İmralı'ya gitmek isteyen 200 avukata 'gemi bozuk' engeli

İmralı'ya gitmek isteyen 200 avukata 'gemi bozuk' engeli


PKK Lideri Abdullah Öcalan ile avukat görüşmelerinin engellenmesinin 5'inci yılına girmesi nedeniyle tecridi protesto etmek ve müvekkilleri ile görüşmek için ÖHD ve MHD'nin çağrısıyla bir araya gelen ve İmralı'ya gitmek için Gemlik Jandarma Karakolu'na gelen 200 avukata "gemi bozuk" yanıtı verildi. Avukatlar, "İmralı'da tecrit altında tutulan bu toprakların barış ve geleceğidir" dedi.

Kürdistan Hukukçular Meclisi'nin çağrısı ile Mezopotamya Hukukçular Derneği (MHD) ve Özgürlükçü Hukukçular Derneği ( ÖHD) öncülüğünde bir araya gelen 200 avukat, müvekkilleri PKK Lideri Abdullah Öcalan ile 4 yıldır görüşmelerinin engellenmesini protesto etmek ve görüş başvurusunda bulunmak amacıyla Gemlik Jandarma Komutanlığı önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya, HDP'nin hukukçu milletvekilleri ve Öcalan'ın yeğeni HDP milletvekili Dilek Öcalan, DTK eski Eşbaşkanı Aysel Tuğluk, Öcalan'a Özgürlük İnisiyatifi temsilcileri, KJA Hukuk Komisyonu üyeleri ve aralarında ÖDAV, İHD, Ezilenlerin Hukuk Bürosu ve ÇHD'nin de bulunduğu çok sayıda avukat meslek örgütü de destek verdi. 

BAŞVURUYA BİLİNDİK GEREKÇEYLE RED

Gemlik Jandarma Komutanlığı önüne gelen 200 avukat adına avukatlardan Ebru Günay ve Serhat Eren, müvekkilleri ile görüşmek için Jandarma Karakolu'na geçmek istedi. İlk defa savcılıktan izin alınmadan müvekkilleri ile görüşmeye gitmek isteyen avukatlar, Jandarma Komutanlığı'na girişlerine izin verilmeden geri çevrildi. Yetkililer Günay ve Eren'e "gemi bozuk" olduğu gerekçesiyle görüşmenin gerçekleştirilmeyeceğini iletti. Görüş başvurularının reddedilmesi üzerine "İmralı tecridine hayır, Öcalan'a özgürlük" pankartı açan avukatlar basın açıklaması yaparak tecridi protesto etti. Açıklamada ilk olarak söz alan avukat Günay, görüş başvurularının bir kez daha reddedildiğini söyledi. Türkiye'nin çok tarihi bir süreçten geçtiğini ifaden eden Günay, müvekkilleri Öcalan üzerinde devam eden tecridin savaş demek olduğunu kaydetti. Günay, 16 yıldır Öcalan üzerinde devam eden ağırlaştırılmış tecridi kabul etmediklerini, bundan sonra da tecridi kabul etmeyeceklerini, mücadelelerine devam edeceklerini sözlerine ekledi. 

Günay'ın ardından ÖHD Ankara Şubesi üyesi avukat Pınar Akdemir basın açıklamasını yaptı. Akdemir, Öcalan üzerinde devam eden tecridin kabul edilir olmadığını belirterek, bugün itibariyle müvekkilleri Öcalan'ın 16 yıllık tecridin bir boyutu olan avukat yasağının 5'inci yılına girdiğini söyledi. Müvekkilleri Öcalan ile görüşebilmek için ilgili resmi mercilere başvurduklarını ama olumsuz cevaplar aldıklarını vurgulayan Akdemir, İmralı'daki tecridin sadece avukat ve aile görüş yasağı ile de sınırlı olmadığını, aile telefon hakkı, iletişim hakkı, bilgiye erişim hakkı gibi haklarından yararlanamayan Türkiye'deki tek tutsağın müvekkilleri Öcalan olduğunu söyledi. Öcalan'a özgürlük talebiyle toplanan 10 milyon 328 bin imza ile devletin halkın iradesini ve realitesini kabul etmesi gerektiğini dile getiren Akdemir, "Bir yandan tecrit uygulamaları sürerken, diğer yandan da kamuoyundan gizli, kimi zaman 2013'ten sonra olduğu gibi açık bir şekilde devlet heyetleri İmralı'ya gidip, Sayın Öcalan ile Kürt meselesini çözümü çerçevesinde resmi olarak görüşmüşlerdir. Sayın Öcalan'ın çağrıları ile ateşkes ortamı sağlanmış ve tüm ülkede Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl yollarla çözülmesine dair umutlar yeşermiştir. Fakat 5 Nisan 2015'teki ziyaretten sonra HDP heyetinin de tıpkı avukatları ve ailesi gibi Sayın Öcalan ile görüşmesi engellenmiştir" hatırlatmasını yaptı. 

'İMRALI'DA TECRİT ALTINDA TUTULAN BU TOPRAKLARIN BARIŞ VE GELECEĞİDİR'

"İmralı'da tecrit altında tutulan bu toprakların barış ve geleceğidir" diyen Akdemir, İmralı zindanında uygulanan insanlık dışı tecrit zulmüne karşı çıkmanın tüm halklarının en insani görevi olduğunu belirtti. Akdemir, "Bizler demokratik çözüm ve barıştan yana avukatlar olarak Sayın Öcalan'ın sadece avukat, aile, heyet görüşmesi değil, gazeteciler, aydınlarla, sivil toplum örgütleri ve isteyen her kesle ile kendi kadrolarıyla da, yani Kürt sorununun demokratik çözümünün tüm muhatapları ile görüştürülmesinin koşullarının yaratılmasını istiyoruz" dedi.

Akdemir, açıklamanın sonunda tüm demokratik kitle örgütlerine çağrıda bulunarak, "Hukuksuz alan" yaratan devletin tecrit politikalarına karşı duyarlı olmaya, ülkeyi kaosa sürüklemeye çalışan geçici hükümetin çözümsüzlüğe hizmet eden tecrit politikasına ve demokratik güçlerin tasfiyesine karşı durmaya çağırdı. Açıklama sırasında yoldan geçen araçlardan ırkçı sloganlar atan gruplar provokasyon girişiminde bulunsalar da avukatlar provokasyonu engelledi. Akdemir'in ardından alkışlarla tecridi protesto eden avukatlara polisin bir an önce araçlarına binmeleri uyarısında bulunması da avukatlarla polis arasında kısa süreli gerginliğe sebep oldu. 

Açıklamanın ardından avukatlar araçlarına binerek İstanbul'a doğru yola çıktı. (DİHA)

 

Son Düzenlenme Tarihi: 27 Temmuz 2015 21:48
www.evrensel.net