Hangi Erdoğan’a inanalım?

Orhan KARAKAYA
SES Kayseri Şube Başkanı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 12 Temmuz 2015 günü Tarabya’daki Huber Köşkü’nün bahçesinde sanatçılara ve sporculara iftar yemeği verdi. Erdoğan, yemekte yaptığı konuşmada, “Benim bir Cumhurbaşkanı olarak hep arzum isteğim şu, diyorum ki biz birlikte olursak, biz iri, diri, kardeş olursak hep birlikte Türkiye olursak, o zaman bizi kimse yıkamayacaktır. Bunu başarmamız lazım. Çünkü Türkiye’nin buna ihtiyacı var” dedi.
Recep Tayyip Erdoğan bakın başka neler demiş, neler yapmıştı.
*Doğruluğu hiçbir zaman ispatlanmayan Gezi olayları sürecinde Cami de içki içtiler…
*Kabataş ta türbanlı bacıma 50-100 kişilik gözü dönmüş kişiler saldırdı, ağza alınmayacak şeyler yaptılar…
*Seçim meydanlarında 15 yaşında polisin gaz fişeği ile öldürülen Berkin Elvan’ın annesini seçim meydanlarında yuhalattı…
*CHP genel başkanının Alevi kimliğini seçim meydanlarında siyasi malzeme yaptı…
*Cemevleri cümbüş evi söyleminde bulundu…
*Sivas olaylarında 35 aydınımızın öldürülmesi davasının “zaman aşımına” uğraması sonrası basına “hayırlı olsun” dedi.
*Reyhanlı’da yaşanan patlama sonrası ölen 53 insanımızı için “sünni” kelimesini kullandı, yani Sünni değil de başka inanç ve kimlikten insanımız ölseydi belki önemli olmayacaktı…
*Şam’a gideceğiz, Emevi camisinde namaz kılacağız (sanki Türkiye de cami kalmadı) dedi. Suriye ye karşı savaş isteğini belirtti…
*Komşularımızla sıfır sorun noktasından savaş pozisyonuna gelmemize neden oldu…
*Ortadoğu da sırf Sünni iktidarlar yönetime gelsin anlayışı ile yürütülen yeni Osmancılık anlayışlı dış politika sonrası ülkemize sığınan 2 milyon mülteci ve İŞİD gerçeği ile karşı karşıya kalmamıza neden oldu…
*Yıllardır devam eden Kürt sorununu çözdüğünü iddia eden R.Tayyip Erdoğan Kürt ve Kürt sorunu yoktur diyerek kendini inkar eden bir Erdoğan ile karşılaştık.
*Ülkemizde yaşayan Kürtler için çok önemli olan, akrabaları bulunan Kobani ye IŞİD’in saldırması, kuşatması sonrası Kobani düştü düşecek açıklamasında bulunarak, duruma karşı sevincini ifade etti.
*Dindar nesil yetiştireceğiz söyleminde bulunarak, eğitimi dinselleştirdi. Din derslerini zorunlu kıldı.
*Kadınlara tecavüz eden, kadınları pazarlarda satan, insan kafası kesen, çocukları katleden insanlık dışı terör örgütü İŞİD’e, TIR dolusu silah yardımı gönderildi.
*İŞİD’li canlı bomba nedeniyle Suruç’ta 32 insanımız ölüyor. Ölen Sudi Arabistan Kralı için milli yas ilan eden AKP 32 insanımızın ölmesi sonrası yas ilan edemiyor, etmiyor. Sonra AKP’nin başı Başbakan A. Davutoğlu partileri teröre karşı ortak deklarasyon yayınlamaya çağırıyor.  
*Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan halkların kararlarına uyduğu, uymak zorunda olduğu mahkeme kararlarını hiçe saydı, mahkeme kararlarına uymadı. Halk açlık ve yoksulluk içerisinde yaşamaya çalışırken kendisine Kaçak Saray yaptırdı. Mahkeme kararları sonrası yıkabilecek babayiğit varsa buyursun dedi.
Şimdi; Recep Tayyip Erdoğan’ın çoğu doğru olmayan ve toplumu bir birine düşmanlaştıracak, kutuplaştırıcı diline mi?  AKP’nin ayrıştırıcı politikalarına mı? Sanatçılara ve sporculara düzenlediği iftarda söylediği sözlerine mi inanalım? Söylediği ve uyguladığı politikalar halkın birlikte kardeşçe yaşamasına mı hizmet ediyor? Kutuplaşmasına, düşmanlaşmasına mı? Sizce hangi Erdoğan daha inandırıcı ve inanılır görünüyor.

www.evrensel.net
ETİKETLER Orhan Karakaya