O betonun harcı böyle  karıldı

O betonun harcı böyle karıldı

İzmir-Çanakkale çevreyolundaki viyadük inşaatında beton ve demir enkazının altında kalarak can veren 4 işçiyi ölüme götüren ihmaller zinciri, İzmir Valisi’nin açıklamasıyla taçlandı!

Turan KARA
İzmir

İzmir-Çanakkale çevreyolundaki viyadük inşaatında beton ve demir enkazının altında kalarak can veren 4 işçiyi ölüme götüren ihmaller zinciri, İzmir Valisi’nin açıklamasıyla taçlandı. Kazadan öğle yemeğinde oldukları için kurtulan işçilerin anlattıkları, alınmayan önlemlerin işçileri ölüme götürdüğünü gözler önüne serdi.

İzmir-Çanakkale çevreyolunun Menemen Koyundere mevkiinde Kolin İnşaatın yüklenici firması olduğu viyadük ayakları inşaatında beton dökümü için kurulan iskelenin çökmesi sonucu 4 işçi 150 tonluk demir ve betondan oluşan enkaz altında kalarak yaşamını yitirmişti.

Kazanın öğle yemeği saatinde olması diğer 10 işçinin şans eseri kurtulmasını sağladı.

CİVATA YOKTU

İşçilerin anlattığına göre inşaat için kurulan iskelede direk bağlantılarının her birinde 4 civata kullanılması gerekirken çoğunda 1-2, bir kısmında ise hiç civata yoktu. Öte yandan iskelenin, 110 metreküp beton taşıma kapasitesi bulunduğunu anlatan işçiler, dökülen miktarın 150 metreküp olduğunu, iskelenin aşırı yükü taşıyamadığını da anlattılar.

İşçilerin ifadesine göre, hızlı iş teslimleri, az sayıda işçiye zamanında yetiştirme zorlamaları, çalışma koşullarının ağırlığı ve iş güvenliği önlemlerindeki eksiklikler, işçiler ve aileleri için acı bir bilanço yarattı.

BÖYLE BİR İSKELEYE NASIL KALIP ÇAKILIR?

Kazanın hemen ardından diğer şantiyelerde çalışan ve arkadaşlarını kurtarmak gelen işçiler de alınmayan önlemlere dikkat çektiler. Bazı işçiler, “Böyle bir iskeleye nasıl kalıp çakılır, nasıl izin verilir anlaşılamaz?” diye hatalara dikkat çektiler. İşçiler, “Demir eksik olmasın, beton tam olsun diye kan ter içinde çalıştıranlar iskele kurarken civata kullanmıyor” diye bağırdılar. İskele kurulumunda kullanılan direklerdeki kaymalara, civata kullanılmamasına, iskelenin ayaklarının yere basmamasına, sıkıştırılan tahta parçalarına dikkat çeken işçiler, iskele için kullanılan çelik malzemenin de yükü taşıyabilecek kadar dayanıklı olmadığını, ince bir malzeme olduğunu anlattılar.

TRAVMA VE HAVASIZLIKTAN ÖLMÜŞLER

Saatler süren çalışmaların ardından enkazdan çıkarılan dört işçinin kesin ölüm sebeplerinin belirlenmesi için İzmir Adli Kurumu’nda otopsi yapıldı. İlk sonuca göre genel beden travması ve havasızlık sebebiyle hayatlarını kaybettikleri anlaşıldı. Otopsinin tamamlanmasının ardından cenazeler, memleketlerine gönderilmek üzere yakınlarına teslim edildi.

İLK İŞÇİYE 4 SAAT SONRA ULAŞILDI

Kazadan saatler sonra İbrahim Yurt (43) isimli işçi enkazın içinden çıkarılan ilk işçi oldu. Vanlı diğer 3 işçi Hakan Dilmez (42), Sefer Aslan ve Mehmet Reşit Işık’ın (40) cansız bedenlerine gece geç saatlerde ulaşmak mümkün oldu. AFAD, İzmir Büyükşehir Belediyesi itfaiye, AKS ve AKUT ekipleri saatler sonra işçilere ulaşabildi. Kazayla ilgili savcılık, İzmir Valiliği ve firma yetkilileri gün boyu hiç bir açıklama yapmadı. Resmi bir açıklama yapılmaması gerginliklere de neden oldu. Kaza yerine gelen ve İbrahim Yurt’un kayınvalidesi olduğunu söyleyen Emine isimli kadın, hiç bir açıklama yapılmadığını ve oradan uzaklaştırıldığını söyleyerek ağladı. İşçiler şantiye şefine saldırdı.


10 GÜN ÖNCE İŞYERİNİ DEĞİŞTİRMİŞ

Kazada can veren iki çocuk babası İbrahim Yurt’un, beton döküm işi yapan başka bir firmada çalışırken saatlerinin daha uygun olması sebebiyle 10 gün önce iş değiştirdiği, yeni firmasında viyadük beton döküm işini yaparken can verdiği öğrenildi. Ayrıca borçla araba aldığı, borcunun bitmesine 10 ay kaldığı belirtildi. Yurt’un cenazesinin, dün ikindi namazının ardından Akselendi köyünde toprağa verildi .(İzmir/CİHAN)


NİŞANLANMAK İÇİN PARA BİRİKTİRMEYE GELMİŞ

Hayatını kaybeden işçilerden Hakan Bilmez’in, yaklaşık 10 ay önce askerden geldiği ve şubat ayında nişanlanmak için para biriktirmek amacıyla Van’dan İzmir’e çalışmaya geldiği öğrenildi. Amcaoğlu Mehmet Bilmez, “Amcaoğlum, şubat ayından beri burada çalışıyordu. Ramazan Bayramı’nda beraberdik. Zaten üç gün önce beni aradı, ‘Ağabey, ne yapıyorsun, iyi misin?’ dedi. Ben de, ‘Hayrola Hakan, bu geceyarısı beni arıyorsun?’ dedim, ‘Canım sıkılıyor.’ dedi. 10 ay önce askerden geldi. ona kız arıyorduk, nişanlanma niyeti vardı. Kazanın oluş şekliyle ilgili daha net bir şey yok. Şantiyede üç dört arkadaş birlikte çalışıyorlardı. Kaza iki dakika daha olmasa işleri bitiyormuş, son malayı yapıyorlarmış. Bildiğim kadarıyla Hakan’da fazla yara yok, nefes alamamış olabilir. Nişanlanmadan önce birikim yapmak istedi.” diye konuştu. Hayatını kaybeden işçilerden Sefer Aslan’ın da askerliğini kısa bir süre önce tamamladığı, iki hafta önce nişanlanıp çalışmak için İzmir’e geldiği belirtildi. (İzmir/CİHAN)


‘İSTİFA ETMENİZ İÇİN KAÇ İŞÇİ ÖLECEK?’

CHP İzmir Milletvekili Zeynep Altıok, dört işçinin kaybettiği kazayı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’e sordu. Çelik’in cevaplaması talebiyle TBMM Başkanlığı’na verdiği soru önergesinde, bakanın istifa edip etmeyeceğini sordu. Milletvekili Altıok, Bakan Çelik’ten şu soruları cevaplamasını talep etti: “İzmir-Çanakkale otoyolu Koyundere mevkisinde yapımı devam eden viyadük inşaatı, hangi şirket ya da şirketler tarafından yapılmaktadır? Bu şirketin ya da şirketlerin, devlete yapmış olduğu başka işler var mıdır? Varsa yapılan bu işlerde daha önce buna benzer kazalar meydana gelmiş midir? Geldiyse yaptırımı ne olmuştur? İzmir-Çanakkale otoyolunu ve ilgili viyadükleri yapan şirketin ya da şirketlerin şantiyeleri, bakanlığınız tarafından en son ne zaman denetlenmiştir? Kaza meydana geldiği sırada inşaat sahasında bulunan işçi sayısı kaçtır?  Bakanlığı döneminde kaç iş kazası meydana geldiğini ve bunlarda kaç işçinin çalışamaz hale geldiğini veya hayatını kaybettiğini de soran Zeynep Altıok, şunları kaydetti: “Soma ve Ermenek maden faciaları, Mecidiyeköy asansör faciası ve Gölmarmara’da meydana gelen tarım işçileri faciasından ve her gün bir yenisi eklenen işçi ölümlerinden sonra istifa etmeyi düşünüyor musunuz Düşünmüyorsanız, istifa etmeniz için daha kaç iş kazası veya işçimizin yaşamını yitirmesi gerekir?” (HABER MERKEZİ)


