Arap basını: İran kazandı

Arap basını: İran kazandı

Arap basınında gündem İran nükleer anlaşması. Gazeteciler İran’ın kazandığında hem fikir. Türkiye’nin anlaşmada hiç rolü olmaması ise ‘Türkiye Ortadoğu’daki etkisini kaybetti’ yorumu yaptırdı.

Yusuf ERTAŞ
Ali KARATAŞ

Geçtiğimiz hafta Arap basının öncelikli gündemi İran ile imzalanan nükleer programı anlaşmasıydı. Arap gazeteciler anlaşmayı bir çok makalede farklı boyutlarıyla değerlendirseler de İran’ın bu anlaşmada esas kazanan olduğunda hem fikirler.

DENGELERİ DEĞİŞTİRECEK

Gazeteci Abdulbari Atwan, yazısında İran’la yapılan anlaşmanın bölgedeki dengeleri değiştireceğine vurgu yapıyor. Atwan anlaşma esnasındaki üç şeyin durumu özetlediğini ifade ediyor. “Birincisi İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’in anlaşma imzalanırken yüzündeki gülümseme. İkincisi İsrail Başbakanı Benyamin Netenyahu’nun yüzünde beliren histerik ruh hali ve anlaşmayı tarihi bir yanlış olarak nitelediği açıklamaları. Üçüncü nokta ise, başta Körfez ülkeleri olmak üzere ABD’nin müttefiki olan Arap ülkelerinin başkentlerindeki şok” diyerek durumu özetliyor.

SUUDİLERİN ENDİŞESİ

Suudi Arabistan sermayeli Şark al Awsat gazetesinde yer alan ve Salam al Dosayr imzalı makale de Suudi Arabistan’ın anlaşmaya bakışını özetliyor. Makalenin başlığı, “İran nükleer anlaşması Ortadoğu’da kötülüğün kapılarını açar” şeklinde. Yazar İran’ın bu anlaşmayı nefes almak için imzaladığını ve anlaşmayı siyasi bir kart olarak kullanacağını ifade ediyor.
Irak’ta yayınlanan az Zaman gazetesi ise anlaşmanın Suriye krizine doğrudan bir etkisi olacağı belirtiliyor. Gazete anlaşma haberini “İran nükleer anlaşması Esad’ı sevindirdi, muhalefeti endişelendirdi” başlığı ile vermiş.

TÜRKİYE FOTOĞRAFTA YOK

Türkiye’yi yakından izleyen Lübnanlı akademisiyken Muhammed Nureddin ise bölgede etkili bir aktör olma iddiasında olan Türkiye’nin Viyana’daki anlaşma fotoğrafından olmamasına dikkat çekiyor. Nureddin; “Şu an Viyana uzlaşmasında Türkiye’nin herhangi bir rolü yok. Bunun cevabı ise belli: Türkiye bölgede eski rolünü yitirdi” diyerek durumu özetliyor.


NÜKLEER ANLAŞMADA KAZANANLAR VE KAYBEDENLER

Abdulbari ATWAN
Raialyoum

İran ve ABD arasında Kadir Gecesi günü varılan anlaşma Ortadoğu’da dengeleri değiştirdi… Peki kazanan ve kaybeden Arap ülkeleri hangileri?

İran’ın 5+1 ülkeleri ile nükleer konusunda yaptığı anlaşmada, anlaşmanın maddeleriyle doğrudan bir ilgisi olmayan üç temel nokta, bize bu anlaşmayı özetler. Birincisi İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’in anlaşma imzalanırken yüzündeki gülümseme. İkincisi İsrail Başbakanı Benyamin Netenyahu’nun yüzünde beliren histerik ruh hali ve anlaşmayı tarihi bir yanlış olarak nitelediği açıklamaları. Üçüncü nokta ise, başta Körfez ülkeleri olmak üzere ABD’nin müttefiki olan Arap ülkelerinin başkentlerindeki şok. Ki anlaşmadan sonraki mezar sessizliği de bu şoku yeterince açıklıyor.

Anlaşmadan sonra kendini dayatan asıl soru; Barack Obama yönetiminin daha önceki siyasetiyle kıyaslandığında bir geri adım olarak nitelendirilebilecek bu anlaşmayı imzalama macerasına girmesine iten sebepler nelerdir? Bu sebepleri şu şekilde sıralayabiliriz.

*Bu anlaşmanın başka alternatifi yok. Tek alternatif savaş olarak görünüyor. ABD ise böyle bir savaşı istemiyor ve Ortadoğu’dan kademeli olarak çekilmenin planlarını yapıyor.

