Özgür Müftüoğlu: Fabrikalar kardeşliğin kalesi olmalı

Özgür Müftüoğlu: Fabrikalar kardeşliğin kalesi olmalı

Türkiye’nin uluslararası sermayenin çıkarları için savaşa sürüklendiğini söyleyen Yrd. Doç. Özgür Müftüoğlu, bunu ancak emekçilerin engelleyebileceğini söyledi. Savaşın faturasının emekçilere çıkarılacağına dikkat çeken Müftüoğlu, fabrikaların işçi sınıfını bölen milliyetçi politikalara karşı barış ve kardeşliğin kaleleri haline getirilmesi gerektiğini vurguladı.
Suruç’ta yaşanan bombalı saldırıyı gazetemize değerlendiren Özgür Müftüoğlu, uluslararası sermaye ve emperyalist güçlerin Ortadoğu’daki enerji kaynaklarına sahip olmak için, bölgedeki halkları düşmanlaştırma politikası izlediğini söyledi. Eskiden kendi silahlı güçleriyle müdahalede bulunan emperyalist güçlerin politikaların bugün bölgedeki taşeronları eliyle yaptığını söyleyen Müftüoğlu, “AKP tam burada devreye girdi. Bölgedeki başka ülkeler gibi Türkiye de burada emperyalistlerin eskiden doğrudan yaptığı müdahalelerin bir kısmının hayata geçirilmesinde rol oynadı. Çatışma ortamı, mezhepler üzerinden karmaşa yaratılıyor. Bu uluslararası güçlerin Ortadoğu’daki taşeronluğudur. Bugün karşı karşıya olduğumuz durum budur” diye konuştu.

‘YARDIMA GİDİLMESİ RAHATSIZ EDİYOR’
Savaş ortamı yaratmanın, IŞİD gibi bir gücün desteklenmesinin sonuçlarının kaçınılmaz olarak Türkiye’ye yansıyacağını ifade eden Müftüoğlu, şöyle devam etti: “Bu saldırının bir diğer yanı ise şu: Suruç’ta olan insanlar yardım için gidenlerdir. Halkların düşmanlaştırılmasına karşı barış ve kardeşlik politikasının parçası olarak gidiyorlar. İnsani yardım için gidiyorlar. Bu devleti ve emperyalist güçleri rahatsız ediyor. Bu yüzden de bu tür girişimleri engelleyecek, provokasyonlar, katliamlar yapıyorlar.”
İşçi ve emekçilerin bugüne kadar sürdürülen bu düşmanlaştırma politikasının olumsuz etkilerini yaşadığını ifade eden Müftüoğlu, “Bu düşmanlaştırma nedeniyle 80’lerden bu yana emekçilerin hak mücadeleleri de engellenmiştir. Çatışma sürecinde baskılanmıştır. Baskılanma devam edecektir” dedi.

‘İŞÇİ SINIFINA TARİHİ BİR GÖREV DÜŞÜYOR’
Türkiye’nin Suriyelileştirilme yoluna itildiğini ve savaşa sürüklendiğini ifade eden Müftüoğlu, şunları söyledi: “Bu oyunu kim bozabilir? Türkiye’deki halklar bozar, özellikle de emekçiler. Çünkü farklılıkları olsa da ortak nokta emekçi olmaktır. Fabrikalarda atölyelerde birlikte ter döküyorlar. Kardeşliği burada sağlamak çok önemli. Bir diğer yandan savaş demek silah demektir. Bütçenin savaşa gitmesi demektir. Bu da emekçilerin vergilerinden karşılanması ve daha fazla yoksullaşması anlamına gelir. Bu da emekçileri vuracaktır.”
Düşmanlaştırma politikalarına karşı fabrikaların barış mücadelesini sahiplenmesi gerektiğine dikkat çeken Müftüoğlu, “İşçi sınıfına tarihi bir görev düşüyor. Sendikal bürokrasiden çok şey beklenemez. Sendikalar bu sorunlara son derece duyarsız kalmışlar hatta milliyetçiliği körükleyen sendikalar olmuştur. Sınıf bölen parçalan anlayış yerine halkların kardeşliği üzerinde yürüyecek bir anlayışla hareket edilmeli. Bunun için de özgürlükten, demokrasiden, sınıfın birliğinden yana işçilerin ve sendikacıların sendikalarına da şekil verecek şekilde seslerini yükseltmeleri gerekir. Yoksa kötü bir gelecek bizi bekliyor” diye konuştu. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net