Başbakan Davutoğlu, Suruç açıklamasında HDP'yi hedef aldı

Başbakan Davutoğlu, Suruç açıklamasında HDP'yi hedef aldı

Suruç'taki saldırıya ilişkin açıklama yapan ve neden tedbir alınmadığı konusunda bilgi vermek yerine HDP'yi 'olayı istismar etmekle' suçlayan Başbakan Ahmet Davutoğlu, 'terör saldırılarına karşı meclisteki 4 partinin ortak bir deklerasyona imza atmaları için grup başkanvekillerini görevlendirdiğini' söyledi. Katliamı kınayanlar ile hükümeti eleştirenleri, katliamı gerçekleştirenlerle işbirliği içinde olmakla suçlayan Davutoğlu, halkın kendisini korumaya yönelik girişimlerine karşı güvenlik güçlerinin 'talimatlandırıldığını' ve gereğini yapacağını söyledi.

Suruç'ta yaşanan katliama ilişkin açıklamalarda bulunan Başbakan Ahmet Davutoğlu, katliamda 30 kişinin katledildiğini 31 kişinin taburcu edildiğini, 9'u ağır 44 yaralının ise hastanelerde bulunduğunu açıkladı.

Davutoğlu, yaralıların hemen hastanelere intikal ettirildiğini belirterek, gerekli tedbirlerin ancak olaydan sonra alındığını da, "Daha sonra gerekli güvenlik tedbirleri alındı, soruşturma başlatıldı" sözleriyle aktardı. Olaydan sonra Başbakanlık'ta kriz masası oluşturduklarını savunan Davutoğlu, "Büyük ihtimalle canlı bomba gibi vahşi bir saldırı ile karşı karşıyayız" şeklinde konuştu. Davutoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:

IŞİD İLE DİĞER ÖRGÜTLERİ YİNE EŞİTLEDİ 

"Bu saldırı Türkiye'ye yöneliktir, Türkiye'nin huzurunadır, kamu düzenine yöneliktir. Bu saldırı hepimizedir. Saldırıyı şu veya bu toplum kesimine yönelik olarak yorumlamak doğru değil. Tam bayram sonrasında Türkiye'de bölge ülkelerinin hiç birinde görülmemiş olan demokratik seçimlerden sonra yapılmış olması demokratik topluma yönelik yapıldığının açık kanıtıdır. Kim nerede yapmış olursa olsun amacı ne olursa olsun ortak tutum ve irademiz tamdır. Açık şekilde bu saldırının Türkiye'ye dönük olduğunu söylüyoruz. Buradan bütün partilere çağrıda bulunuyoruz. İlk tur görüşmeleri bitirdikten sonra 4 partinin genel başkanları olarak şiddete karşı ortak bir deklarasyona imza atalım demiştim. Şimdi 4 partinin genel başkanları olarak ortak bir deklerasyona imza atmamız lazım. Nerede ne tavır alınması gerekiyorsa alacağız. Bütün parti liderlerine gün bugündür diyorum. Hangi terör örgütü özgürlüğümüzü kamu düzenini hedef almışsa gün bugündür. Grup başkanvekillerini görevlendirdim bütün parti grup başkanvekilleriyle görüşecekler. Umut ediyorum ki bu çağrımız karşılıksız kalmaz. Umut ediyorum ki bu terör olaylarından siyaset devşirmek yerine bu tutumu sergilerler. Gerekirse hergün bu çağrıyı yapacağız." 

DAVUTOĞLU, SALDIRIYI KINAYANLARI HEDEF ALDI 

Saldırı sonrasında basın özgürlüğünün esas olduğunu belirten Davutoğlu, medyanın bu saldırılara karşı ortak bir sorumluluk içinde kalması gerektiğini söyledi. Saldırının istismar edilmek istendiğini savunarak, üstü kapalı HDP'yi eleştiren Davutoğlu, AKP'nin hedef alındığını belirterek, "DAİŞ'i terör örgütü olarak ilk ilan eden ülke Türkiye'dir" iddiasında bulundu. 30 kişinin yaşamını yitirdiği katliama rağmen "DAİŞ'e karşı her türlü tedbir içeride ve dışarıda alınmıştır" diyen Davutoğlu, olayın üzerine gideceklerini savunarak, "DAİŞ bir suç örgütüdür ona karşı tedbir almaya devam edeceğiz. Halkımızı sokağa çıkmaya davet edenler bir takım provokatif haberlerle sokağa çıkmaya çalışanlar bu terör örgütleriyle işbirliği içindedir. Sorumlu olan herkesin göstermesi gereken tavır birlik ve beraberliktir. AKP hiç bir zaman hiç bir terör örgütüne destek olmadığı gibi mazur da görmemiştir" iddiasında bulundu. 

