09 Ağustos 2015 04:26

Meksika’da gazetecilik devletin ve uyuşturucu kartellerinin hedefinde

Paylaş

Ertan EROL

Meksiko City’nin Narvarte mahallesindeki bir apartman dairesinde Geçtiğimiz Cumartesi sabahı (1 Ağustos) ülkenin en önemli siyasi dergilerinden biri olan Proceso’nun Veracruz Eyaleti fotoğrafçısı Rubén Espinosa Becerril ve 5 genç kadın işkence edilip öldürülmüş halde bulundu. Son yıllarda gazetecilik yapmanın en tehlikeli olduğu ülkeler listesinde ilk sıralara ilerleyen Meksika’da, özellikle uyuşturucu kartelleri ile devlet aygıtının en çok iç içe geçtiği eyaletler bu ilişkileri araştıran ve gün yüzüne çıkartan gazetecilerin en sık hedef tahtasına yerleştirildikleri yerler olarak karşımıza çıkmakta. Meksika Körfezi’nin kıyısında bulunan ve ‘Los Zetas’ adlı uyuşturucu kartelinin faaliyet gösterdiği Veracruz eyaleti, 2010 yılında Vali seçilen Javier Duarte de Ochoa döneminde Meksika’daki gazeteci cinayetlerinin yaygınlaştığı bu yerlerden biri olmuştur.

‘ÖLÜMLERDEN VALİ JAVIER DUARTE SORUMLU’

Olay ülkenin en büyük uyuşturucu çetelerinden biri olan Sinaloa Kartelinin lideri Joaquín Guzmán’ın -nam-ı diğer El Chapo- ülkenin kuzeyinde yer alan yüksek korumalı bir hapishaneden tünel kazarak ‘kaçmasından’ neredeyse 1 ay sonrasında gerçekleşti. Espinosa ile birlikte öldürülen ve yaşları 18 ile 32 arasında değişen kadınlardan biri olan antropolog ve aktivist Nadia Vera 3 sene önce Meksika’yı kasıp kavuran YoSoy132 öğrenci hareketinin Veracruz eyaletindeki üyelerinden biri olmuş ve olaydan tam 8 ay önce başlarına bir şey geldiği takdirde yayınlanmak üzere Vali Javier Duarte’nin sorumlu olduğunu belirttiği bir video çekmiştir. Rubén Espinosa aldığı tehditler ve sürekli olarak takip edilmesi sonrasında 2010’dan bu yana öldürülen 13üncü (bazı kaynaklara göre 14) gazeteci olmamak için geçtiğimiz ay Veracruz’u terk etmek zorunda kalarak Meksiko City’e yerleşmiş ve çeşitli yayın organlarında Veracruz’dan ayrılma sebeplerini anlattığı ve doğrudan Veracruz valisini işaret eden mülakatlar vermiştir. Espinosa’nın öldürülmesi Meksika’daki gazetecilik risklerinin yayılmasını göstermesi açısından önemlidir. Bugüne kadar genellikle gazeteciler devlet ve uyuşturucu kartelleri arasındaki ilişkileri ve yolsuzlukları inceledikleri için hedef alınırken, Espinosa daha çok öğrenci hareketlerini ve sol muhalif hareketleri haberleştirdiği için eyalet idaresinin tepkisini çekmiştir.

VALİ JAVIER’DEN GAZETECİLERE UYARI

Zetas karteli ile yakın ilişkiler içinde olduğu bilinen ve devlet Başkanı Enrique Peña Nieto’nun partisi olan Kurumsal Devrimci Parti’den (PRI) Vali Javier Duarte daha önce de gazetecileri kendi evinde toplayarak onlara ‘doğru düzgün davranmaları’ ve uyuşturucu kartelleri ile ilişki kurmamaları uyarısında bulunmuş, bu uyarıyı dinlemeyenlerin ise çok sıkıntı çekeceklerini belirtmişti. Veracruz’da Zetalara karşı kurulan öz savunma birliklerine savaş açan ve eyalette güvenlik problemi olmadığını iddia eden Duarte, gazeteci cinayetlerini ise bazı basın üyelerinin uyuşturucu kartelleri ile işbirliği yapmasına ya da muhtemelen hırsızlık esnasında gerçekleşen münferit olaylara bağlamakta. Tehdit ve takip edilen, hatta kim tarafından tehdit edildiklerini ve ölüm tehlikesi altında yaşadıklarını kayda alarak yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kalan Rubén ve Nadia gibi gazeteci ve aktivistlerin aynı evde yaşayan ve öldürülen diğer 3 kadından ayrı tutularak işkence ve tecavüz edildikten sonra öldürülmeleri sonrasında bile Başkent polisinin olayı hayatını kaybedenlerden birinin katiller tarafından çalınan arabasına bağlaması ise Veracruz Valisinin etki alanından çok uzak olan güvenlik mekanizmalarının bile olayları gizleme gayreti içinde olduğunu iyi bir biçimde gözler önüne koymaktadır.

AYOTZINAPA’DAN VERACRUZ’A

Espinosa’nın ve aynı evi paylaştığı 4 arkadaşının öldürülmesi ülke genelinde tepki ve protestolara neden olsa da devlet otoritelerinin uyuşturucu kartelleri ile iş birliği içinde peşi sıra gerçekleştirdiği katliamların aydınlanmasına yönelik hiçbir umut bulunmamaktadır. Bu durumda 2012’deki öğrenci hareketleri ile ortaya çıkan, Ayotzinapa katliamı karşısında tekrar sokakların yolunu tutan toplumsal muhalefetin hükümete önemli bir tepki göstereceğini söylemek mümkündür. Faillerinin bilinmesine rağmen hiçbir müeyyide ile karşılaşmayacak olmaları ise ülke genelinde gazetecilik yapmanın her gün daha da riskli olacağının işaretini vermektedir.  

Reklam
ÖNCEKİ HABER

13. Gençlik Yaz Kampı başladı: ‘Geleceğimizin karartılmasına izin vermeyeceğiz’

SONRAKİ HABER

Sakıncalı meslek: gazetecilik

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...