Emekçiler yeni anayasada ne istiyor?

Emekçiler yeni anayasada ne istiyor?

“Yeni Anayasa Sürecinde Emekçiler Ne İstiyor?” başlığıyla düzenlenen panelde bir araya gelen işçi ve memur sendikaları temsilcileri, yazar ve akademisyenler, yeni anayasa sürecinde dair görüş ve beklentilerini ortaya koydu.Hava-İş Genel Merkezinde yapılan panele konuşmacı olarak KESK Genel Başkanı Lami Özgen, DİSK Gene

Hava-İş Genel Merkezinde yapılan panele konuşmacı olarak KESK Genel Başkanı Lami Özgen, DİSK Genel Başkan Yardımcısı Ali Rıza Küçükosmanoğlu,  BirGün Gazetesi Yazarı Prof. Dr. Aziz Çelik, Taraf Gazetesi Yazarı ve Akademisyen Prof. Dr. Erol Katırcıoğlu, Demokratik Anayasa Hareketi Sözcüsü ve gazetemizin de yazarı Ayhan Bilgen katıldı.

ÖZGÜR ORTAMA İHTİYAÇ VAR

Özgen konuşmasında, adil ve eşitlikçi bir anayasa için özgür ve demokratik tartışma ortamlarına ihtiyaç olduğunu ifade etti. Özgen; ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü gibi temel hakların mutlaka yeni anayasanın temelinde yer alması gerektiğini belirtti.  Demokratik bir anayasa için, toplumun bütün kesimlerinin ve emekçilerin yeni anayasada kendisini bulması gerektiğini vurgulayan Özgen, başta dil, kimlik, inanç ve ifade özgürlüğüyle, cinsiyet ve sınıfsal adaletsizliklerin giderilmesi yönünde maddelerin yeni anayasada olması gerektiğini söyledi. Özellikle Kürt sorunun çözümü için, Kürt halkının kendisini anayasal düzeyde ifade edebilmesinin önemli olduğunu belirtti. Özgen grevli, toplusözleşmeli sendikal hakkın anayasal çerçevede güvence altına alınmasını da talep ettiklerini ifade etti.

DEMOKRATİK KOŞULLAR YOK

Küçükosmanoğlu ise konuşmasında, AKP’nin yasal düzenlemelerdeki gibi yapılan tartışmaları dikkate almadan yine bildiğini okumasının anayasa yapım sürecinde olmaması gerektiğini belirtti. İşçiler ve emekçiler için özgürlükçü, adil, demokratik bir anayasa istediklerini aktaran Küçükosmanoğlu, ekonomik adaleti sağlamayan bir anayasanın demokratik nitelikte olmayacağını söyledi. Küçükosmanoğlu, yeni anayasanın 12 Eylül’le hesaplaşması gerektiğini de belirtti.

TOPLUMSAL GÜÇLER ÖNEMLİ

Çelik, yeni anayasa sürecinde yüzde 10 seçim barajının kaldırılması gerektiğini ve anayasanın kurucu meclis yoluyla oluşturulması gerektiğini belirtti.  Yeni bir  anayasa kadar onu uygulayacak toplumsal güçlerin ve egemen ilişkilerin de önemli olduğuna dikkat çeken Çelik, anayasaların kaçınılmaz olarak sosyal ve ekonomik boyutları olduğunu  belirtti. Çelik, sermaye sınıfının isteklerinin anayasa hazırlık sürecinde etkili olduğunu söyledi. Çelik, 1961 Anayasası’nı, işçi hak ve özgürlükleri açısından örnek olarak gösterdi.

TOPLUM TARAFINDAN TARTIŞILMALI

Katırcıoğlu, yapım sürecine halkın katılımının altını çizerek, “Önemli olan  metin değil, tartışmadır. Toplum bu metinleri konuşmuyor, tartışmıyor” dedi.  Güney Afrika örneğini veren Katırcıoğlu, Güney Afrika’da toplumun bütün kesimleriyle yapılan tartışmalar sonrası beş yıla yakın bir sürede yeni bir anayasa hazırlandığını aktardı. Ancak Türkiye’de sadece düşüncelerini ifade ettikleri için kolayca TMK kapsamına alındığını hatırlatan Katırcıoğlu, böyle bir ortamda yeni katılımcı bir anayasanın nasıl hazırlanacağını merak ettiğini ifade etti.

MUHALEFET ÖZNE OLMALI

Bilgen de, yeni anayasa sürecini şekillendirecek yeterli toplumsal muhalefetin olmadığına dikkat çekti. Anayasa hazırlık sürecinde toplumsal dinamiklerin özne olmak için harekete geçmesi gerektiğini ifade eden Bilgen, “Bu süreçte neden sözümüz dikkate alınmıyor. Neden özne olamıyoruz sorusunun üzerinde durursak demokrasiye daha çok yaklaşacağız” dedi. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net