Yargıtaydan yıllık izin kararı

Yargıtaydan yıllık izin kararı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, yıllık izni hak ediş için gerekli bekleme süresinin hesabında aralıklı geçen hizmet sürelerinin de dikkate alınacağına, yıllık iznin hesabında aralıklı çalışmalarda önceki dönemin zaman aşımına uğramayacağına hükmetti.

Antalya’da bir işyerinde 1 Temmuz 1998 tarihinden 23 Temmuz 2010’a kadar davalı işyerinde çalışan kişi, iş akdinin işveren tarafından haksız şekilde feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret, fazla mesai ile ulusal bayram genel tatili ücreti ile yıllık izin ücretlerinden oluşan işçilik alacaklarının ödetilmesini talep etti. 

Davacının her iki dönem çalışmasının kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiğinin işverence ispatlanamadığına kanaat getiren mahkeme, bilirkişi raporu kapsamında 11 yıl 2 ay 22 gün üzerinden hesaplanan kıdem tazminatı ile ihbar tazminatlarına ve dava tarihinden geriye doğru beş yıllık zaman aşımı süresi gözetilerek hesaplanan fazla mesai ve ulusal bayram genel tatili ücret alacaklarının işçiye ödenmesine hükmetti. Yıllık izin ücreti yönünden davacının çalışmasının iki döneme ayrıldığına dikkat çeken Antalya 4. İş Mahkemesi, ilk dönem çalışma için yıllık izin ücreti alacağının zaman aşımına uğradığına, ikinci dönem çalışma sırasında ise yıllık izinlerini fazlasıyla kullandığı gerekçesiyle yıllık izin ücreti isteminin reddine karar verdi. Kararı taraf avukatları temyiz etti.

FESHİN HAKLI OLUP OLMAMASININ ÖNEMİ YOKMUŞ

Dava dosyasını inceleyen Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, emsal bir karara imza attı. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshinin şart olduğuna dikkat çekilen kararda, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmadığına vurgu yapıldı. İşçinin işe iade davası açması durumunda, izin ücretinin talep edilip edilemeyeceği davanın sonucuna göre belirlenmesi gerektiğine işaret edilen kararda, “Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. Önceki çalışma döneminde izin kullandırılmak veya fesihte karşılığı ödenmek suretiyle tasfiye edilmeyen çalışma süreleri, aynı işverenin bir ya da değişik işyerlerindeki çalışmalara eklenir. İşçinin aralıklı olarak aynı işverene ait işyerinde çalışması halinde, önceki dönemin kıdem tazminatı ödenerek feshedilmiş olması, izin yönünden sürelerin birleştirilmesine engel oluşturmaz. Yine, önceki çalışılan sürede bir yılı doldurmadığı için izne hak kazanılmayan süreler de, işçinin aynı işverene ait işyeri ya da işyerlerindeki sonraki çalışmalarına eklenerek yıllık izin hakkı belirlenmelidir. Yıllık izin, özde bir dinlenme hakkı olup, aralıklı çalışmalarda önceki dönem zaman aşımına uğramaz.” (Ankara/CİHAN)

 

www.evrensel.net