Barış Bloku barış mitingine çağrı yaptı:  Barışın sesini yükseltelim

Barış Bloku barış mitingine çağrı yaptı: Barışın sesini yükseltelim

Barış Bloku, İstanbul Makine Mühendisleri Odası’nda yaptığı basın toplantısıyla 9 Ağustos Pazar günü İstanbul Bakırköy Halk Pazarı’nda Barış mitingi düzenleyeceğini açıkladı. HDP Milletvekili Beyza Üstün, Barış Bloku Sözcüsü Gençay Gürsoy, DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu ve CHP milletvekili Oğuz Kaan Salıcı’nın açıklamalarda bulunduğu toplantıda 7 Haziran sonrası geçici hükümet tarafından yaratılan savaş iklimine dikkat çekildi. Mitingin yetkililerin gösterdiği alanda yapılacağı ifade edilirken, İstanbul Valiliğine başvuru yapıldığı ancak cevabın henüz gelmediği belirtildi.

‘PROVOKATİF EYLEMLER İÇ SAVAŞ DÜZEYİNE TAŞINDI’

Toplantıda ilk konuşan Barış Bloku Sözcüsü Gençay Gürsoy, AKP’nin seçimlerin ardından beklediği parlamento çoğunluğunu elde edemeyince provokatif eylemleri iç savaş düzeyine taşıdığını belirterek, “Başkanlık sisteminin önündeki en büyük engel HDP’nin baraj altında kalmasıydı. Bunu başaramadılar. Bugün hem HDP’yi kriminalize etmeye çalışıyorlar hem de seçim ikilimini savaş iklimine bağlayarak, erken seçimi kendi kontrolleri altında tutma projesi uygulanmaya başladılar” dedi. 

Gürsoy, geçici hükümetin şimdiden başlayan ‘güvenlik alanlarını’ seçim döneminde daha da yaygınlaştırmayı hedeflediğini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdiden 7 ilde, 40 bölgede OHAL’i hatırlatan uygulamalar başladı. Bu koşullar içinde hiçbir siyasi hareketin tek başına bu savaş ortamının üstesinden gelmesi, barış çığlığını yükseltmesi mümkün değil. Bu yüzden Barış Bloku olarak uzun vadeli barış mücadelesinin başlangıcını yapmış durumdayız. Barış isteğini toplumsallaştırma konusunda elimizden geleni yapacağız. Bunlara savaş yaptırmayacağız.”

BARIŞ ÜLKENİN GELECEĞİDİR

“Bu ülkede barışı savunmak demek, barışı inşa etmek demek bu ülkenin geleceğini kurmaktır” diyen DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu “AKP eliyle yürütülen savaş ve yağma politikaları Türkiye’de işçiler emekçiler açısından olumsuz sonuçları apaçık ortaya koydu” dedi. Sıkılan her merminin, atılan her bombanın işçilerin ekmeğini biraz daha küçültüğünü ifade eden Çerkezoğlu, “Aslında bu süreçte 2 taraf var. Diktatör heveslisi, IŞİD ve cihatçı çetelerin destekçisi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kişiliğinde simgeleşen sermayenin politikaları, diğer tarafta işçiler, emekçiler, kamu çalışanları var. Biz emekçiler olarak bu süreçte barışın tarafındayız. Sonuna kadar barışı inşa etmek için tüm gücümüzle mücadele edeceğimizin altını çiziyoruz” şeklinde konuştu. 

‘BARIŞ İSTEYEN KESİMLERLE BERABER OLMAYA DEVAM EDEĞİZ’

CHP Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı da 7 Haziran seçimleri sonrasında ortaya çıkan meclis tablosuna dikkat çekti. Türkiye’de toplum uzlaşma ve koalisyon istediğini söyleyen Salıcı, oluşan geçici hükümetin geçici olmayan kararlara imza attığını ifade ederek tepki gösterdi. Salıcı, “Gelmiş olduğumuz noktada daha barışa daha çok ihtiyacımız var. Bundan sonraki süreç için barış isteyen tüm emek kesimleriyle, tüm siyasi partilerle, tüm bireylerle beraber olmaya devam edeceğiz. Pazar günü yapılacak barış mitingiyle de Türkiye’nin barışa ne kadar büyük ihtiyacı olduğunu hep beraber ifade etmeye çalışacağız” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Toplantı da son konuşmayı yapan HDP Milletvekili Beyza Üstün’de 7 Haziran sonrası ortaya çıkan meclis tablosuna dikkat çekerek “Cumhurbaşkanı’nın direktifleriyle savaş iklimi çok ağır bedellerle sürdürülüyor” dedi. Cudi, Lice, Kulp, Mersin ormanlarının yakıldığını söyleyen Üstün, “Ormanlar yakılırken Suruç’ta 32 arkadaşımızın ölüm haberi geldi. 10 gün içinde savaşın bütün araçları kuruldu ve oynandı. Gazide bir genç kadın infaz edildi. İnfazlarla operasyonlarla bunu sürdürdüler” diyerek tepki gösterdi.

‘HERKES BULUNDUĞU HER YERDE BARIŞI HAYKIRSIN’

Lice’ye heyet olarak giderek gözlem yaptığını söyleyen Üstün, gözlemlerini şu sözlerle aktardı: “Licede yanan köyleri gördük. Köylülerin bütün mevsim boyunca çalışıp biriktirdileri buğday ambarları yandı. Yatak odaları yanmış, mutfakları yanmış. Yetkililerle konuştuğumuzda birkaç tane evin yandığını söylediler ancak orada zaten birkaç tane ev var. Suç işliyorlar. Suç işleyenlerden mutlaka hesap sorulacak. Bu iklimi devam ettirerek var olacaklarını düşünüyorlar. Bizde diyoruz ki barışı toplumsal bir boyuta taşıyarak karşı geleceğiz. Çağrımızdır herkes bulunduğu her yerde barışı haykırsın.” 

Ardından gazetecilerin sorularını alan Blok üyeleri, bir gazetecinin İç Güvenlik Yasası’nın uygulanmasını kolaylaştıracak yönetmeliğin Resmi Gazete’de yayınladığını hatırlatması üzerine Gürsoy, “Yönetmelik değişikliği ile ilgili davalar açılıyor ancak yargının ne halde olduğu biliniyor. Fiili olarak yaşanan uygulamalar resmiyete geçiliyor” şeklinde cevap verdi. İlki Pazar günü İstanbul’da yapılması planlanan barış mitinginin, daha sonra Ankara, Diyarbakır, İzmir ve Van’da yapılması planlanıyor. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net