Mürşitpınar’da cenazesi bekletilen Çelik'in annesi: Oğlumu almadan adım atmam

Mürşitpınar’da cenazesi bekletilen Çelik'in annesi: Oğlumu almadan adım atmam

Kobanê'de yaşamanı yitiren çocuklarının günlerdir geçişlerine izin verilmeyen cenazelerini teslim almak için sınır kapısındaki nöbet eylemlerini sürdüren aileler, çocuklarının cenazelerini teslim alana kadar sınırdan ayrılmama kararlılığında. Oğlu Rıdvan Çelik'in (Egid Huseyin) cenazesini almak için nöbet bekleyen anne Nuriye Çelik, oğlunu almadan hiçbir yere gitmeyeceği söyledi.

Habur Sınır Kapısı'nda 10 gün boyunca bekletildikten sonra yurttaşların direnişi sonrasında ailelerine teslim edilen 13 YPG/YPJ ve HPG'liye ait cenazeler memleketlerinde defnedilirken, Kobanê'de hayatını kaybeden 15 YPG/YPJ'linin cenazelerine dönük Mürşitpınar Sınır Kapısı'ndaki engelleme devam ediyor. Cenazelerine kavuşmak isteyen aileler ise sınır hattındaki Mehser Mahallesi'nde 4 gündür nöbette. 

HDP milletvekilleri, HDP ve DBP yöneticileri ile Antep, Adıyaman, Mardin ve diğer çevre il ve ilçelerden gelen yurttaşlarla büyüyen nöbet eylemini sürdüren aileler, sınırdan ancak çocuklarının cenazelerini teslim almaları halinde ayrılacaklarını ifade ediyor.

'OĞLUMU ALMADAN ADIM ATAMAM'

Sınırda bekleyenlerden biri YPG saflarında savaşırken yaşamını yitiren Rıdvan Çelik'in (Egid Huseyin) annesi Nuriye Çelik. Oğlunun cenazesini almak için Muş'tan Suruç sınırına gelen anne Çelik, yaşadığı acı nedeniyle konuşmakta güçlük çekerken, dilinden "Ben oğlumu almadan şuradan şuraya adım atmam, atamam. Ben gitmek istesem bile ayaklarım beni götürmez biliyorum. Ben oğlumu alıp buradan gideceğim" sözleri dökülüyor.

'CENAZELER ÜZERİNDEN ANNELER CEZALANDIRILIYOR'

Çelik'in kuzeni Muhlise Karayüce ise, tüm girişimlerine rağmen kuzeninin cenazesini alamadıklarını belirtti. Kürt halkına karşı düşmanlık hukukunda bile yer almayan bir yöntemle, cenazeler üzerinden ana ve babaların cezalandırmaya çalışıldığını söyleyen Karayüce, "İyi bilinsin ki bizler kanımızın son damlasına kadar şehitlerimizin izinde olacağız. Hiç kimse acılarımızdan kendilerine sevinçler çıkarmasın. Eninde sonunda bu gencecik çocukların uğrunda canlarını verdikleri barış ve özgürlüğe kavuşacağız. Bizlere yaşatılan bunca acıya rağmen hala barış diyoruz" dedi. 

'ÖZGÜR TOPRAKLARA DEFNEDİLEN KARDEŞİMİN YOLDAŞLARI İÇİN NÖBETTEYİM'

30 Temmuz'da, IŞİD’e karşı verdiği mücadelede yaşamını yitiren ve "Uğruna canımı verdiğim topraklarda gömün beni" vasiyeti üzerine Kobanê'de toprağa verilen YPG'li Umut Karadağ'ın (Serhed Eriş) ağabeyi Ahmet Karadağ, Kobanê'den cenazelerinin geçişine izin verilmeyen ailelerle birlikte sınır hattında nöbet tutanlardan biri. 

Cenazelerini vasiyetine uygun Kobanê'de bırakacaklarını belirten Karadağ, "Ben şimdi çocuklarının cenazesini almak için nöbet tutan ailelere destek vermek, dayanışmak için buradayım ve onlarla birlikte nöbet tutuyorum. Özgür topraklara defnedilen kardeşimin yoldaşları için nöbetteyim. Habur Sınır Kapısı'nda olduğu gibi burada da cenazelere yapılanlar hiç bir dine, inanca, ahlaka ve vicdana sığmayan bir uygulamadır. İnsanlık için verilen bu mücadelede yaşamını yitirenler ve onların yanında olmak ta insanlık görevidir" dedi. (DİHA)

 

www.evrensel.net