Saray sofralarında değil emeğin sofrasında iftar

Saray sofralarında değil emeğin sofrasında iftar

Artemis işçileri
Gebze

Biz Artemis işçileri olarak bu mektubumuzda şimdiye kadar Gebze’de ortaya çıkan işçi direniş ve mücadelelerine katılmamızın günlük fabrika yaşamımızdaki olumlu etkisinin bir örneğini paylaşmak istedik. Sayıca küçük ve sendikasız bir fabrika olmamamıza rağmen özellikle son 6 ay içerisinde gücümüz oranında metal grevleriyle dayanışmaya, Emek Partisi Gebze İlçe Örgütünün düzenlediği işçi sağlığı paneline ve 1 Mayıs’a katıldık. En son olarak da Arçelik LG direnişiyle dayanışmayı büyütmek için direnişçi Arçelik işçileriyle yan yana geldik.

Bu çabalarımız aynı zamanda fabrika içerisindeki birliğimizi de güçlendirmeye ve daha çok birlikte hareket etmemizin önünü de açtı. Bunun en somut örneklerinden birisi de ramazan ayında kendi çabamızla örgütlediğimiz iftar yemeğiydi. 

NASIL BİR İFTAR YEMEĞİ

Sermaye sınıfının, biz işçileri bölmek birlikte hareket etmemizi engellemek için her türlü yol ve yöntemi kullandığını artık anlamış bulunuyoruz. Kimi zaman milliyetçiliği kimi zaman inançlarımızı vb. kullanarak birliğimizi birlikte hareket etmemizi engellemeye çalışıyor. Biz fabrikamızda bir iftar yemeği yapmayı düşündüğümüzde önce nasıl bir iftar yemeği olması gerektiğini konuşmaya başladık. Bazı arkadaşlar restoranlarda verilen iftar yemeğini önerdi. Paranı verip önüne gelen yemekleri mideye indirmekten öteye gitmeyen, elini hiçbir şeye sürmediğin bir iftar önerisi genel olarak kabul görmedi. Bunun yerine tümüyle kendi olanaklarımızı seferber edeceğimiz kuracağımız sofraya herkesin katkısını hedefleyen bir iftar yemeğinde karar kıldık.

Bunun için aramızda önce görevliler belirledik. Kimimiz para topladı, kimimiz malzeme alımı için seferber oldu, kimimiz iftar yerini belirlemek için görev aldı, kimimiz ulaşım sorununu çözmek için araba teminini halletti... Fabrikamızın ahçısı arkadaşla görüşülüp (Kendisi yemek sitesinin ahçısıdır) katkısı sağlandı. Bir işçi arkadaşımız Erzurum’un yöresel meşhur ayran aşı çorbasını ve kadayıf dolmasının yapımını üstlendi. Diğer bir arkadaş büyük bir semaver getirerek çay işini halletti. İş çıkışı hep birlikte Gebze Yenimahalle’de bulunan Kuştepe piknik alanına gittik. El birliği ve hummalı bir çalışma sonucu kendi emek ve alın terimizle iftar soframızı kurduk, hep birlikte iftarımızı açtık, çayımızı içtik, soframızı hep birlikte kaldırdık, sohbetler ettik, Arçelik LG’deki direnişi konuştuk. Anladık ki soframızın zenginliği üzerindeki yemeklerin sayısıyla ilgili değildi.

Ertesi gün fabrikaya geldiğimizde bir işçi arkadaşımız samimice durumu özetlemişti: “Biz eğer grevleri yasaklanan Kroman’ın önüne gitmeseydik, 1 Mayıs’a katılmasaydık, Arçelik LG’nin direnişine gitmeseydik bu yaptığımız iftara çok büyük ihtimalle sadece oruç tutan arkadaşları çağırırdık. Oysa biz Artemis’te bir iftarı tüm işçi arkadaşlarla birlikte yaptık.”

www.evrensel.net