Kilis sınırındaki Elbeyli köylülerinden iddia: Vurulan yerde IŞİD yok!

Kilis sınırındaki Elbeyli köylülerinden iddia: Vurulan yerde IŞİD yok!

Fatma KESKİNTİMUR
Kilis

Kilis-Suriye sınırında, IŞİD ve TSK arasında sıcak çatışmanın yaşandığı noktada neler olduğunu bölgedeki köylülerle konuştuk. Sınıra iki kilometre uzaklıktaki Oylum köyü sakinleri önceki gece gerçekleşen saldırıda “Bombaların IŞİD’in olmadığı bölgeye düştüğü”nü iddia ettiler.

Önceki gün Kilis Elbeyli’de Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile IŞİD arasında yaşanan çatışmanın ardından gece de TSK uçaklarının IŞİD’in toplanma merkezlerini bombaladığı açıklamaları yapıldı. Gün boyu kimi gazete ve kanallarda “Türk askerinin Suriye’ye girdiği” bilgileri paylaşılırken, Türkiye’nin IŞİD’e saldırı planlarına dair resmi açıklamalar da birbiri ardına geldi. Haber kanallarından peş peşe benzer açıklamalar geçerken, sınır köylerinde yaşayanlarla görüştük. Sınır boyunca sivil geçişleri önlemek amacıyla asker noktaları oluşturulmuş ve sıfır noktasındaki köyler arasında geçişler de bir hafta süreyle yasaklanmış durumda. Gidebildiğimiz en son noktada, sınırda yaşananları Oylum köylülerinden dinledik.

YANLIŞ YERİ VURDULAR’

Köy kahvesinde oturulmuş televizyonda haberler seyrediliyor. “Yalan söylüyorlar” nidaları havada uçuşuyor. İzledikleri yayında, Başbakan Davutoğlu’nun “Tüm hedefler vuruldu” açıklaması var. “İşin aslı öyle değil” ile başlayan cümlelerin ardından anlatmaya başlıyorlar ama “Siz yazabilir misiniz?” sorusuyla da basına olan güvensizliklerini dile getirmekten geri durmuyorlar. Öyle ya, çok gazeteci gelmiş bugünlerde yanlarına, hiçbiri dinlememiş onları.

Muhtar Horik Rıdvan söz alıyor önce, “Yanlış yeri vurdular, bu anlatılanlar hep yalan” diye başlıyor söze. Rıdvan şu sözlerle sürdürüyor konuşmasını: “Vurulan yer, buranın karşısındaki Havar’dır. İşte buradaki arkadaşlar da anlatıyor, görüştüler karşı tarafla. Bombalar Türkmenlerin yaşadığı Havar’a düşmüş. İnsan olmayan yere. Havar da IŞİD’in değil ÖSO’nun kontrolünde bir bölge. O zaman bunlar hangi IŞİD’i vurmuşlar?” 

“Bu bölgede IŞİD’liler yok muydu?” diye soruyoruz. Muhtar hemen açıklıyor: “IŞİD, Çobanbey’de hakim. Bakın çatışma da Elbeyli’de yaşandı. Doğrudur, yaralı bir IŞİD’liyi geçirmemişler, onlar da karşıdan ateş açmış. Ama gece yapılan bombalama IŞİD bölgesine değil işte.” Muhtarın yanındakiler de iddiayı destekliyorlar. Havar’dakilerle görüştüğünü belirten bir diğer köylü ise inandırmak için hemen arıyor karşı tarafı. Telefonun megafonu açık, hep birlikte dinliyoruz: “Yok abi, ne IŞİD’i, burada IŞİD’li yok. Burası ÖSO’nun elinde…”

‘OLAN İNSANLIĞA OLDU’

Oylum köyünde de, Kilis kent merkezinde de, basında yer aldığı kadar bir etki yaratmamış görünüyor yaşanan çatışmalar. Bize de garip gelen bu sakinliğin nedenini ise yine kahvedeki köylülerden dinledik. “Alıştık” diyorlar ve ekliyorlar, “İki ay önce de aşağı köyle bizim köy arasında bir yere havan düşmüştü. Hatta Davutoğlu’nun Kilis’e geldiği günden iki gün önceydi. Ne oldu? Hiç duyuldu mu? Niye müdahale edilmedi o zaman? Yine sınırdan bu tarafa düşmüştü o top da. Şimdi IŞİD’in geçişine izin vermeyince ateş açıldı diye IŞİD’i vurduklarına niye inanalım ki. Seçimden önce gündüz gece, seçimden bu yana da geceleri geçişler devam ediyor.”  Türkiye’nin IŞİD’i vurmayacağından emin görünen köylülere göre bu işin de arkasında başka hesaplar var: “Bunlar IŞİD’in yolunu açıyorlar. Efrin’e ulaşması için yol açma hep bunlar.”

Bunun gibi birçok olasılığı da gündeme getirdikten sonra, yine muhtar alıyor sözü ve “Aslında siyaset yapıyorlar. Herkesin bir hesabı var; olan Arap’a, Kürt’e, Türkmen’e oldu, bize oldu, insanlığa oldu!”  

‘SINIRIN TEK HAKİMİ SAVAŞ TACİRLERİ’

Suriye’de savaşın başladığı günden bu yana o kadar çok şey yaşanmış ki bu köylerde, geleceği de çok aydınlık göremiyorlar: “Keşke öyle olmasa ama hiç iyiye gitmeyeceğini biliyoruz. Ne sınır kaldı yıllardır burada ne denetim. Gelen geçiyor. Ne getirilir, ne götürülür, sorabilecek kimse yok. Askerde bize ‘Hudut namustur’ denilirdi, namus falan kalmadı şimdi. Asker bile dövüyorlar, neyin namusu daha!”

Mustafa Amca, yıllarca geçimini kaçakçılıkla sağlamış eski bir kaçakçı. Olanca öfkesiyle giriyor söze, “Biz geçerken ne zorluklar yaşardık. Bilirdik işin kanunu, başımıza neler gelebileceğini. Ama her şey belliydi. Şimdi öyle mi? Askeri de, karşıda kim varsa onlar da, bu taraftakiler de hep rantını yiyorlar. Hep faydalanıyorlar bugünkü durumdan. Araziler yol oldu burada gelip geçenden. Para karşılığı herkes işini görüyor. İyisi de geçiyor, ne olduğu belirsizi de.” 

Konuşmamızda Suriyeli sığınmacılardan da yanımıza gelenler oluyor. İki yıldır yerleşmişler bu köye. Onlar da destekliyorlar anlatılanları, “Adam başı 100 dolar verip geçersin. İki tarafta da bu işi yapanlar var.” Savaş tacirlerine dair onlarca hikaye dinliyoruz ve sonradan gelen bir genç özetliyor durumu, “Şimdi ne mi değişti? Güvenlikli bölge olmuş ya, adam başı ücret arttı. Daha dün 130 dolara geçirdiler beni.” 

www.evrensel.net