İZENERJİ işçileri: Evrensel bizim sesimizdir

İZENERJİ işçileri: Evrensel bizim sesimizdir

Metehan UD
İzmir

Geçici hükümetin savaş politikalarını ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç’ın gazetemize yönelik açıklamalarını İzmir Büyükşehir Belediyesi İZENERJİ işçileriyle konuştuk. Savaşa karşı barışı savunmaktan vazgeçmeyeceklerini vurgulayan işçiler, gazetemizin barıştan yana politikalarından kaynaklı hedef gösterildiğini dile getirdiler. 

Hükümetin savaş politikasını hem AKP’nin hem Cumhurbaşkanının bir başkanlık sistemi için koz olarak kullandığını düşünen Parkbahçe İşçisi Cihan Erdoğmuş “400 milletvekili almadım ben de savaş çıkartırım, bana oy verirseniz bu savaş durur” gibi bir yaklaşımları var. Bu durum seçimle ilgili başka bir alternatifi yok. Ülkeyi kaosa sürüklüyorlar” dedi. 

‘BARIŞ İÇİN DE SOKAĞA ÇIKMALIYIZ’

İşçilerin bu savaş politikasına karşı alanlara çıkması gerektiğini de belirten Erdoğmuş şunları söyledi; “Sadece kendi taleplerimiz için alana çıkmamalıyız. Bu ülkede büyük bir demokrasi sorunu var. İşçiler, sendikalara sadece ekonomik çıkarlarla yaklaşırsa her zaman kaybederler. Bizim demokrasi ve barış içinde sendikalı olarak alanlara çıkmamız, mücadele etmemiz gerekiyor. Aksi takdirde bu savaş politikasına boyun eğmek zorunda kalacağız” dedi. 

Arınç’ın sözlerine de değinen Erdoğmuş “Bence Arınç’ın açıklaması cambazlık gibi bir şey. Barış isteyenleri hedef haline getirmek istiyor. Evrensel işçinin kulağı, sesi durumunda, haberlerini işçilerin gözüyle yazan bir gazete. Aynı şekilde barıştan da yana bir gazete ve bu sesin herkes tarafından duyulması gerekiyor” dedi. 

‘İNADINA BARIŞ DİYORUZ’

Diğer bir Parkbahçe İşçisi Zeynel Duran da işçiler olarak kesinlikle savaşı istemediklerini vurgulayarak şunları dile getirdi, “Bunu sadece işçiler değil halk da böyle düşünüyor. Birilerinin bu ülkede sürekli savaşı gündeme getirmesine rağmen inadına barış diyoruz. Bir insanı öldürmek, barbar ordusunu destekleyip, silah vererek kendi ülkesini ötekileştiren, kendinden olmayanı her zaman dışlayan bir yönetim kesinlikle istemiyoruz. Biz bu yönetime zaten karşıyız. Kısa bir süre öncesinde Suruç’ta yaşanan katliamı gördük. Canımız yandı. Hükümet bunu sadece kınamakla kaldı. Suudi kralı öldüğünde 3 günlük yas ilan edilirken ülkemizde bu kadar canımızın ölmesine duyarsız kalındı.” 

‘EVRENSEL BARIŞTAN YANA TAVIR KOYDU’

İşçilerin savaşa karşı çevresinde, alanlarda, sokaklarda her şeye rağmen barış talebini daha yüksek bir şekilde dile getirmesi gerektiğini belirten Duran, “Biz barıştan yanayız, kavgadan savaştan değil. Bu ülkede dostça yaşamak zorundayız. Bu topraklar Kürt’ün, Türk’ün kanına çoktan doydu. Artık bu ülkede barışın gelmesi lazım. Bugün hedef gösterilmesi gerekenler savaştan yana yayın organlarıdır. Evrensel savaştan yana değil barıştan yana tavrını koyduğu için maalesef hükümet sözcüleri kalkıp bu tür eleştirileri yapıyorlar” dedi. 

‘DİSK GÜCÜNÜ KULLANMALI’

İZSU İşçisi Mehmet Salih Kanal ise çıkacak savaşla ekonominin daha da bozulacağını ve savaş bütçesi için ilk kesintilerin halkın ihtiyaçları üzerinden olacağını ifade ederek sözlerini söyle sürdürdü, “Barış için adım atılması gerekiyor. Barış için toplantılar, yürüyüşler yapılmalı. Halkın birlik içinde olması gerekiyor. DİSK’in örgütlü bir gücü var, bu sayı ailelerimizle beraber yüz binleri buluyor. Bu örgütlü gücünü toplumun diğer kesimlerini harekete geçirmek için kullanmalı. İşçilerin yoğun olduğu bölgelerde etkinlik düzenlenmeli.”

Hükümetin ve Arınç’ın kendi hatalarını kapatmak için barıştan yana politika izleyen Evrensel ve Özgür Gündem’e saldırdığını da ekleyen Kanal,  “Ben, Evrensel dışında başka bir gazetede işçilerle ilgili haber okuyamıyorum. Bundan dolayı bizim için önemli. Evrensel, aynı zamanda her zaman barışı, halkların kardeşliğini savunuyor” dedi. 

Devlet bütçesinin savaşa değil, işçilere harcanması gerektiğini ifade eden İZSU İşçisi Murat Seven sözlerini şöyle sürdürdü, “Yaşanmış 30 yıllık bir savaş süreci var ve bunun sonucunu biliyoruz. Savaş politikalarına karşı işçilerin birlik olması gerekiyor. İnatla barışı savunmak gerekiyor. Arınç iyi yapmış. Bunu şu anlamda söylüyorum. Evrensel ve Özgür Gündem’in doğru bir gazetecilik anlayışı var ki böyle isim isim suçlayabiliyor” dedi. 

‘BAŞLAMADAN SAVAŞI BİTİRMELİYİZ’

Binali Polat (Parkbahçe): Evrensel, politik bir gazete, işçilerin emekçilerin sesi olan bir gazete, Özgür Gündem de gene aynı. Her ikisi de Rojava’da, Şengal’de, Kobanê’de halkın yaşadıklarını yazdılar. Devlet, bunların sesini susturmak istiyor. Buna izin vermeyeceğiz. 

 

 

Engin Can (Parkbahçe): Diğer işçiler gibi ben de hükümetin politikalarını benimsemiyorum. Bunu örgütlü mücadelemizle de dile getirdik, getirmeye de devam edeceğiz. Evrensel, düşüncesi ortada, her zaman işçilerin sesi olmuş bir gazete. Bence her zaman bu dik duruşunu göstermesi en güzel şeyi gösterdi. Arınç’ı ciddi bulmuyorum ve inanmıyorum. 

www.evrensel.net