BAĞLANTILARI ARAŞTIRILACAKMIŞ 

Soruları da cevaplandıran Davutoğlu, "İlk bulgular saldırganın kimliğini açığa çıkardı mı, bu kişi takip edilen biri miydi" sorusuna da, şimdiye kadar saldırganın kimliğine ilişkin herhangi bir tespit yapılmadığı sözleriyle yanıt vererek, "Kimlik tespiti yapılır yapılmaz bağlantıları Türkiyenin neresine giderse gitsin bunun çalışmaları yapılacak" dedi. "DAİŞ ihtimali üzerinde duruyorsunuz ama acaba Suriye rejimi ihtimali var mı?" şeklindeki soruya da Davutoğlu, "Nihai bir hüküm vermek durumda değiliz. Reyhanlı'daki patlamada rejim olduğu ortaya çıktı. Bunun canlı bomba olma ihtimali yüksektir. DAİŞ başta olmak üzere bütün ihtimaller araştırılıyor. Kim yapmış olursa olsun Türkiye'ye yönelik bir saldırıdır" dedi. "HDP cephesinden gelen açıklamaları, güvenlik açığı söz konusu mudur? Halkın kendi güvenlik tedbirleri geliştirmesinden bahsediliyor" şeklinde HDP açıklamasının sorulması üzerine de Davutoğlu şöyle konuştu: 

"Bazı hususlarda bahsi geçen açıklamalara yönelik değerlendirmeler yaptım. Güvenlik açığı var mı araştırılıyor. Ama olayın ilk anında bunu söylemek doğru değil. Türkiye bir hukuk devletidir. Olay olduktan kısa süre sonra olayı yapanlardan daha çok hükümeti suçlamak bu saldırıyı yapanların ekmeğine yağ sürmektir. Paris'teki saldırı sonrasında muhalefetin ilk işi hükümeti suçlamak mıydı? Bazıların niyeti bu olayı istismar ederek daha büyük şiddet sarmalına yönelmekse bütün halkımızın daha sorumlu bir yaklaşım içinde olmasına yönelik çağrımızın nedeni budur. Partimize ve hükümetimize yönelik bu ihtamlar gerçek dışıdır. HDP ziyaretinde ellerinde bilgi varsa bunu ortaya koyması gerektiğini söyledim. Türkiye'de özel güvenlik diye bir şey yoktur, Türkiye'nin her bir santimetre karesinde güvenlik güçleri vardır, kim bunun dışına çıkarsa güvenlik güçlerimiz gereken tedbirleri alır. Bu konuda herkesin duyarlı adımlar atması gerekir. Türkiye ne Suriyedir ne de başka herhangi bir ülkedir. Ülkenin her yerinin güvenliğini sağlamak meşru güvenlik güçlerindedir. Bunu yaparken bu veya şu vatandaşın kimliğine bakmaz. Bize yönelik ithamlar mesnetsiz, yersiz ithamlardır. Grup başkanvekillerimiz temas halinde gelin ortak bir deklarasyonda yer alalım. Biz varız. Meşru hükümete ve güvenlik güçlerine karşı tavır alınırsa bütün güvenlik güçleri talimatlandırılmıştır her türlü tedbir alınır." 

DAVUTOĞLU'DAN 'TERÖR ÖRGÜTLERİ' ARGÜMANI

Geçtiğimiz günlerde DAİŞ üyelerine yönelik operasyon yapıldığı hatırlatılarak, "Bu DAİŞ'e karşı bir misilleme miydi" sorusuna, Davutoğlu, "umarım bu tespitinizi diğerleri de duyar" sözleriyle cevap verdi. Davutoğlu, "Misilleme dediğiniz tarzda söylüyorum terör örgütlerine karşı alınacak tedbirlerde hiç bir kaygı ve zaman kaybı olmayacaktır. Bütün vatandaşların göz önünde alınması gerekir ki Türkiye'nin etrafında yaşanan gelişmeler iç huzuru tehdit edecek mahiyete ulaşabiliyor. Kamu düzeni yaşandığında nelerin olabileceğini çevre ülkelerde görüyoruz. Omuz omuza vererek teröre karşı ortak bir ses çıkaralım. Gelin bir deklerasyona imza atalım hangi terör örgütü nerede saldırı yaparsa hep birlikte oraya gidelim" dedi. (DİHA)

www.evrensel.net