AÜ'de soruşturmalara gerekçe çok: Metal grevi de soruşturma nedeni oldu

AÜ'de soruşturmalara gerekçe çok: Metal grevi de soruşturma nedeni oldu

Birkan Bulut
ANKARA

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde açılan soruşturmalarla baskı büyüyor. Kobane eylemlerinde okula giren çevik kuvvetin gözaltına aldığı asistanlara açılan soruşturmaların ardından Twitter’daki paylaşımlar için ikinci bir soruşturma açıldı. Cumhurbaşkanı’na hakaret, terör örgütlerini övmek gibi suçlamaların bulunduğu soruşturmada, Birleşik Metal-İş’e üye işçilerin grevi hakkındaki paylaşımlar da dosyaya kondu. 

Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü’nde Kobane eylemleri sırasında öğrencileriyle birlikte gözaltına alınan öğretim elemanlarına Ankara Valiliği’nin talimatıyla soruşturmalar açılmıştı. Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden Onur Can Taştan, Aysun Gezen, Ozan Değer, Celil Kaya, Nail Dertli, Bedri Sinan Güneş’e İletişim Fakültesi’nden ise İlkay Kara’ya “Cumhurbaşkanlığı makamına hakaret ederek devletin egemenlik organının saygınlığını zedelemek ve yasa dışı terör örgütlerinin eylemlerini meşru göstererek övmek, sosyal medya aracılığıyla yaymak” iddialarıyla açılan soruşturmada suçlamalara ilişkin yaklaşık 60 sayfalık bir dosya oluşturuldu. 

Öğretim elemanlarının Twitter’da yaptığı paylaşımların konulduğu dosyada, Kobani'ye yönelik IŞİD saldırılarını kınayan yazılar, Gezi eylemlerinde öldürülen Ethem Sarısülük'ün ailesinin yargılanmasına ilişkin fotoğraflar, Özgecan Aslan'la ilgili olarak yapılan, "Yasta değil isyandayız" yazıları, Erdoğan’a yönelik eleştiriler ve Birleşik Metal-İş Sendikası’nın grevinin fiili yasaklanması vb. paylaşımları yer alıyor.

‘SENDİKALARA TERÖR ÖRGÜTÜ DENİLDİ’

Gazetemize konuşan Onur Can Taştan, soruşturmalarda somut, elle tutulur bir suçlama olmadığını kaydetti. Bu nedenle savunma yapmadıklarını ve yazılı ifade verdiklerini belirten Taştan, terör örgütü övmekle suçlandıklarını, ancak delil olarak gösterilen tweetlerinde sadece Eğitim Sen, Birleşik Metal-İş ve Türk Metal’in yazılı olduğunu dile getirdi. Öte yandan doktora tezi olarak 1964 yılında metal işçilerinin grevleriyle yakın zamanda yaygınlaşan metal direnişlerini kıyaslayarak incelediğini kaydeden Taştan, “Üzerine çalıştığım konuyu bir suç muş gibi savunamazdım. Sendikalar terör örgütü gibi gösterilmek isteniyor, ancak tweetlerde neyin, neden suç olduğuna ilişkin hiçbir açıklama yapılmıyor. Doktora tezi olarak çalıştığım bir konu hakkında böyle şeyler söylemek kimsenin haddi değil” diye konuştu. Taştan açılan bu soruşturmalarla Cebeci Kampüsü’ne gözdağı verilmek istendiğini ifade etti. 

VALİ İÇ GÜVENLİK YASASINI BİLE AŞTI

Avukat Oya Adın ise Ankara Valisi’nin rektörlüğe böyle bir talimat vermesinin yetkisi olmadığını vurguladı. Kamuoyunda büyük tepkilere yol açani,ç güvenlik yasalarının bile valilere sadece koluk kuvvetlerine talimat verme yetkisi verdiğine dikkat çeken Aydın, “Türkiye tarihinde bunu daha önce sıkıyönetim komutanı yapmıştı. Bugün ise Ankara Emniyeti’nin öğretim elemanlarının Twitter hesaplarını ‘yasadışı hesap’ olarak nitelendirip hazırladığı dosya, validen rektörlüğe kopyala yapıştır yapılarak gönderildi. Öte yandan Üniversite yönetimi herkesin hemen her gün attığı tweetleri gerekçe gösterme yetkisi de yok” diye konuştu. 

Soruşturmaların iki kaynağı olduğunu belirten Aydın, birinci nedenin Kobane eylemlerinde öğrencilerin kampus içinde gözaltına alınmasına asistanların tepki göstermesi olduğunu söyledi. İkinci nedenin ise SBF ve İLEF’in uzun bir süredir hedefte olmasından kaynaklandığını belirten Aydın, “Türlü bahanelerle de profesörlere soruşturmalar açılmıştı. Sınav sorusundan soruşturma açılan hocalar var Kendileriyle aynı görüşte olmayan hocaları böyle dize getirmeye çalışıyorlar. BU hukuksuzluğa ortak olmasını kınıyoruz ve soruşturmanın geri çekilmesini istiyoruz” dedi. (Ankara/EVRENSEL)

 

www.evrensel.net