Suruç Raporu açıklandı: 'Bombalarla engellenmek istenen inşa süreci tamamlanacak'

Suruç Raporu açıklandı: 'Bombalarla engellenmek istenen inşa süreci tamamlanacak'

Suruç katliamına ilişkin SGDF, BEKSAV, ESP ve Ezilenlerin Hukuk Bürosu tarafından hazırlanan rapora göre, katliamda 31 kişi yaşamını yitirdi, 150'den fazla kişi de yaralandı. Şu anda hastanede bulunan yaralı sayısının 24 olarak belirlendiği raporda, 'Yitirdiğimiz 31 canımıza ve yaralı yoldaşlarımıza verdiğimiz sözü tutacak ve bombalarla engellenmek istenilen inşa sürecini tamamlayacağız' ifadeleri kullanıldı.

SGDF, BEKSAV, ESP ve Ezilenlerin Hukuk Bürosu tarafından Suruç raporu hazırlandı.

Rapora göre, 20 Temmuz sabahı başta İstanbul, Ankara, İzmir, Diyarbakır, Samsun, Kocaeli, Eskişehir, Bursa ve Van olmak üzere toplam 19 kentten Suruç'a giden SGDF, SYKP, Devrimci Anarşistler, Liseli Anarşistler, Devrimci Trabzonspor taraftarları, HDP gençliği ve DEM-GENÇ'liler saldırıya uğrarken bu saldırı sonucunda 31 kişi yaşamını yitirdi ve 150 kişi yaralandı. Katliam günü, gençlerin yanlarında getirdikleri malzemelerle Suruç Amara Kültür Merkezi'nde yola çıktıkları kentlerden Suruç girişine kadar defalarca polis tarafından durdurulduğu, aramalardan geçirildiği ve taciz edildiğinin ifade edildiği raporda, katliamın nasıl gerçekleştirildiği hatırlatıldı.

Katliamın ardından, yaralıların hastanelere götürülmesi için büyük bir seferberliğe girişildiğinin dile getirildiği raporda, "Polis ise onlarca sivil ve resmi aracıyla olay yerinin karşısındaydı. Polis yaralıların taşınmasına kayıtsız kalmakla yetinmedi, yolu çift şeritten tek şeride indirip (TOMA vb. büyük araçlar dahil) tıkayarak yaralıların hastanelere götürülmesine engel oldu, yaşanan vahşet karşısında araçlarında oturan polislerin bu tutumuna halk tepki gösterdi" ifadeleri kullanıldı.

Yaşanan katliama ilişkin hukuki sürecin de yer aldığı raporda, katliamlarla ilgili soruşturmanın Suruç Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açıldığı 22 Temmuz 2015'de Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı'na devredildiği belirtildi. Raporda, soruşturmaya ilişkin şu bilgilere yer verildi: "Dosyanın Suruç'ta bulunduğu süre içerisinde soruşturma ağırlıklı olarak emniyet içerisinde yürütülmüş, hiçbir görüntü kaydı ve tanıklık Savcılıkta bulunan soruşturma dosyasına girmemiştir. Dosyanın Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı'na devredilmesiyle birlikte, Savcılığın talebi üzerine, Şanlıurfa 2. Sulh Ceza Hakimliği tarafından dosya hakkında 'Gizlilik' kararı verilmiştir. Gizlilik Kararı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 153. maddesinde sadece sanık ve müdafilerini kapsamasına rağmen, yasaya aykırı bir biçimde müşteki avukatlarının da dosyayı görmesi engellenmektedir."

Raporun sonuç bölümünde ise, katliamda 31 kişinin yaşamını yitirdiği 150'nin üzerinde kişinin ise yaralandığı ve bugün itibariyle hastanelerde bulunan yaralıların sayısının 24 olduğu belirtilerek, "Yaralılarımızın 14'ü Urfa'da, 1'i Diyarbakır'da, 1'i Ankara'da, 1'i Samsun'da, 1'i Kocaeli'nde, 5'i İstanbul'da ve 1'i de Zonguldak'ta tedavi altındadır. Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi gören Mert Cömert'in hayati tehlikesi ise devam etmektedir. Ayrıca patlama anında orada bulunan herkeste işitme kaybı oluşmuştur" denildi.

'YARGI MAKAMLARI KATLİAMI ÖRTBAS DERDİNDE'

Katliamdaki sorumluğunu örtbas etme peşindeki devletin yaşananlardan sosyalist gençleri sorumlu tutma eğilimi olduğunun ifade edildiği raporda, şunlar kaydedildi: "Yaralıların hastaneye taşınmasında kılını kıpırdatmayan polis, yoğun bakımda bulunan arkadaşlarımız ve ailelerinden şikayetçi olmadıklarına dair baskı yoluyla ifade almaya çalışmaktadır. Görüntülerin izlenerek, faillerin hızlı bir biçimde yakalanmasını sağlamayan yargı makamları, dosyaya gizlilik kararı koyarak soruşturmayı kamuoyundan kaçırmaya çalışarak katliamı örtbas etme derdindedir."

'BOMBALARLA ENGELLENMEK İSTENEN İNŞA SÜRECİNİ TAMAMLAYACAĞIZ'

Katliamın ardından başta Başbakan Davutoğlu olmak üzere hükümet yetkililerinin katliama ilişkin HDP'yi hedef gösterici açıklamalarının da hatırlatıldığı raporda, "Ancak tıpkı bu katliamı yapanlar gibi katliamcıları koruyanlarda iyi bilmelidirler ki Kobane'nin yeniden inşa edilmesi süreci yarım kalmayacak. Sosyalist gençlerin yurtsever gençler ile Türk halkımızın Kürt, Arap, Süryani, Ezidi ve Keldani halkı ile buluşması engellenemeyecek. Rojava Devrimi'ni beraber savunanlar Kobane'yi de beraber inşa edecek. Yitirdiğimiz 31 canımıza ve yaralı yoldaşlarımıza verdiğimiz sözü tutacak ve bombalarla engellenmek istenilen inşa sürecini tamamlayacağız" denildi. (DİHA)

Son Düzenlenme Tarihi: 24 Temmuz 2015 21:27
www.evrensel.net