Divan, SeraPool, Çan ve Arçelik LG

Divan, SeraPool, Çan ve Arçelik LG

İbrahim Kızılyer
DİSK Gıda-iş İstanbul Bölge Temsilcisi

Divan, SeraPool ve Çan ortaklığı sendikalarını örgütlemek üzere eylemlere başlarken, Arçelik LG işçileri ise “üyesi oldukları” sendikadan yakasını sıyırmanın peşinde. Bu iki durum çelişki gibi görünse de aslolan tezatlık değil işçi sınıfının sendikalara rağmen yeni bir hatta birleştiklerinin işaretidir.

Yukarıda sözünü ettiğim ilk üç fabrika Anadolu Yakası’nın Çekmeköy, Pendik ve Tuzla üçgeninde bulunuyor. 7-8 tane organize sanayi bölgesinin Gebze’ye uzanan zincirinin ucunda ise Arçelik LG yer almaktadır. İstanbul Anadolu Yakası’nın işçi havzalarının Gebze’yle birleşen direniş merkezlerinin birbirine benzeyen ve benzemeyen yönleri mevcut.

Divan ve Arçelik LG Koç Grubu’nun işletmeleridir. Divan Pastaneleri işçileri DİSK/Gıda-İş’te örgütlenme aşamasında; Arçelik LG işçileri Koç’un örgütü halini almış Türk Metal’in baskısından kurtulmak istediğinde işten atıldı. Divan işçilerinin üretimden gelen gücünü kullanarak 5 aydır sürdürdükleri mücadeleye ve sonrasında Gebze’de başlayan Arçelik LG direnişine Koç’ların tepkisi daha sert olmuştur. Taksim Divan Otel’in önünde protesto eylemi yapan işçilere gaz sıkan, jop ve kalkan kullanan güvenlik güçleri Arçelik işçilerine Çevik Kuvvetle müdahale edip gözaltına aldı.

Nisan-Mayıs aylarında Bursa merkezli metal dalgasına saldırmaya cesaret edemeyenler Gebze’deki uygulamayla rövanşist kinlerini kusmuşlardır adeta. Koç’un TOFAŞ’ta, Ford’da Türk Traktör’de, Arçelik’te işçi yığınlarını bölme faaliyetlerinin bir anda polis saldırısına evrilmesi başka nasıl yorumlanabilir ki? Aylarca fabrikaların etrafında bekleyen polislerin Gebze Arçelik’te içeriyi fethedercesine saldırarak işçileri fabrika dışına atmasının cesareti nereden geliyor? Bu saldırganlık, bu acımasızlık Koç’ların sınıfsal tutumunun somut davranışıdır. Divan’da “Biz sendikalara karşı değiliz” diyen yöneticilerin 55 gıda işçisini atma gerekçesinin de hiçbir dayanağının olmadığını göstermektedir. “Bizim fabrikalarımızda sendikalı on binler var” diyenlerin “karşı olmadıkları” Türk Metal gibi sendikaların boyunduruğundan kurtulmak isteyen Arçelik LG işçilerine reva gördükleri muamele Divan’da TOFAŞ’ta Türk Traktör’de uygulamaların daha da şiddet içeren halidir. Uygulama ve mantık aynı: İşçilerin iradeleri hiçe sayılıyor ve işçilerin sendikalarının isimlerinin ne olacağına Koç’lar karar vermek istiyor.

Divan işçileri “işe iade” ve sendikal tazminat talebiyle direnişlerini sürdürüyorlar. SeraPool işçileri DİSK/Cam Keramik-İş’te örgütlenerek üretimden gelen gücüyle kendi inisiyatiflerini kullanıyor. Çan Ortaklığı işçilerinin mücadelesi ve Arçelik LG işçilerinin fabrika önündeki direnişleri biri diğerinden güç alarak devam ediyor. Bu dört direnişin ürettiği mevzileri, farklı olsa da talepleri aynı zeminde birleşmektedir. Dudullu, Kurtköy, Orhanlı, Tepeören ve Gebze bölgesinde yüz binlerce örgütsüz işçinin Türk Metal gibi sendikaların korkuluklarını aşarak ilerlemesi, kendi sınıf sendikalarını inşa etmek isteyen milyonların kıpırdaması ve derinden gelen sesidir.

 

www.evrensel.net