*Obama yönetimi, kendini savunmayan ve çıkarlarını koruyamayan Arap rejimlerini desteklemekten, bu ülkelerin yerine savaşmaktan yoruldu. ABD şu an kendi çıkarlarını ve askerlerinin hayatlarını her şeyin üstünde tutmaktadır. ABD artık petrol konusunda kendi kendine yetecek seviyeye geldikten sonra Güneydoğu Asya gibi çıkarları için daha fazla gelecek vadeden alanlar aramaktadır.

*Obama, yönetime gelmesinin ardından Nobel Barış Ödülünü aldı. Obama aldığı bu ödülü gerekçelendirmek istiyor. Bu yüzdendir ki Küba ile anlaştı ve Küba’ya olan kuşatmayı kaldırdı. Şu an ise İran’la anlaştı ve İran’la ilişkilerin tekrar başlaması için hazırlık yapıyor. Sadece, bir Filistin Devleti’nin kurulamaması onun tarihinde kara bir sayfa olarak kalacaktır.

*ABD’nin Ortadoğu’daki asıl savaşı artık İran’la değil, IŞİD’le. Ve ABD’deki karar vericiler IŞİD ile savaşın İran ve müttefikleri olmadan başarıya ulaşamayacağı konusunda bir kanıya varmaları.

Bölgede bu anlaşmanın kaybedenleri, Suudi Arabistan, Kuveyt, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin yarısı. Kazanan Arap ülkeleri ise iki kutba ayrılıyor. Bunların ilki Dubai emirliği ve Umman. Umman, İran ile ilgili krizde tarafsız bir tutum takınmıştı ve bu konuyla ilgili bazı görüşmelere ev sahipliği yapmıştı. Dubai ise İran’ın ekonomisi için bir atardamar konumundaydı.
Diğer ülkeler ise, İran’ın şemsiyesinin altındaki Irak, Suriye, Lübnan Hizbullahı ve Yemen’deki Husi-Salihi ittifakı. Bunun yanı sıra İran’a düşmanlık konusunda mesafe koyan, Cezayir, Mısır, Tunus ve Moritanya.

Hiç şüphesiz bu anlaşma, 12 yıldır müzakere masalarında sessiz kalan ve sabreden İran açısından büyük bir siyasi ve diplomatik zaferdir. Bu da Araplara ve bütün dünyaya, müzakere yöntemi konusunda ders vermektedir.


İRAN OYUNDA BÖLGESEL AKTÖR

Hetaf DEHHAM
al Bina

Viyana anlaşması Ortadoğu bölgesinde yeni siyasi iklimlerin kapısını açtı. Öyle görünüyor ki nükleer konusundaki uzlaşma bölgenin diğer sorunlu dosyalarının açılması için uygun bir kapı aralayacaktır. Bunlardan ilki Yemen, diğerleri ise Irak, Suriye, Bahreyn ve Lübnan. Bu sorunların çözümünde temel alınacak nokta ise bütün bölgeyi tehdit eden tekfirci terörle mücadele konusunda buluşmaktır.

Hiç şüphesiz bu sorunların çözümü konusunda ortak bir noktada buluşmak kolay olmayacaktır. Zira bu konulardaki görüş ayrılıkları çok derindir. Bunlardan en önemli örnek de Suriye’dir. Çünkü burada Türkiye ve Suudi Arabistan gibi başka güçler de rol oynamaktadır. Ancak şunu iyi görmeliyiz ki İran ve ABD arasında kanallar artık açık. İsrail ise İran ve Lübnan’a herhangi bir askeri operasyon konusunda uluslar arası alandaki dayanağını kaybediyor.


TÜRKİYE VİYANA’DAKİ FOTOĞRAFTA YOK

Muhammed NUREDDİN
es Safir

17 Mayıs 2010 tarihinde  Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, İranlı ve Brezilyalı liderlerle İran’ın nükleer krizini çözmek için Tahran Deklarasyonu’nu ilan etmek için bekliyordu. Bu deklarasyon Türkiye ve Brezilya açısından büyük bir başarı sayılıyordu. Ancak anlaşma uygulanamadı.

Şüphesiz Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu, 2010 anlaşmasının başarısızlığa uğramasından sonra çok üzüldüler. Şu an ise Viyana uzlaşmasında Türkiye’nin herhangi bir rolü yok. Bunun cevabı ise belli: “Türkiye bölgede eski rolünü yitirdi”. Bu durum, özellikle Türkiye’nin Ortadoğu’daki siyasetini değiştirmesinden sonra ve Irak, Suriye, Lübnan ve Filistin’de İran’la hısım olmasından sonra bu hale geldi.  Türkiye Arap Baharı adı verilen süreçte, niyeti ve faaliyetleriyle güven kaybetti. Bu yüzden Viyana’daki fotoğrafta yoktu.

www.evrensel.net