07 Ağustos 2015 15:56

KESK'ten 6 aylık sendikal hak ihalleri raporu: Bir yılda 1000 sürgün!

KESK'ten 6 aylık sendikal hak ihalleri raporu: Bir yılda 1000 sürgün!

Paylaş

KESK tarafından hazırlanan ve son 6 ayı kapsasan sendikal hak ihlalleri raporuna göre son bir yılda yaklaşık 1000 kişi sendikal gerekçelerle sürgün edildi. Öte yandan raporda, yer alan sendika baskınları, gözaltılar, işten çıkarmalar ve polis saldırılarının 90’lı yılları hatırlattığı belirtiliyor. Raporda Cumhurbaşkanı Erdoğan'la ilgili görüşleri nedeniyle çok sayıda kamu emekçisinin baskıya uğradığı ifade ediliyor. 

KESK 6 aylık sendikal hak ihlalleri raporunu açıkladı. KESK Genel Merkezi’nde açıklanan rapor 1 Şubat -7 Ağustos tarihlerini kapsıyor. Söz konusu ihlallerin iç güvenlik yasasının onaylandıktan sonra yaşandığına dikkat çekilen raporda, baskınlardan sürgünlere, keyfi baskılardan aylıktan kesmelere sendikal faaliyete yönelik birçok saldırı yer alıyor.  

Son 6 ayı kapsayan rapora göre isteği dışında görev yeri ve görev değişikliğinin temel baskı yöntemi haline getirildi. Son bir yıllık dönemde bin kadar KESK’li sürgün edildi. Sürgün edilenlerin çoğunluğunu sendika şube yöneticileri oluşturuyor. Raporda verilen bir örnekte Tüm-Bel-Sen Antalya şube başkanı da dâhil yönetimin çoğunun sürgün edildiği, bu yolla şubenin fiilen kapatılmak istendiğini belirtiliyor.  

BASKILAR ANLATILMIYOR
Disiplin soruşturmalarının da tüm hızıyla devam ettiği kaydedilen raporda, sendikal faaliyetleri nedeniyle Eğitim Sen Bitlis şube başkanına “Bir Yıl Süre İle Kademe İlerleme Cezası” verildiğine yer verilmiş . Yine 607 kişiye aylıktan kesme ve idari para cezaları, 5 kişiye ise işine son verilmesi, 47 kişiye açılan disiplin soruşturmalarıyla verilen uyarı ve kınama cezaları da sendikal baskılar arasında. 

Örgütlenme özgürlüğü önündeki en önemli baskı araçlarından birinin de mobbing olarak belirtildiği raporda şu tespite yer verildi: “Daha çok sendikalarımızdan istifa ettirme ve yandaş sendikalara yönlendirmeyi amaçlayan mobbing uygulamaları da yaygınlaşmaktadır. Bu dönemde en az 6 yönetici ve üyemize mobbing uygulanmıştır. Kaldı ki, üyelerimiz daha fazla mobbinge maruz kalmamak için çoğunlukla karşılaştıkları baskıları rapor etmemektedirler.” 

ERDOĞAN’IN ADI BİLE ENGEL
Sendikal hak ihlalleri arasında en dikkat çeken verilerden biri de Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilgili verilen cezalar. Erdoğan’ın sadece politikalarıyla değil adıyla da baskı aracı haline geldiği belirtilen raporda,  sendikaların bildiri dağıtımında Türkiye genelinde bir sorun yaşamazken, Rize’deki Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde SES üyelerinin dağıtımlar sırasında özel güvenlik elemanlarının engeliyle karşılaştığı aktarılıyor. 

Raporda kimi basın açıklamalarının keyfi olarak engellendiği, basın açıklamasına katılma ya da sendikal eylem ve etkinlikler nedeniyle en az 14 KESK üye ve yöneticisinin gözaltına alındığı bildiriliyor. Yine Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret davaları kapsamında 15 KESK üyesi hakkında davalar açıldığı belirtiliyor. 

EĞİTİM SEN’E BASKIN
Geçtiğimiz haftalar da Eğitim Sen Genel Merkezi’ne yapılan baskının da değerlendirildiği raporda, misafirhanede kalanlar bahane edilerek tüm sendika binasının arandığı hatırlatıldı. Baskına ilişkin raporda şunlar ifade edildi: “Devletin bilgisi ve denetimi dâhilinde olan, Türkiye’nin verdiği geçici kimlikleri üzerlerinde taşıyan misafirhanede kalan 11 kişi ve Eğitim Sen misafirhane müdürü Ali Kaya gözaltına alınmıştır. Arama kararı, savcıya ait olup olmadığı bile belli olmayan el yazısıyla yazılmış bir paragraflık yazı ile gerçekleştirilmiştir. El yazısında sadece misafirhanenin aranacağı yazılsa da tüm bina aranmıştır. Bir kişi dışında gözaltına alınanların tümü serbest bırakılmıştır. Ancak yandaş medya üzerinden itibarsızlaştırma ve kriminalize etme çalışması yürütülmüştür.”

‘SİVİL DARBE DÖNEMİ’
KESK Hukuk, TİS ve Uluslar arası İlişkiler Sekreteri Fatma Çetintaş, raporun kapsadığı dönemin sivil darbe özelliği taşıyan bir ara rejime denk düştüğünü söyledi. Çetintaş, 1993-94 yılları ve 28 Şubat dönemine benzer şekilde devletin tüm kurum ve olanaklarının muhalif kesimlere karşı yeniden dizayn edildiği bir siyasi projenin başlatıldığını ifade etti. “Yandaş medya, yandaş sivil örgütler ve yandaş konfederasyonlar da aynı amaç için canhıraş bir algı operasyonu yürütüyorlar” diyen Çetintaş, toplumsal korku ve tehditle iktidar ve çevresinin kendilerini “istikrar için tek adres” olarak sunduklarını söyledi. (Ankara/EVRENSEL)

 

ÖNCEKİ HABER

HDP, Silopi'ye heyet gönderiyor

SONRAKİ HABER

'Facebook'un paylaştığı kullanıcı bilgileri, açıklanandan daha fazla'

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa