Taşa 7 yıl, cephaneliğe beraat!

Taşa 7 yıl, cephaneliğe beraat!

Mersin Tarsus’taki Kobanê eylemlerine katılan vatandaşlara, Mustazaflar Derneği önünden geçerken düzenlenen saldırı sonucunda gözaltına alınan iki Kürt genci için üzerlerinden puşi ve 2 taş çıktığı gerekçesiyle 7 yıl hapis cezası verildi. Üzerinde tüfek, fişek, bıçak ve onlarca taş ele geçirilen 2 Mustazaflar Derneği üyesine ise ceza verilmedi.

Burak ŞEFKAT
Mersin

Mersin’in Tarsus ilçesinde 6-8 Ekim’de gerçekleşen Kobanê eylemlerinde gözaltına alınan  iki Kürt genci hakkında üzerlerinde taş ve puşi bulunmasından dolayı “Terör örgütü propagandası yapmak” iddiasıyla 7 yıl hapis cezası verildi. Eylemler sırasında gözaltına alınan ve sırt çantasında ‘cephanelik’ ele geçirilen Mustazaflar Derneği üyeleri Mehmet Çatkı ve heybesi taşla dolu olan Ramazan Tekyıldız hakkında ise ceza verilmedi.

7 Ekim 2014’de IŞİD’in Kobanê’ye saldırısını protesto etmek için Tarsus’ta siyasî partiler ve demokratik kitle örgütlerinin çağrısıyla basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasına katılan vatandaşların bir kısmı mahallerine döndüğü sırada, Mustazaflar Cemiyeti adlı derneğin bulunduğu yerden geçerken taşlı, sopalı ve silahlı saldırıya uğradı. Çıkan olayların ardından Mustazaflar Derneği üyesi Ramazan Tekyıldız ve Mehmet Çatkı ile Barış Aydar ve Rıdvan Tulin isimli iki Kürt genci gözaltına alındı.

ÇANTADA ‘CEPHANE’ ÇIKTI

Gözaltına alınan Mustazaflar Derneği üyesi Mehmet Çatkı’nın saldırı esnasında sırt çantasında cephanelik bulunduğu ortaya çıktı. Polisler tarafından yapılan aramada çantada, 2 adet pompalı tüfek, 103 adet bu tüfeklere ait fişek ve kemerine takılı vaziyette bıçak bulundu.

SADECE BIÇAKTAN CEZA ALDI

Yaklaşık 1 yıl süren yargılamanın sonunda Çatkı, sadece bıçak bulundurma suçundan 5 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu ceza da, “Sanığın sabıkasız geçmişi, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki gözlemlenen olumlu davranışları, cezanın sanığın üzerindeki olumsuz etkileri değerlendirildiğinde” şeklindeki ifadeyle aldığı 5 aylık hapis cezası ertelendi.

HİZBULLAH’A ÜYE OLMAKTAN YATMIŞ

Mahkeme heyeti, erteleme kararını Çatkı’nın sabıkasız geçmişine dayandırsa da, Çatkı’nın Hizbullah terör örgütüne üye olduğu gerekçesiyle 5 yıl hapis yattığı ortaya çıktı. Mahkemenin ‘göremediği’ bu bilgi, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü kaydında da, Çatkı gözaltına alındığında emniyette verdiği ifade de yer alıyor. Ayrıca İçişleri Bakanlığına bağlı Kaçakçılık İstihbarat Harekât ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığı’nın kayıtlarında da bu bilgi doğrulanıyor.

Olay yerinde motosikletinin heybesi taşlarla dolu durumda yakalanan Mustazaflar Derneği üyesi Ramazan Tekyıldız hakkında “Görevi yaptırmamak için direnme” suçundan yürütülen yargılama sonucunda da, “Suçu işlediği sabit olmadığı” gerekçesiyle beraat kararı verildi.

‘HUKUKSUZ, ÖN YARGILI VE YANLI’

Mahkeme heyeti, çıkan olayların ardından gözaltına alınan Kürt gençlerinden Barış Aydar ve Rıdvan Tulün hakkında “terör örgütünün propagandası yapmak, 2911 sayılı toplantı ve gösteri yürüyüşü kanuna muhalefet etmek ve örgüt adına suç işleme suçunu işlemek” gerekçeleriyle ceza verdi. Mahkeme, Barış Aydar’ı toplam 5 yıl 11 ay 7 gün hapis cezasına Rıdvan Tulin’i de 7 yıl 2 ay 7 gün hapis cezasına çarptırdı.

Barış Aydar ve Rıdvan Tulin’in avukatı Abdulselam Duran konuyu gazetemize değerlendirerek, kararın adalet ilkelerini hiçe saydığını, hukuksuz, önyargılı ve yanlı bir tutum olduğunu ifade etti. Duran, “Gözaltı sırasında müvekkilim Rıdvan’ın elinde iki taş, üzerinde de bir puşi ele geçirilmiştir. Müvekkilim Barış’ın üzerinde ise herhangi bir suç unsuru ele geçirilememiştir. Buna karşılık diğer iki sanığın üzerinde ve yöneticisi oldukları cemiyetin içerisinde cephane olarak nitelendirilebilecek sayı ve nitelikte silah, mermi, bıçak, torbayla taş, sopa, boru gibi malzeme ele geçirilmiştir. Bahsettiğimiz malzemeler üzerinde Savcılık parmak izi incelemesi yapılması talimatı vermiş, kollukça bu inceleme yapılmadığı gibi, savcılıkça da bunun akıbeti sorulmamıştır. Verilen kararın hukuk ve vicdan ilkeleri çerçevesinde izahının yapılması mümkün değildir. Zira cephaneliği deyim yerindeyse pire gibi gören, hatta görmeyen, ancak iki taşı ve puşiyi dağ gibi gören bu kararın izahını yapabilmek akıl ve mantık sınırlarını zorlamaktadır” dedi.

Duran, Aydar ve Tulin’in herhangi bir suç kaydı bulunmadığını ifade ederek, “Buna karşılık sanık Mehmet Çatkı’nın terör örgütünü yönetme ve örgüte üye olmaktan, öldürmeye teşebbüsten mahkûmiyeti ve birden fazla suç kaydı bulunmaktadır. Mahkeme Başkanının sanıkları hiç görmediği duruşma tutanaklarıyla sabittir. Buna rağmen, “Sanıkların duruşmadaki tutum ve davranışları gözlendiğinde” diyerek verilen gerekçenin izahı mümkün değildir” diye konuştu.

DEVLETİN KOBANÊ TUTUMU

Recep Tayyip Erdoğan, 6-8 Ekim’de Kobanê eylemleri sırasında yaşamını yitiren Kobanê’yle dayanışma eylemlerine katılanlar için suçlayıcı ifadeler kullanırken, Diyarbakır’da öldürülen HÜDA-PAR’lı Yasin Börü’yü her fırsatta anmıştı. Yeni yıl dolayısıyla yayımladığı mesajda, “2014 yılının en acı kayıplarından biri, kuşkusuz, Kurban Bayramı’nda alçakça saldırılar neticesinde yitirdiğimiz genç kardeşlerimizdi. Başta Yasin Börü olmak üzere bu genç kardeşlerimizi de bugün bir kez daha rahmetle yadediyorum” demişti. Ayrıca, Erdoğan’ın HDP'li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasını istemesinin ardından HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında başlatılan ikinci soruşturmanın da gerekçesi Kobanê eylemleri olarak gösterildi. Soruşturmada Demirtaş'ın TCK'nin "kamu barışına karşı işlenen suçlar" bölümündeki 214/2 maddesinde "Halkın bir kısmını diğer bir kısmına karşı silahlandırarak tahrik etmek" iddiasıyla suçlandığı ve 24 yıla kadar hapis istendiği öğrenildi.

Son Düzenlenme Tarihi: 02 Ağustos 2015 09:58
www.evrensel.net