VALİNİN DERDİNE BAK!

Öte yandan gece kaza yerine gelen İzmir Valisi Mustafa Toprak, kazanın nedenini anlatmak yerine ‘terör’ açıklamasında bulundu. Yaşanan iş cinayetinin bir kaza olduğunu ancak ülkede daha önemli bir ‘terör’ sorunu olduğunu belirten Toprak, “Burda da bir kaza var, istenmeyen bir şekilde gerçekleşmiş kişiler kusurlu ya da kusursuz bilemeyiz. Ama bu ülkede beraber yaşamak için bir araya gelmiş halkımıza ihanet etmek suretiyle, birbirine düşürmek suretiyle tamamen kandan beslenenlerin ortaya koymuş olduğu sevgisizliğin ve maalesef kin ve nefretle doldurulmuş, insanlıktan bir haberlerin bağlılığı suretiyle bir saldırı sonucu bugünki olayda şehit verdik. Biz de bir an önce bunların akıllarını başlarına almalarını diliyoruz” şeklinde konuştu. (HABER MERKEZİ)

İMO BAKANLIĞI UYARMIŞ

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) viyadük inşaatı sırasında 4 işçinin beton altında kalarak can verdiği iş cinayetinin göz göre göre yaşandığını açıkladı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yeni çıkardığı tebliğin 1 Temmuz 2015 öncesine işletilmediğini belirten İMO, kazanın yaşandığı inşaatında tebliğ dışı bırakılan yerlerden biri olduğuna dikkat çekti.
Oda yaptığı açıklamada, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 19 Eylül 2014 tarihinde yayımlanan ve 1 Temmuz 2015’te yürürlüğe giren “Ahşap, Çelik ve Alüminyum Alaşım Ön Yapımlı Bileşenlerden Oluşan Dış Cephe İş İskelelerine Dair Tebliği” öncesinde bakanlığın kendilerinden görüş istediği, ancak uyarılarının dikkate alınmadığı belirtildi.
Odanın görüşleri dikkate alınması halinde 4 işçinin ölmeyeceğine dikkat çekilen açıklamada  şöyle ifadelere yer verildi: “Hareketli, motorlu iş iskelesi ile kalıp iskelesinin Tebliğe dahil edilmesi gerektiğini belirtmiş ancak bu uyarıları dikkate alınmamıştı. Tebliğin üç hükmüne ise itiraz ettik. Birincisi, katlara malzeme çıkarmak için kullanılan hareketli, otomatik ve motorlu iş iskelesi olarak adlandırılan iskeleler ile beton dökerken kalıbı taşıyan kalıp iskelelerin Tebliğ dışı bırakılmasıydı. İkinci itiraz, Tebliğin 1 Temmuz 2015 tarihinde, yani yayım tarihinden bir sene sonra yürürlüğe girecek olmasıydı. Üçüncü itiraz ise Tebliğin yürürlük tarihi olan 1 Temmuz 2015’ten önce ilana çıkmış ya da ihalesi yapılmış işlerin kapsam dışı bırakılmasıydı. İzmir-Çanakkale Otoyolu viyadük inşaatında 4 Ağustos 2015’te meydana gelen iş kazası, Odamızın bir sene önce yaptığı uyarıların ne kadar yerinde olduğunu göstermiştir.” (AnkaraEVRENSEL)

www.evrensel.net