Los Galacticos’un  son yıldızı:  Iker Casillas

Los Galacticos’un son yıldızı: Iker Casillas

Ahmet Oğuzhan KURU
Futbol Akademi

Real Madrid’de bir devir sona erdi. ‘Los Galacticos’un son yıldızı da kaydı. Real Madrid’ in altyapıdan yetişen son kaptanı ve bayrak adamı Iker Casillas Real Madrid kariyerini noktaladı. Caillas eğer sıradan bir futbolcu olsaydı muhtemelen hakkında yazılacaklar bunlardan ibaret olurdu. Ama Casillas gerek futbolculuk kariyeri gerekse insanlığı ile sıradan futbolculuk standartlarının bir hayli üzerinde.

BİR YILDIZ DOĞUYOR

Her ne kadar Bask sokaklarında büyümüş olsa da o doğduğu şehrin takımı Real Madrid’e gönül vermişti. Hayallerinin takımına transfer olduğunda henüz 9 yaşındaydı. Real Madrid’ in altyapısı ‘La Fabrica’ da geçirdiği 7 yılın ardından Rosenborg’a karşı oynanan bir Şampiyonlar Ligi maçında ilk kez A takım kadrosuna dahil edildi. Önceleri üçüncü kaleci olarak dahil olduğu A takım kadrosundan Canizares’in Valencia’ya transfer olmasıyla ikinci kaleciliğe yükseldi. İlerleyen iki sezon boyunca ara ara ilk on birde forma şansı bulan Casillas, 18 yaşından itibaren formayı kalıcı olarak devraldı. 19. yaş gününden 4 gün sonra Şampiyonlar Ligi finalinde Valencia’ya karşı kupayı kazanan takımın birinci kalecisiydi. Rakip kalede ise Rosenborg maçında ikinci kaleci olan Canizares vardı. Aynı yıl 2000 UEFA Kupası şampiyonu Galatasaray, Süper Kupa finalinde Real Madrid’i Jardel’in iki golüyle yenerken kalede yine Casillas vardı. 2002 yılında formayı Cesar Sanchez’e kaptıran Casillas, Şampiyonlar Ligi finalinde Sanchez’in sakatlanmasıyla formasını geri aldı. Finalde Bayer Leverkusen’e karşı kazanılan finalde önemli pay sahibiydi. İspanya milli takımının en verimli jenerasyonunun kalecisi ve kaptanı olarak görev aldı. Euro 2008 çeyrek final İtalya maçında penaltılarda çıkardığı iki penaltı ile takımının yarı finale çıkmasına büyük katkı sağladı. Yarı final ve finalde de kalesini gole kapatan Casillas turnuva boyunca yalnızca bir gol yiyerek şampiyonluğun en büyük mimarlarından oldu.

2 sezon sonra Güney Afrika’ya turnuvanın açık favorisi olarak katılan İspanya’nın ilk maçında İsviçre’ye kaybetmesi İspanyol basını tarafından hoş karşılanmadı. Spor muhabiri olan sevgilisi Sara Carbonero’nun kale arkasında olmasının dikkatini dağıttığı ve maça yeteri kadar dikkatini veremediği iddia edildi. İlerleyen turlarda ve özellikle finalde Robben’in vuruşlarına karşı gösterdiği performans ile yine turnuvanın en iyisiydi. İniesta’nın 116. dakikada kaydettiği golün ardından son dakikaları gözyaşları içinde tamamladı. Maçtan sonra basına dert olan sevgilisine yaptığı jest hala hatırlarda.

Euro 2012’ de İspanya finalde sakatlık yüzünden 10 kişi kalan İtalya karşısında zorlamadan kupaya uzanırken 4-0’dan sonra maçı uzatan hakeme ”Rakibe saygı göster. Maçı bitir” diye seslenirken muhtemelen rol yapmıyordu. Maçtan sonra bütün arkadaşları sevinirken Buffon’u teselli ediyordu. Milli takımda birlikte kupalar kaldırdığı arkadaşlarının birçoğu Barcelona’da başına bela olsa da kaybettiği El-Clasicolara inat kazanabileceği bütün kupaları kazandı. Defalarca dünyanın en iyi kalecisi seçilen altın eldivenin sportif başarıları saymakla bitmeyecek gibi.

VE FİNAL

Basında Real Madrid’i eleştiren hocasına atar yapacak kadar takımına sadık, antrenmanda arkasından konuşan hocasına ‘Ne söyleyeceksen yüzüme söyle’ diyecek kadar açık sözlü. Polonya’da hayatını kaybeden bir çocuğun yasını yaşamayı galibiyet sevincine tercih edebilecek kadar insan. Her güzel şeyin bir sonu var mottosuna uygun olarak gelişen senaryoda, önce hocasıyla yaşadığı sıkıntılar ve ardından yaşadığı sakatlıklar Real kariyerinin sonunu getirdi. Florentino Perez ve Real Madrid’ in efsanelerine gösterdiği saygısızlık yıllar sonra hatırlanırken benim aklımdan çıkmayan Casillas’ın basın toplantısındaki gözyaşları olacak.

 

www.evrensel.net