Kamu emekçileri bordro yaktı

Kamu emekçileri bordro yaktı

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İstanbul Şubeler Platformu, 3. dönem toplusözleşme görüşmelerine sayılı günler kala, 2014 yılı maaşlarında net 123 TL'lik artışı bordro yakarak protesto etti. Galatasaray Meydanı'nda bir araya gelen kamu emekçileri, "2014 yılında 12 ay çalıştık ama 11 aylık maaş aldık" dedi.

KAMU EMEKÇİLERİYLE ALAY EDİLDİ
Basın açıklamasını okuyan KESK İstanbul Şubeler Platformu Sözcüsü Fadime Kavak, "Hatırlanacağı üzere 2014-2015 yıllarını kapsayan 2. dönem toplusözleşme görüşmeleri AKP hükümeti ve yandaş konfederasyon işbirliği ile oldu bittiye getirilmişti. Tarihe kara bir leke olarak geçen satış sözleşmesi ile Memur Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu vekillik ile ödüllendirildi" dedi.

AKP hükümetlerinin 13 yıllık iktidarında sermayeye sınırsız kâr alanları açılırken emekçilerin ücret ve sosyal haklarının sürekli budandığını söyleyen Kavak, "Kamu hizmetlerinin piyasalaştırılarak tasfiyesine hız verildi, kamu emekçilerinin sınırlı iş güvencesi başta olmak üzere temel hakları torba yasalarla, Kanun Hükmünde Kararnamelerle daha da sınırlandırıldı. Dayattıkları toplu satış sözleşmeleri ile yaşamsal sorunlarla boğuşan, her geçen gün biraz daha güvencesizliğe itilen, geleceğe dair umutları karartılmak istenen kamu emekçileriyle alay edildi" şeklinde konuştu.

KAMU EMEKÇİLERİ NE İSTİYOR?
Kavak, kamu emekçilerinin taleplerini şöyle sıraladı:

- Kamu emekçilerine dayatılan bu iç karartıcı tablonun değişmesi için öncelikle gıda enflasyonun temel alındığı bir hesaplama ile 2014 yılı farkları maaşlarımıza yansıtılmalıdır. TÜİK artık fark ödenecek dönemlerin son aylarında enflasyonu düşük gösterme politikasından vazgeçmelidir.

- Son iki dönem gerçekleştirilen sözde “toplu sözleşmeler”, kapsam, tarafların belirlenmesi, imza ve itiraz yetkisi, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun grev hakkını zımnen engelleyici yapısı, işlevi ve oluşumu başta olmak üzere mevcut toplu sözleşme sistemini düzenleyen 4688 sayılı yasanın iflas ettiğini ispatlamıştır. Bu nedenle önümüzdeki günlerde ister bir koalisyon hükümeti olsun, isterse seçim hükümeti olsun oluşturulacak yeni hükümetin ilk işi Türkiye kamu emekçilerine kulluğu dayatan bu köhne yasanın tarihin çöplüğüne atılması olmalıdır.

- Grev hakkının yasal teminat altına alınmadığı, örgütlenmenin önündeki engellerin korunduğu 4688 sayılı yasa ve “Toplu Sözleşme” düzenin gölgesi kaldırılmadıkça emekçiler aleyhine olan tablonun değişmeyeceği açıktır. Gerekli mevzuat değişiklikleri yapılıncaya kadar 3. Dönem toplu sözleşme takvimi Eylül ya da Ekim ayına alınmalı, bundan sonraki dönemlerde de görüşmeler bu takvime göre gerçekleştirilmelidir.

- Yıpranma payı verilmelidir.

- Ek ödemeler emekliliğe yansıyacak şekilde temel maaşa eklenmelidir. En düşük memur maaşı yoksulluk sınırı olan 4 bin 395 Tl olmalıdır.

- Artan vergi dilimi uygulamasından derhal vazgeçilmelidir.

- Tüm çalışanlara ücretsiz servis ve lojman sağlanmalıdır. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net