Kaz Dağlarındaki barajlar için neden ÇED gerekli değil?

Kaz Dağlarındaki barajlar için neden ÇED gerekli değil?

Seçkin SAĞLAM
Çanakkale

Çanakkale’de Yenice/Kalkım civarındaki Aşağı Çavuş Barajı için “çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) gerekli değildir” kararı verildi. Kaz Dağları’nın güneyinde ve kuzeyinde planlanan barajlar, birbiri ardına gelen maden ruhsatlarıyla birlikte düşünüldüğünde, “Bu barajlar, altın madeni işletmelerinin ihtiyacı için mi?” sorusunu da gündeme taşıdı. 

ANTİK KENTE BARAJ

Kaz Dağları’nın arka yüzü Yenice/Kalkım civarında yapılacak olan baraj, antik Agonya bölgesinde bulunuyor. Yüzey araştırması çalışmalarının tamamlanmadığı bilinen antik Agonya bölgesinde Agonya Köprüsü’nün yanı sıra antik Argyria ve Argyza antik kentleri de bulunuyor. 

ÇED yapılmıyor olması, kamuoyunda sonradan projenin değiştirilerek HES yapılabilme kaygısını da güçlendiriyor. “ÇED gerekli değil” kararıyla yapılmak istenen Aşağı Çavuş barajı ile birlikte Aşağı Çavuş köyünün yerinden taşınması iddiaları da konuşulmaya başladı. 

8 Nisan 2015 tarihli ve 7 nolu Çanakkale İl Mahalli Çevre Kurulu Kararında belirtildiğine göre Kaz Dağları yöresinde Çan, Bayramiç, Yenice ilçelerinde planlanan çok sayıda göletin yanı sıra yapım aşamasına gelen Yenice Aşağı Çavuş Barajı ile birlikte, Çan Uzunalan Barajı da planlama aşamasında bulunuyor. 

KAZ DAĞLARINI BEKLEYEN TEHLİKE

Prof. Murat Türkeş, Kaz Dağları yöresindeki barajların olumsuz etkileriyle ilgili şöyle diyor: “Barajlar nedeniyle oluşacak olan önemli iklimsel değişiklikler, yaklaşık 10 yıl gibi oldukça kısa bir sürede ve çok hızlı bir biçimde, akarsu vadi ekosistemlerinin ve daha geniş bir ölçekte ise önce akarsu havzalarının sonra da Kaz Dağı ve yöresinin iklim koşullarında, özellikle hava ve toprak sıcaklıklarında azalma (soğuma), hava ve toprak neminde, sis, pus ve çiy olaylarında artma şeklinde ortaya çıkabilecektir. Bu kadar hızlı gerçekleşebilecek olan bu boyuttaki iklimsel değişiklikler, baraj havzalarında ve genel olarak da Kaz Dağı yöresindeki, zengin fauna ve flora ve biyolojik çeşitlilik (tür ve genetik çeşitlilik) ile ekolojik ve komünite değişikliklerine yol açabilecek düzeydedir. Tüm bu akarsu havzalarında ve akarsu ekosistemlerinde, memeli ve sürüngen faunası, arılar, ötücü ve yırtıcı kuşlar ile bazı böcek taksonlarındaki bozulma ve yok oluşlar daha hızlı olmak üzere, yöredeki tüm fauna ve hayvan coğrafyası barajlardan olumsuz etkilenecektir. Kuş popülasyonundaki hızlı azalma, zararlı böceklerin artmasına, değişen sıcaklık ve nem rejimi arı popülasyonunun ve bal üretiminin ciddi düzeylerde azalmasına ve zarar görmesine neden olabilecektir. Tüm bunlara ek olarak, değişen iklim, toprak iklimi ve hidroklimatolojik koşullar ve ekolojik ilişkiler, yöredeki tarım ve orman zararlılarının ve hastalıklarının (ör. mantar ve küf hastalıkları; çam kese böceği, kabuk böceği, vb.) artmasına neden olarak, tarımsal ve ormancılık üretimi ile tarım ve orman ekosistemlerinin bozulmasına ve üretkenliklerinin azalmasına, önemli hasar ve kayıpların oluşmasına yol açabilecek düzeydedir.” 

www.evrensel.net