Sigorta davası için bakkala komşuya sorulacak

Sigorta davası için bakkala komşuya sorulacak

Dört yıl boyunca çalıştığı evde çamaşır, ütü, yemek gibi tüm ev işlerini yapan kadın, sigorta tespit davası açtı. Davada bir kişiyi tanık olarak gösteren davacının iddiasını ispatlayamadığına kanaat getiren mahkeme davayı reddetti. Davacı kadın kararı temyiz edince devreye giren Yargıtay 10. Hukuk Dairesi emsal bir karara imza attı.

Mahkemenin tek tanığı dinlediğine dikkat çekilen Yargıtay kararında, tarafların gösterdiği tanıklarla yetinilmeyerek, civar apartmanlarda uzun yıllar oturan komşu ya da diğer apartmanların kapıcıları, komşu market ve bakkal işletenlerin tespit edilerek tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulması gerektiğine hükmetti. İstanbul Anadolu 16. İş Mahkemesinde sigorta tespit davası açan kadın, 20 Ekim 2008 ile 4 Eylül 2012 tarihleri arasında çalıştığı evde tüm ev işlerini yapmak suretiyle sigortasız olarak çalıştırıldığını, çalışmasının evde geçmesine karşın davalı işverene ait işyerinde 188 gün sigortalı gösterildiğini belirtti. Davacı kadın, evde çalıştığı tarihler arasında sigortalı çalıştığının tespitine karar verilmesini istedi. Davacı kadının tanık olarak gösterdiği S.B. davacının davalıya ait evde çalıştığını gördüklerini dile getirdi. Davacının iddiasını ispatlayamadığı ve davacının çalışmalarının Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarında bulunduğu şekilde kabul edilmesi gerektiğine kanaat getiren mahkeme, davacının talebini reddetti. Bunun üzerine karar davacı avukatınca temyiz edildi.

SİGORTALI SAYILIRLAR

Sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların kamu düzenine ilişkin olması hasebiyle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunlu olduğunun hatırlatıldığı kararda, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ev hizmetlerinde getirdiği tanımlamaya da yer verildi. Ev hizmetlerinin evde gündelik yaşamın gerektirdiği, temizlik, yemek, çamaşır, ütü, çocuk bakımı, mürebbiyelik gibi işler olarak kabul görüldüğüne vurgu yapılan kararda, “Ev hizmetleri çalışanları ise uşak, kahya, hizmetçi, temizlikçi, aşçı, çocuk bakıcısı, bahçıvan, şoför, bekçi, hayvan bakıcısı gibi evin gündelik işleyişine ilişkin faaliyetleri yürüten kişiler olarak kabul görmektedir. Ev hizmetleri 506 sayılı Kanun ile tamamen sigortalılık dışında tutulmuş iken 2100 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle ev hizmetlerinde sadece ücretle ve sürekli olarak çalışanlar sigortalı sayıldıklarından, bu kişilerin sigortalı olarak kabul edilebilmesi için önemli olan, ev hizmetinde geçen çalışmanın ücretle yapılması ve sürekli olmasıdır. Sürekli çalışma kavramı yönünden uygulamada, haftanın çoğu ev işlerinde geçirilmiş ve çalışma bir süre devam etmişse, bu çalışma sigortalı çalışma olarak değerlendirilmekte, süreklilik için çalışmanın belli bir yoğunluğa ulaşması aranmaktadır.” denildi.

EKSİK TANIK DİNLENDİ

Mahkemenin eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurduğuna dikkat çeken Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararının bozulmasına hükmetti. Dosyadaki bilgi, belge, kamu tanıklarının ve davacı tanığı S.B’nin anlatımlarına göre, davacının davalıya ait evde çalıştığının görüldüğünün dile getirildiği kararda, şu görüşe yer verdi: “Mahkemece resen araştırma ilkesi doğrultusunda, tarafların gösterdiği tanıklar ile yetinilmeyerek, civar apartmanlarda uzun yıllar oturan komşu ya da yakın yerlerde kayıtlara geçmiş çalışanlar (Diğer apartmanların kapıcıları, komşu market ve bakkal işleten ve çalışanları) ile davacının bu çalışmalarını bilebilecek durumda olan mahalle muhtarı veya azaları tespit edilip tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulmalıydı. Dava konusu dönemlerdeki muhtarlıktan veya zabıtadan da sözü edilen eve ilişkin kapıcılıkla ilgili kayıt ve belgeler olup olmadığı sorulmalı, varlığının tespiti halinde dosya içerisine yöntemince celbi sağlanarak davacının iddialarını teyit edip etmediği yönünden değerlendirme yapılmalıydı.” (İSTANBUL)

www.evrensel.net