Şakran Cezaevi Guantanamo gibi

Şakran Cezaevi Guantanamo gibi

Tutuklu ve hükümlülere dönük hak ihlallerinin yoğun olarak yaşandığı İzmir’in Aliağa İlçesi’ndeki Şakran Cezaevi’nde hak ihlalleri artarak sürüyor.Çıplak aramadan geçirilen kadınlar “Otur kalk” muamelesine maruz bırakılıyor. Ağır hasta kadın hükümlünün hücreye at

Deniz Tekin

Çıplak aramadan geçirilen kadınlar “Otur kalk” muamelesine maruz bırakılıyor. Ağır hasta kadın hükümlünün hücreye atılması, yine jandarmanın kadın mahpusların muayenesi sırasında odadan çıkmaması gibi bir dizi onur kırıcı ve keyfi uygulama ise cezaevinin şimdiden Ebu Garip, Diyarbakır, Mamak ve Guantanamo cezaevlerinin yolunda ilerlediği yorumlarına neden oluyor.

PROTESTO İÇİN AVUKAT GÖRÜŞÜNE ÇIKMADI

Aliağa Şakran Cezaevi’nde kalan Mustafa Özlük, Şerife Başkurt, Halime Demir ve Semra Yıldız cezaevinde yaşanan keyfi ve onur kırıcı uygulamaları kendilerini ziyaret eden avukatları Canan Uçar’a anlattı. Av. Uçar, ziyaretine gittiği Mustafa Özlük isimli tutuklunun Aliağa Cezaevi’ndeki keyfi uygulamaları protesto ederek görüşe çıkmadığını belirterek, Özlük’ün can güvenliğinden endişe ettiği için, cezaevi yönetiminden Özlük’ün görüşe çıkmak istemediğine dair bir dilekçe yazmasını istediğini kaydetti. Başgardiyanın bir süre sonra dilekçeyi kendisine getirdiğini ancak dilekçenin bir kısmını kendisine gösterdiğini ifade eden Uçar, Özlük’ün yazdığı dilekçede, cezaevinde kişisel ihtiyaçlarının engellendiğini, kendisine yönelik ideolojik ve nefret dolu tavırların olduğunu ve diğer mahpuslarla birlikte ortak alanlara çıkarılmadığını aktardığını söyledi. Cezaevi yönetiminin Özlük’ün savunma evraklarına el koyduğunu ve avukatıyla görüşmeden duruşmaya çıktığını dile getiren Uçar, Özlük’ün telefon görüşmesine çıkarken gardiyanların “aç bacaklarını otur kalk” şeklindeki onur kırıcı dayatmalara maruz kaldığını belirtti.

‘SOYUNMAZSANIZ SİZİ ASKERLERE SOYDURACAĞIZ’

Uçar, Adana Karataş Kadın Kapalı Cezaevi’nden, Şakran Cezaevi’ne sürgün edilen Ratibe Batmaz, Hayriye Özkan, Nuriye Erim, Ayfer Ayçiçek, Hürriyet Doğan, Sultan Özer ve Yazgül Yıldızhan isimli kadın mahpusların cezaevi girişinde iç çamaşırları dahil çıplak aramaya zorlandıklarını belirterek, buna direnen kadın mahpusların darp edildiğini söyledi. Uçar, Gülşen Tek ve kızı Zeynep Koç isimli adli kadın tutuklular cezaevine kabulü sırasında çırıl çıplak soyulduktan sonra “Otur kalk” şeklindeki onur kırıcı uygulamalara maruz kaldıklarını ifade etti. Uçar, Şakran Cezaevi’nin kadın müdürünün cezaevindeki aramalara direnen kadınlara “Soyunmazsanız sizi askerlere soyduracağız” dediğini dile getirdi. Kadın gardiyanların telefon görüşmesine çıkan kadın tutuklu ve hükümlülere “Ayakkabılarını çıkart ve çırp, göğsünü aç iç çamaşırlarının metallerine bakacağız” gibi keyfi ve onur kırıcı uygulamalarda bulunduklarını da ifade etti. Cezaevi idaresinin, kadın mahpusların çay için çeşme suyunu değil, kantinden alacakları hazır suyu kullanmaları için baskı yaptığını belirten Uçar, su ısıtıcıları olmasına rağmen yeni bir su ısıtıcı almaya da zorlandıklarını kaydetti. Kadın mahpusların kantinden satın aldıkları peynir ve yoğurt gibi yiyeceklerin ambalaj kapaklarının açıldığını ve içindeki suyun boşaltıldığını aktaran Uçar, bundan dolayı bu yiyeceklerin bozulduğunu söyledi.

BAKIMA MUHTAÇ HASTA TUTSAK HÜCREYE ATILDI!

Cezaevi yönetiminin hasta tutsaklara reçeteyle verilen ilaçlara el koyarak ilaçları vermediğini dile getiren Uçar, Anal Fistül rahatsızlığı için 23 Mart tarihinde doktora giden Sevim Devrim isimli kadın mahpusun doktor muayenesi sırasında jandarmanın muayene odasından çıkmaması üzerine tedavi olmadan cezaevine geri döndüğünü belirtti. Uçar, yemek borusunda yara olduğu için her yemeği yiyemeyen, sürekli baş ağrısı ve baş dönmesinden dolayı sık sık baygınlık geçiren, ihtiyaçlarını tek başına karşılayamayan ve ciddi şekilde bakıma muhtaç ağır hasta tutsak Türkan İpek’in, cezaevi idaresince 27 Mart tarihinde tek kişilik hücreye atıldığını da söyledi.

AİLELERE DE EZİYET

Tutuklu ve hükümlülerin ailelerine de eziyet çektirildiğini belirten Uçar, cezaevi yönetiminin mahpusların ailelerini arayarak “görüş var gelebilirsiniz” dediğini, aileler cezaevine görüş için gittiklerinde ise “Görüş yok” diyerek aileleri geri çevirdiğini ifade etti. Aliağa/Şakran Cezaevi’ndeki mahpusların uğradıkları onur kırıcı ve keyfi muamelelerin bitirilmesi için duyarlı kesimlerin cezaevine etkili bir müdahalede bulunması çağrısında bulunduklarını ifade eden Uçar, özellikle kadın milletvekilleri ve kadın hakları savunucularının cezaevini ziyaret ederek sorunlarına çözüm bulmalarını istediklerini aktardı.

İddiaları sormak için aranan Şakran Cezaevi’ndeki görevli, yetkili kimsenin olmadığını söyleyerek sorulara cevap veremeyeceklerini söyledi. (İzmir/DİHA)

www.evrensel.net