu müdahalenin kilit ülkesi haline getirilmek istendiğini belirtti.

Açıklamada, “Bu oyuna Suriye halklarını temsil etmeyen gerici güç odakları da işbirlikçi rolleriyle katılmışlardır. AKP hükümeti de bunlara ev sahipliği yaparak, işbirlikçilikte sınır tanımamaktadır” denildi.

Suriye’deki Esad rejiminin demokrasi rejimi olmadığını da vurgulayan Tüzel, “Fakat Suriye rejiminin sona ermesine karar verecek olanlar, yalnız ve yalnız Suriye halklarıdır” dedi.

AKP’NİN ÇARESİZLİĞİNİN BİR TEZAHÜRÜ...

Bölgede süren Kürt sorununa da dikkat çeken Tüzel, Suriye üzerinden yapılan emperyalist planın önemli bir unsurunu da bu sorunun oluşturduğunu belirtti. Tüzel, “AKP hükümetinin dış politikada Suriye’yi işgal etme ve müdahale istemi; sadece bölgede değil, ülke politikalarında özellikle Kürt sorunundaki sıkışmışlığının ve çaresizliğinin tezahürüdür” dedi.


POLİS GÖSTERİCİLERE SALDIRDI

İstanbul Kongre Merkezi önünde protesto gösterisi yapan Esad yanlılarına polis biber gazıyla müdahale etti. Ellerinde Suriye bayrakları ve Esad’ın fotoğrafları bulunan gruptan bazıları, biber gazlı müdahalesi sonucu etkilenerek yere düştü. Eylem sırasında zaman zaman protestocularla Suriye yönetimine muhalifler de karşı karşıya geldi.

www.evrensel.net